kayit
Google Özel Arama
Sezer Nişancı Canlı Yayında!
Hikaye AnaSayfa Deneme / Deneme / Karalamalar

Doğulu Doğmak


Doğulu Doğmak

Doğulu Doğmak
Ayağını kaydırmak için pusuya yatmış bu meşakkatli hayata karşı vereceğin savaşın; psikolojik, sosyolojik, ekonomik, kültürel konjonktürlerine büyük bir handikapla başlayacağından habersiz merhaba dersin sevgiyle yaşama.
İlk ağlayışın aldığın oksijeninin ciğerlerini yakmasından değildir!
Sevgiyle kucaklamak için açtığın kollarına karşın, hayatın sana attığı kazığın gözyaşlarıdır.
Gözlerini alnında ki damgayla açarsın.
Müzik dünyan; silah seslerinin verdiği orkestrayla şekillenir.
Kurşun kıvılcımlarını ise; tek katlı müstakil evinin damına serilmiş yatağından yıldızlara bakarken, hayal ettiğin “el ele tutuşan kardeşliği” ayırmasıyla tanırsın.
Hiçbir şey den haberdar olmadığın dönemlerde o temiz ve saf kalbinde hissettiklerinin, bilinçaltında derin yaralar bırakacağını ve sana zamanla tarif edemediğin gerginlik kaoslarına sokacağından habersizsindir.
Öyle dönemler yaşarsın ki; gece ve gündüzün birbirini takip eden sirkülâsyon periyotları olduğunu anımsayamazsın.
Neden mi?
Çünkü gecede gökyüzü aydınlıktır da ondan!
Açılımını sonradan öğreneceğin OHAL bölgesinde yaşıyorsan;
Belli bir saate kadar; “YAŞAMAK ZORUNDASINDIR!”
Korku vardır o küçük yüreklerin gözlerinde!
Gün gelir evinin penceresini naylon poşetle kapatır; yüreğine sevgiyle bakan fakat geleceğine kuşkuyla bakan baban.
İlk anda anlam veremezsin neden kapatıldığını pencerelerin. Atılabilmesi mümkün olan kimyasalların eve sızması korkusuyla kapatıldığını anlarsın sonra.
İçlerinde öfke ve nefreti barındıran at gözlüklü şahıslar, hiç düşündüler mi acaba; erkek çocukların ilk oyuncaklarının tahtadan silahlar olmasını?
Gelişme çağlarının bu en nadide safhalarında, hayata sevgiyle bakan bu çocukların silahlarla oynamalarının nedenini?
Kız çocuklarının korkuyla mırıldanarak, can verdikler bez bebeklerinin kulaklarına; “Korkma kızım.” her şey geçecek demelerini…
Kendine sahip olamayacak kadar küçük bir yavrunun üzerindeki sorumluluğu hissedebildiniz mi acaba?
Kendilerini “ülkenin kurtarıcısı” zanneden fasitlerce basılmış, yakılmış köylerinden, kilometrelerce uzakta ki damı akan tek derslik okullarda ağabeyleriyle, ablalarıyla öğretmen bekledikleri, maddi yetersizlikler ve ulaşım sorunlarıyla boğuştukları bir ortamda yaşıyorlar bu küçük ama güçlü yürekler…
Bu küçücük yürekleri okula başlama heyecanı saran dönemlerde; bu imkansızlıklara rağmen okumaya olan istek ve azimlerine karşın elinizin kolunuzun bağlı olmasının verdiği vicdan azabını yüreğinizin tam orta yerinde hissedersiniz emin olun…
Belli bir yaşa gelirsin, olgunlaşırsın, adam olursun tabiri caizse…
İçini delen, beynini uyuşturan bakışları fark edersin göz ucunla başka memleketlerde. Konuşamazsın, ifade edemezsin kendini, üzerindeki eziklik psikolojisi nedeniyle. Gırtlağından çıkardığın sözcükler boğazına düğümlenir, küçük görünmek istemediğin için…
Öyle ya kabasın, dağlısın, DOĞULU’SUN SEN…
Öğrenirsin sonra emperyal uşakları, kapitalist çarkları, dış güçleri, iç güçleri…
Tarihe, felsefeye, psikolojiye, sosyolojiye, edebiyata merak sararsın kendini ifade etmek için.
Çünkü biliyorsundur ki; bu zihniyet(sizlik)lerin karşında ancak bilginle dimdik durabileceğini…
Zamanı gelince haykırmak istersin içindekileri hop! Derler sana sen doğu’lusun, damgalısın derler. Her an gözaltına alınabilecek bir potansiyel taşırsın çünkü…
Öyle değil desende önyargılı zihniyet(sizlik)lere, haykırışların hıçkırıklara dönüşür. Şiddetle, öfkeyle akan ırmağa kapılır içine akıttıkların…
Kalıpları kırmak istersin, doğuyu-batıyı ayıran duvarı yıkmak istersin, piyon olmamak istersin…
Bu bir oyun dersin, yüzyıllardı devam eden acımasız, kanlı iğrenç bir oyun dersin ama nafile dediklerin…
Muhafazakârlar, materyalistler, sağcılar, solcular, tepedekiler, zemindekiler, amcalar, teyzeler, ağabeyler, kardeşler size haykırıyorum hem de boğazımı yırtarcasına, oynanan oyunları bozmak adına;
Yeter artık, ölmeyelim, öldürmeyelim, “Yeter Artık Yeter!”
Ayrılmayalım, ayrılmamıza izin vermeyelim, ayıranlara imkân vermeyelim…
Sadece “İNSAN” olmanın verdiği güzellikten yararlanmaya çalışalım!
Çünkü bu ülke lazıyla,çerkeziyle,kürdüyle,türküyle,arabıyla hepimizin…
“Onların değil…”
Ülkemiz de yaşanan bu sıkıntılı günlerde vicdanımla baş başa kaldığım anlarda;
Yazdıklarımın düşüncelerime, isteklerime tercüman olacağı umuduyla…
“Ömrünüz umudunuzdan önce bitsin…”(İlyas Salman.)
Saygılar, sevgiler “TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLARI”.


Doğulu Doğmak
Yazı Sahibi
R.gökcan Güner
R.gökcan Güner tarafından 9.10.2008 tarihinde eklendi 120 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Doğulu Doğmak isimli yazı, R.gökcan Güner tarafından 09.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Vedat Keleş yazıyı tebrik etti...
tebrik Kübra Kavlak yazıyı tebrik etti...
tebrik Deniz Göktepe yazıyı tebrik etti...
yaralayan gerçekleri yansıtışınız oldukça etkiliydi. umarım deva bulur, bu sorunumuz.


12.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Büyük bir yaraya Büyük bir parmak basış. İlk gördüğümde okumaya korktuğum bir yazıydı. Mardin Midyat''a kadar gittim, gördüm oraları. Havasından bile sıcak insanları. Neden ayrı hissediyoruz birbirimizi bilmem. Ben Çanakkale de doğmak için kimseye rüşvet vermedim.Vallahi:)
Bir nefeste okudum kardeşim. Duygusal yönü de güçlü bu sosyal yazından ötürü seni tebrik ederim.



10.10.2008 tarihinde yorumlandı.

''Doğulu Olmayı'' dahası doğuda insan olmayı güzel işlemiş kalemin.
Bugün OHAL''i demokrasi dışı ve insan hakları ihlali görenler geçmişle ciddi anlamda yüzleşebilir mi (?) bilinmez ama, günümüz koşullarında şovenizmin tavan yaptığı, insanların dil ,din ırk ve mezheplerine ayrılmaya çalışıldığı bu konjonktürde barışa, emeğe,birliğe,kardeşliğe ve en önemlisi kafa kağıdın da ne yazdığı önemsenmeksizin insan olma olgusuna vurgu yapılmalıdır.

İnsanlar yaşadıkça umut hiç bir zaman bitmez yeryüzünde.

Kalemin daim olsun...



10.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Değerli Gökcan kardeşim,
Yüreğindeki insanı yansıttığın yazını okurken duygulanmamak elde değildi... Ben de hiç kimse kimseye HOP DEMESİN, herkes bilgiyle kendisini yüceltsin, Sadece “İNSAN” olmanın verdiği güzellikten yararlanmaya çalışalım! dediğin gibi kardeşim... Sağlıcakla kal...



09.10.2008 tarihinde yorumlandı.


Aralık
2
Aşk Değil Bu Başka Bir Şey
Ümit OkunakolDeneme / Karalamalar • 21 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
30
Geceye Mektuplar
Sezer NişancıDeneme / Karalamalar • 50 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
29
Parantez
Asude KökbekDeneme / Karalamalar • 31 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
29
Derin(im)
Asude KökbekDeneme / Karalamalar • 32 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
28
Son Durak
Hilmi NevruzpulDeneme / Karalamalar • 32 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
13
Ben Bu İşten Birşey Anlamadım
R.gökcan GünerSitem Şiirleri • 86 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Kasım
10
Saatlerdir Seni Düşünüyorum
R.gökcan GünerAşk Şiirleri • 71 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Kasım
6
Amor Fati(1?)
R.gökcan GünerYaşamdan Hikayeler • 73 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
9
Doğulu Doğmak
R.gökcan GünerDeneme / Karalamalar • 121 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
16
O`na Kavuşmak
R.gökcan GünerSevgi ve Aşk Denemeleri • 217 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
29
Sence Mutluluk Nedir?
R.gökcan GünerHayata Dair Denemeler • 758 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Eylül
16
O`na Kavuşmak
R.gökcan GünerSevgi ve Aşk Denemeleri • 217 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
21
Yabancı Hekim
R.gökcan GünerEleştiri Makaleleri • 125 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
9
Doğulu Doğmak
R.gökcan GünerDeneme / Karalamalar • 121 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Temmuz
21
Sahi Biz Neyiz
R.gökcan GünerHayata Dair Denemeler • 96 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Doğulu Doğmak, Doğulu Doğmak denemesi, Doğulu Doğmak deneme, Doğulu Doğmak nedir?, Doğulu Doğmak hakkında bilgi, Doğulu Doğmak denemeleri, R.gökcan Güner denemeleri, Doğulu nedir, Doğulu denemesi, Doğulu denemeleri, Doğmak nedir, Doğmak denemesi, Doğmak denemeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Canlı Yayında )
Sezer Nişancı İstek Paneli
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Loans | Loan | BeSEO Recreation Directory | Business Credit Card | Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul