Dost İllede DostDost İllede DostBugün dost yaralanmışYine gönlüm hoş değil. ………. Her dinleyişimde beni alıp başka diyarlara götüren bu Musa Eroğlu türküsü. Bu akşamki dinleyişimde daha bir derinden etkiledi beni. Öyle ki süzülen gözyaşlarımı fark etmeyecek kadar. Evet, biraz sulu gözlüyümdür ama bu sefer bir başka süzülüyordu yaşlar. Çoğunuz Lütfi ağabeyin Muzaffer Akçay ve Cüneyt Elbasan ile kucaklaşmasını anlattığı yazısını okumuşsunuzdur. Karşılıksız, çıkarsız, yürekten bir kucaklaşma. Okuduğumda imrenmiş, ne yalan söyleyeyim kıskanmıştım da biraz hani. Dost. Bu kısacık sözcük ne derin manalar içeriyormuş meğer. Ne büyük değer, ne büyük kıymet, insanın hayatta sahip olabileceği ne büyük hazineymiş ki bu tecrübeyi böylesine acı bir şekilde edinmek. Önce gerçek bir dostun rahatsızlığı üzdü beni. O benim için bir abi idi. Desteğini sevgisini her an yanımda hissettiğim gerçek bir dost. Adam gibi adam tabirinin tam oturduğu İlyas Koyuncu abim bir rahatsızlık geçirmiş, pek belli etmesem de bu beni gerçekten üzmüştü. Hatta dalgaya alıp takılsam da. Gerçi kendisi de pek önem vermiyor gözüküyordu bu rahatsızlığı ama bende derin bir üzüntü ve endişeye sebep olmuştu. Bunun sıkıntısını yaşarken şu teknoloji harikası. Hani her çalışında çoğu zaman bir dostun tatlı sesini, akabinde sana karşı latifesini ileten cep telefonu. Bu sefer ki çalışında hiç de böyle bir görev üstlenmemişti bu mendebur alet. Evet. Karşıdaki ses yine bir dostun sesiydi ama bir başka dost için hiç de iyi şeyler söylemiyordu. Bir dostun hastanede olduğunu ve durumunun hiçte iyi olmadığını aracılık yapıyordu. Yaklaşık iki yıldır kalp büyümesi ve sonucunda kalp yetmezliği rahatsızlığı çekiyordu bu dost. Ve en kısa zamanda kalp naklini çözüm olarak gösteriyordu doktorlar. Oysaki ülkemizde uygun organı bulmak ne mümkün. Bu haberi aldıktan sonra duramadım duramazdım da. Hemen hastaneye gittim. Yatakta öylesine yatıyordu. Her zaman gülen yeşil gözlü sarışın; bitkin ve solgundu. Benzerliğinden dolayı Cüneyt Arkın lakaplı bu adam o eski dostun görüntüsünden oldukça uzaktı. Hiç ismiyle çağırmaz Cüneyt Tarçın yada “Tombiş” diye çağırdığımız bu dost bitkin bir vaziyette yatıyordu karşımda. Beni gördüğünde kendini zorlayarak kalmaya çalışsa da yapamadı. Zoraki bir gülümsemeyle “Geldin mi kardeşim” diyebildi. Ah o bakışlar o bakışlar yok mu? Öylesine canımı acıttı ki. Sanki içimden bir şeyler eriyor yutkunmakta zorlanıyordum. Doktorlarda çok iyi şeyler söylemiyordu. Tek çare bir an önce naklin yapılması. Tabi bunun da pek çok olumsuzlukları da vardı. Ve son olarak “Her şeye hazırlıklı olun.” Ne demekti bu? O kadar anlamsız gelmişti ki bana. Kırk yaş bu cümle için henüz çok erkendi. Ama tüm dehşetiyle bir gerçekti. Allaha ve ölümün bir son olmadığını her ikimizde inanan insanlardık. Ama kabullenmek hazmetmek o kadar da kolay değildi. Çok can yakıyordu. Ve elden dua etmekten başka bir şey de gelmiyordu. Gecenin hayli ilerlemiş saatinde hastaneden eve doğru derin bir üzüntü içinde yürürken “Acaba. Acaba” dedim. “Söz konusu olan bir böbrek yada ikinci yedek bir kalbim olsa verir miydin?” İçimdeki ses her seferinde; “Ver ulan ver” diyordu. Ve karar verdim. Şimdiye kadar karşı olmasam da uzak durduğum ya da öyle bir teşebbüsüm olmayan ORGAN BAĞIŞI konusunda bir şeyler yapacaktım. İnşallah bu arzumu ilk fırsatta gerçekleştireceğim. İnsan hayatı boyunca yüzlerce insan tanıyor pek çoğuyla ahbaplık yapıyor. Öyle oluyor ki bir çam ormanında çalı gibi yapayalnız kalıveriyorsun. Gerçek dostların sayısı bir elin parmakları kadar az. Onlardan birini kaybetme ihtimali derin bir acı veriyor canını yakıyor. Hayatınızdaki gerçek dostları bulmanız dileğiyle NASIL ORGAN BAĞIŞLAYABİLİRSİNİZ? Organ bağışında bulunmak için " TIBBEN YAŞAMIM SONA ERDİKTEN SONRA DOKU VE ORGANLARIMIN DİĞER HASTALARIN TEDAVİSİ İÇİN KULLANILMASINA İZİN VERİYORUM." diyen bir belgeyi iki tanık önünde imzalayıp kimlik kartı gibi taşımanız yeterlidir. 11.04.2008
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Dost İllede Dost isimli yazı, Mehmet Akkun tarafından 11.04.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Sudenaz’dan Mektuplar (ıv)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 15 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
2
Kasım
28
Kasım
27
Kasım
21
Kasım
9
Kasım
3
Deli Gönül ( Yok Sana Özgürlük )
• Mehmet Akkun • Karalama Şiirler • 71 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Şubat
1
Mayıs
11
Temmuz
27
Eylül
1
Nisan
24 |
![]() |
Site Menüsü
Radyo Yayını
( Canlı Yayında )
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||