Doğum Günüme Mektup
1 / 6 / 2008 Pazar tarihinde Deniz Coşkun tarafından eklendi, 336 kez okundu...
“Ey Haziran’ın “bir”i! Beni kucağında sallayan, mışıl mışıl uykulara salan, devran döndükçe gözlerimi aralayan ve zamanla iç hesaplaşmalarımı yaptığım vakit yatağım! Kendimle savaşımın tek tanığı ve tek mağlubu; takvim yaprağım bindokuzyüzseksen; bir Haziran! Her sene buluşmalarımız seninle hüzünlü bir şarkı eşliğinde dilimlenmekte...Maytaplı...” Okuyucu Puanı ;
Doğum Günüme MektupEy Haziran’ın “bir”i! Beni kucağında sallayan, mışıl mışıl uykulara salan, devran döndükçe gözlerimi aralayan ve zamanla iç hesaplaşmalarımı yaptığım vakit yatağım! Kendimle savaşımın tek tanığı ve tek mağlubu; takvim yaprağım bindokuzyüzseksen; bir Haziran! Her sene buluşmalarımız seninle hüzünlü bir şarkı eşliğinde dilimlenmekte...Maytaplı pastaların ışıltısında parıldayan yüzüm, kekremsi tadına varamayanlarla birleşince yapay bir tebessüm...Tüm yıldönümlerim sorulara açılan birer koridor ve ben giderek artan koridorlarda ışığa varmaya çalışan bir darbe çocuğu...”Bütün darbe çocukları böyle midir?” diye sorar dururum. Seneler önce içimde yer eden bu sorunun mağduruyum. Şimdi size soruyorum, var mı aranızda büyüklerin anlamsız hesaplaşmaları ortasına doğan ve o engebeli yolda emeklemeye çalışan, konuşmaktan çok susan, sustukça ruhunda habire dönüp duran nakaratlar çağlayan? Asi bir kalemi bir türlü susturamayan? Gölgelere çekilmiş sırdaşım, sisli gecelerimin penceresine yapışmış hazin buğu; Haziran bir! Beni ikiye bölen, diğer yarımı benimle tümleyen sihirbazım! Nazar boncuğu iliştirdim yakana bilesin. Öyle kolay kolay yıldızın düşmesin. Sarkaç 1:30’u vurmakta ve yine sabah kapıda...Bugün kendimi ödüllendiriyorum. En sevdiğim işi yapıyorum. Gece döllenen kalemimi uyanık tutup seni kendinle buluşturuyorum. Ruhuma ninniler fısıldıyor sözcüklerin. Ve ben yine kâğıt üstünde akı karaya boyuyorum. Yanılma sakın, daha ak buluyorum gün ışıyınca sayfamı. Sorularım yine yanıtsız da kalsa gökyüzüne bir yıldız salmış oluyorum. Belki ondan aydınlık her yan bu denli. Belki maytapların ışıltısı gözlerimi deldi, bilemiyorum. Hayatı anlamak, bazen “bilmeme”den geçiyor. Bunu öğrendim. Ne demiş şair; “Bildiğini bildirmek için/Bilmemeyi öğrenmelisin/Tam kalasın diye...” Bana bilinmezliklerin daha güzel olduğunu öğreten masum çocuğum, haziranım,birim...İçinden dereler geçen ferahnâk mevsimim! Elinden tutup dolaştırırım seni tüm mevsimlerde. Kimse görmez seni. Beni bile görmüyorlar ki... Olsun varsın. Nâmütenâhi bir deryâda kâinata saçtığımız sesler gibi akislenir yüreğim; her satırda, her mısrada ve her inanışta. Kırıklarını kendi toplayan küskün çocuğun elini sen sakın bırakma. Bir ülkeyi maziye sürükleyen bir darbe, insan yüreğini nereye götürür söyle...Yeni oluşmuş bir kalple yürümeye çalışan, ilk adımlarını engellere çarparak atan, sıkıştığı alanda hep susarak çıkış arayan bir kız çocuğu ne kadar büyür, hadi söyle. 81,82,83,.............88,....................2008. Getirirken birçok kepazelik aldı götürdü bir okadar güzellik. Gözüm görmese de hâlâ açık duyargalarım. Kimi içinse maalesef gözlerim... İçinde yaşadığım nazlı ve edâlı bu kentin daracık sokaklarına dikilmekte her gün grilikler. Mavi kadifeden iyot kokusu almayalı çok oldu. Debelenip duruyor nâseza. Şimdi seninle dertleşmelerim bîçâre. Durdurmadıkça ağyari, yazdıklarımdan kime ne. Ihlamur kokulu, kırgın günlüğüm gülümsemiyor artık bana. Ne zaman küstü onu bile hatırlamıyorum. Öyle kırgın ki içim dışıma, kendimi affetirmek için bir yol bulamıyorum. Senede bir gün mü payına düşen. Gönlünce yazıp çizen şevkle şekillenen buruk yitiğim, haziran birim! Bakma öyle yılgın... Bu hastalık ne yazık ki salgın. Hadi iyileştir beni. Açık denizler gel gitlerini yaşamakta. Beni yetiştir onlara. Şavkımasında gizli şarkılarıyla ayın yüzünde yıka beni. Arıt... Elinden tuttuğun küçük kızdan ihtiyar günüm! Doğum günüm! Haziran bir! 1980! Darbe de olsa bu ömürde eksen, bir biçtiğin var mutlaka ektiğinden. Topla onları teker teker. Şimdi uykuya dalıyorum ben. Sabahleyin içimden der hepsini birer birer! Taklarla örülü bir yolda yürüyen ve kendi gördüğüne inanan bir sersem yarat geceden. Hadi! Bekliyorum. Haziran bir bitmeden... 1 Haziran 2008 02:21
Tavsiye Et :
Nazlı Can yazıyı tebrik etti...
Mehmetşah Yiğit yazıyı tebrik etti...
Vedat Şahin yazıyı tebrik etti...
Tutkun Dize Asya yazıyı tebrik etti...
Ağustos
28
Ağustos
19
Senden Başkasını Sevmemi İsteme
• Nurullah Gevşek • Mektup Hikayeleri • 232 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
19
Sen Gidersen Git Aşkın Var
• Nurullah Gevşek • Mektup Hikayeleri • 202 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
17
Ağustos
17
Haziran
1
Haziran
1
Mayıs
6
Mart
25
Mart
13
Ekim
15
Mart
12
Temmuz
11
Eylül
18
Mart
3 |
![]() |
|
||||||||||||||||||