Don Kişot Özeti (mıguel De Cervantes Elips Yn)Don Kişot Özeti (mıguel De Cervantes Elips Yn)Asıl adı Alonso Kasada olan hayalperest bir adamın şövalyelik maceralarını anlatmaktadır. Olay 17 asır sonlarına doğru İspanya’da geçmektedir. Alonso Kasada okuduğu şövalye hikâyelerinin etkisinde kalarak kendisini zalimlerin karşısında güçlü bir şövalye olarak görmeye başlar. Ancak üstünde savaşacağı sıska ve cılız olan atına da bir isim bulmak zorunda olduğunu düşünerek ona Rossinant adını verir. Gözünde İskender’in atı Busefal’den daha güzeldir. Alonso kendisine de uygun bir isim olarak Don Kişot’u bulur. Yalnız bir eksiği kalmıştır; uğruna savaşacağı ve yendiği şövalyeleri ayağına göndereceği bir sevgili… Sonunda onu da bulur; Aldonsa Lorenzo. Bir çiftçinin kızı olan Lorenzo’yu Don kişot uzaktan uzağa sevmiştir. Ona da şanına layık bir isim bulur; Dülsine dü Tobossof.Don Kişot aslında iyi kalpli, yardım sever birisi olmasına rağmen okuduğu hikayelerin etkisiyle aklını kullanma yeteneğini kaybetmiştir. Bunun için hayalinin peşinde koşmayı şövalyelik gururu olarak görmektedir. Ancak bu akli melekenin kaybı karşına çıkan her şeyi olduğu gibi değil de kendisinin görmek istediği gibi görmesine neden olmaktadır. Memleketinden ilk ayrılışlında karşısına çıkan hanı şato sanması, hafif kadınları matmazel, han sahibini de asilzade olarak görmesi bunlardan bazılarıdır. Ancak her şövalyenin mutlaka bir silahtara ihtiyacı olduğunu öğrenmesi sonucu köylülerinden Sanço Panço’yu silahtarlığına atadı. Onu zapt ettiği yerlerden birisine vali yapacağı vaadiyle peşinden sürükledi. Sanço Panço vali olma hayaliyle Don Kişot’un peşine düşer. Ancak Sanço, Don Kişot kadar aklı melekesini kaybetmemiştir. O birçok şeyi olduğu gibi görmektedir. Şövalyemizin yapacağı bir çok hatayı önceden haber vermesine rağmen Don Kişot tarafından hafife alınarak alaya uğramıştır. İşte en bariz hayallerinden birisi Don Kişot’un yel değirmenlerini kendisine savaşa hazır devler olarak görmesidir. Sanço’nun uyarına rağmen yel değirmenlerine saldıran Don Kişot kolunu yaralayarak savaş meydanından ayrılır. Yol boyunca daha birçok olay yaşarlar. Kürek mahkumlarını kurtararak onların saldırılarına uğramaları, koyun sürülerini iki ordu olarak görmesi don Kişot’un şövalyelik maceralarından bazılarıdır. Kurtardıkları kürek mahkûmlarından Gines sanço’nun merkebini çalarak onları yaya bırakır. Bunun üzrine Don Kişot Sevgili Dülsine’ye bir mektup gönderir. Sanço mektubu orada unutarak tekrar memleketine döner. Ancak Sanço için asıl önemli olan Don Kişot’un kendinse verilmesini istediği üç tayla ilgili mektuptur. Memleketlerinde Don Kişot’un arkadaşlarından berberle rahip Sanço’yu tutarak hesaba çekerler. Ondan Don Kişotûn yerini öğrenirler. Böylece onu bu deli hastalığından kurtarmaya karar verirler. Düşündükleri bir oyunla onu eve döndürürler. Ancak fırsatını bulan Don Kişot ile Sanço ikinci defa kaçarlar. Bu sefer karşılarına gerçekten zengin ve soylu bir kadın çıkar. Kocası Dük olan bu kadın iki kafadarla eğlenmek istemiştir. Sanço’dan maceralarını ayrıntılı şekilde öğrenen kadın Sanço’ya vali olma şansı vermiştir. Bir adaya olmasa da bir kasabaya vali tayin edilmiştir. Ancak yaşadığı olaylardan sonra valiliğin kendisine göre bir iş olmadığını anlayan Sanço valiliği bırakarak tekrar efendisinin hizmetine döner. Beyaz Ay adlı şövalyeyle mücadelesinden sonra şövalyeliği bırakır. Kendisini eve kapatır. Sonunda ağır bir hastalığa yakalanarak öleceğini hisseder. Bu sırada aklı yerine gelmiştir. Yaptığı şeylerin yanlışlığını anlamıştır. Ölmeden vasiyetini yazar. Dostu Sanço’ya iki yüz ekü vasiyet eder. Kendisine seven dostları berberle, rahibe de bir takım hediyeler verir. Malının geri kalanını da yeğenine bırakır. Gerçek yaşamdan uzaklaşan insanların nelerle karşılaşacağını göstermesi açısından kayda değer bir eserdir. Günümüz sanal dünyasında yaşayan insanların özellikle ders alacağı bir romandır.
Telif Hakkı Uyarısı Don Kişot Özeti (mıguel De Cervantes Elips Yn) isimli yazı, Seyit Uzun tarafından 14.06.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
29
Bilal Cebeci`ye(abim`e)(rahmetli) Aittirçok Eski Bir Defterin Arasında Bulunmuştr
• Emine Cebeci • Tutku Denemeleri • 36 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
28
Kasım
27
Kasım
27
Kasım
27
Kasım
25
Ey Ölümsüzlüğün Zifaf Gecesinin Gülü
• Seyit Uzun • Hayata Dair Şiirler • 35 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
25
Kasım
18
Kasım
18
Kasım
17
Aralık
23
Temmuz
17
Aralık
7
Ağustos
21
Dul Olmak Kadının İkinci Ele Dönüşümü Müdür?
• Seyit Uzun • Eleştiri Makaleleri • 4229 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ocak
12
İmdat! Babam Sigara İçiyor
• Seyit Uzun • Yaşamdan Hikayeler • 2828 kez okundu. • 11 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Radyo Yayını
( Canlı Yayında )
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||