Dostluk Zaman`ı
8 / 2 / 2007 Perşembe tarihinde Elçin Alptekin tarafından eklendi, 3012 kez okundu...
“Hiç tanımadığınız birinden aldığınız sıcak bir gülümseme`nin, içten bir `Merhaba`nın hayatınızda ne denli önemli yer tutacağını söyleseler gülüp geçerdiniz değil mi? Elif, sınıfın kapısında durmakta ve gelen geçene bakmaktadır. Dalgındır. O sırada arkasından uzanan bir çift el, gözlerini kapatır ve kişi: " Bil baalım ben kimim?" diye so...” Okuyucu Puanı ;
Dostluk Zaman`ıHiç tanımadığınız birinden aldığınız sıcak bir gülümseme`nin, içten bir `Merhaba`nın hayatınızda ne denli önemli yer tutacağını söyleseler gülüp geçerdiniz değil mi? Elif, sınıfın kapısında durmakta ve gelen geçene bakmaktadır. Dalgındır. O sırada arkasından uzanan bir çift el, gözlerini kapatır ve kişi: " Bil baalım ben kimim?" diye sorar. Elif, yanıtı bylamamnın verdiği sıkıntıyla "Ooof... Bilmiyorum" der. Sonra Elif`in yüzünü kapatan kız, ellerini kaldırıp, gülümseyerek Elif`e bakıp "Tanımıyorsun ki bilesin " deyince Elif çok şaşırmıştır ve "E.. Tanışırız o zaman" diyerek elini uzatır, tokalaşırlar ve tanışırlar. Elif ve Nilgün aynı okula giden, orta sonda okuyan ve ortak arkadaşlar bulunan iki öğrencidirler. Nilgün, insanlarla iletişim kuvvetli, kendine güveni yüksek, herkes tarafından sevilen ama kimi zaman zararsızca kapris yapmayı seven, rahat ve esnek, iy bir insandır. Elif ise birçok kişiden farklı bir karaktere sahiptir. Hem çok duygusal hemde aşır siniri bir yapısı vardır. Oda ok iyiniyetli ve arkadaş canlısıdır. Aslında her insana güvenmenin yanlış olduğunu bilir ama yinede sonunda üzüleceğini bile bile hayatındaki insanlara güvenmeyi tercih eder çünkü içlerinde bu güveni hak edecek biri mutlaka vardır ona göre.. Elif`in karşısna bir kez çıkıpta gönlüne girdiyseniz, ona bir defa olsun iyiliğiniz dokunduysa, siz ne yaparsanız yapın onun gözünde kötü bir insan olamazsınız, o gönülden asla çıkmazsınız ama verdiğiniz ilk izlenim kötüyse sonsuza dek öle kalırsınız. Elif, etrafına karşı çok fedakar ve itaatkardır ama bu özgüveni kendisine karşı sağlayamaz. Bunun sebebide `Koruma` adı altındaki aile baskılarıdır. Belirli zamanlar ve belli saatler dışında dışarı çıkmasına, arkadaşalrıyla birlikte olmasına izin yoktur. Anne ve babasıylada öyle parlak bir iletişimleri, "Hoş geldin", "İyi akşamlar" gibi cümleler haricinde de pek fazla diyalogları yoktu. Elif`in evde, sevdiği tek kişi, kendisinde iki yaş büyük olan balası Selin`dir. Bazen ablasıyla " Abla, se olmasan ben bir dakika bilemem duramam bu evde, bıktım böyle yaşamaktan Sanki burası hapishane, bizler suçlu, annemle babamda gardiyanlarımız" diye konuşmaktadır. Elif ve Nilgün zamanla iyi arkadaş olmuşlar, liseyide birlikte okumuşlardır.Mezun olunca da bağlarını koparmadılar, dahada güçlendi arkadaşlıkları. Sevgi, saygı ve güven üzerine kurulmuş, yaşam boyu sürecek bir dostluk halini almıştı. Her anı birlikte am boş geçirilern kısa ömürlü arkadaşlıklardan değild onların dostluğu.. Tıpkı tanıştıkları günkü gibi saf, temzi ve içtenlikle sürüp gidecek olan bir dostluktur yada onlar, o zamanlar gençliğin verdiği rahatlıkla öyle sanıyorlardı! Aradan beş sene geçti, yirmi bir yaşına geldiler, ikisininde sorumlulukları vardı artık. Üstelik Nilgün evlenmişti ve ev, iş, para kazanma, yaşam mücadelesi, aile hayatı derken insan kendine bile vakit ayıramıyordu. Böyle oluncada Elif ve Nilgün, eskisi kadar sık görüşemiyorlardı. Elif, henüz evli olmadığı için bu tür davranışların bilincinde değildi ve anlamda veremiyordu çünkü ona göre ne olursa olsun sevdiklerimiz ihmal edilmemeliydi. Yarım saat-bir saat olsun daha az uyuyup, o zamanı, bize değr veren insanlarla geçirerek gönüllerini almak hiçde zor değildi.. Elif bir yandan bunları konuşmak istiyor, bir yandanda "Böyle şeyler söylersem çok bencil bir arkadaş durumuna düşerim galiba" diye içinden kendi kendini sınıyor ve karar vermekte zorlanıyordu. An geldi, söyleme istedikleri dilinin ucuna kadar geldi ama hep kendini engelledi çünkü Nilgün`ü kırmak, bir bakıma boş yere sorun çıkarıp arkadaşlıklarını tehikeye sokmak, hayatında isteyeceği en son şeydi. Onlar eskiden tüm korkularını, heyecanlarını, aşklarını, sevinçlerini herkesden önce birbirleriyle paylaşırlardı. Ne yani? Şmdi büyüdüler, ekmek kavgasına düştüler diye yada içlerinden biri evlendi diye dostluğu randevuyla mı yaşayacaklardı? Ne garip dünya!... Elif ve Nilgün, arkadaşlıkalrının dokuzuncu sehnesini doldurmak üzereydiler fakat telefonlar, konuşmalar, görüşmeler hiç yok denecek kadar azalmıştı. Yalnızca Elif, Nilgün`ü arıyordu ve sohbetleri çok sıradan geçiyordu. Nilgün`e göre kasıtlı bir sebep yoktu, her zamanki gibi vakitsizlikten ve yorunluktan ibaretti durum oysa Elif, sevilmediğini düşünüyordu artık. Öyle ya, oda çalışıyordu, evli değildi ama onunda bir ailesi, yerine getirmesi gereken sorumlulukları vardı. Buna rağme o, arkadaşlıklarını bir köşede unutup bırakmıyordu. Elif`in ailesiyle yaşadığı sorunlarda gün geçtikçe artıyordu. üstelik koruyucu meleği, biricik ablası bir süre önce evlenip şehir dışına gelin gitmişti. Nilgün`de arkadaşıyla hiç ilgilenmiyordu. Elif, kendisini çok yanız hissediyordu. Bazen "Hayır, artık aramayacağım. Hep ben arıyorum" diye kendi kendine söyleniyor, kendince Nilgün`e kızıyor; bazen ise "Neyse, olsun. Biz zamanında kocaman, güzel bir dostluk yakaldık hem arkadaşlıklarda karşılık beklenmez. Bu seferde böyle oldu, ne yapalım? Canımız sağ olsun" derdi. Arkadaşını kaybetmek istemiyordu. Bir gün yine, Elif, Nilgün`ü aradı. Elif: Alo ne yapıyorsun? Nilgün: İyi.. İte.. Oturuyorum. Elif: Bebek sesleri geliyor, nerdesin sen? Nilgün: Bir akrabadayız, sizin oralarda Elif: İyi.. Nilgün: Sen ne yapıyorsun? Elif: Hiiç.. Bende eve gidiyorum, yoldayım. Nilgün: Tamam Elif: Hadi iyi aşamlar Nilgün: İyi akşamlar. Bu konuşma, tahmin edilemeyecek kadar soğuk geçmişti ama Elif, artık bu ikilemden çok sıkılmıştı ve son bir adım daha atacaktı. O an yine telefon açtı; Elif: Alo, bak ne diyeceğim madem bizim o taraftasın, on dakikalığına çıkta yüzünü görelim bari. Ne zmaandır görüşemiyoruz! Belki cennete giderim ( Güler ) Nilgün: Kusurabakma görüşemem. Baka zaman. Ben, birazdan eve gideceğim. Elif, hiç bir şey söylemez ve talafonu kapatırlar. Canı çok sıkılmıştır. O, hayatında ilk kez çok sevdiği bir insanı gönül defterinden silmiş ve ilginç başlayıp güzelce devam eden bir dostlukta böylece tüm anlamını yitirmişti. Elif, şimdiye kadarki tüm arkadaşlılarında fedakar ve vefalı davranan ama kıymeti bilinmeyen taraftı. Son olarak en yakın arkadaşıyla olumsuzlukar yaşadı, aile içi sorunları düzelmedi, ablası yanıbaşında değildi. Tüm bunların ardı sıra gelmesi, onu büyük bir bunalıma doğru sürüklüyordu. Nilgün`le yaşadığı bu olaydan sonra bir daha hiç kimseyle arkadaşlık kurmamaya yemin etti, hayata küstü ve daima yalnızlığı tercih etti oysa o, dost canlısıydı ve insanlara yakın olmayı severdi. Dolayısıyla yalnız kalmayı kaldıramıyor ancak yaşadıkları sebebiyle kimseyi görmekte istemiyordu. Geçirdiği buhran`ın doruk noktasna ulaştığı bir gün ailesi, onu odasında yanında üç boş hap kutusu ve elinde küçük bir kağıt parçasıyla, cansız olarak buldu. Kağıtta şu yazıyordu; " Yiyorsun, içiyorsun Gülüyorsun, ağlıyorsun Çalışıyorsun, geziyorsun Öyleyse yaşıyorsun Ademoğlu.. Dostluklarda, senden daha fazla bir şey istemiyor ki zaten! " Elif`in ablası, olanları biliyordu ve onun isteğiyle bu durum, Nilgün` haber verilmedi. Ancak aradan geçen yedi ayın sonunda Nilgün, bir gün alışveriş yaparken Handan`ı gördü. Handan, pek görüşmedikleri, eski-ortak bir arkadaşıydı Elif ve Nilgün`ün. Handan: Merhaba naber? Nilgün: İyi. Ne olsun? Koşturuyoruz işte Handan: Şey.. Cenazede görmedim seni. Burada değidlin herhalde. Duymuştuk çok yğun çaıştığını. Nilgün: (Şaşkın) Ne cenazesi? Handan: (Tereddütlü) Nasıl yani? Habern yok mu? Nilgün: (Tedirgin) Ne diyosun Handan? Söylesene Allah aşkına! Handan: Nilgün.. Şey.. Ben.. Nilgün: Söyle Handan: Ama.. Nilgün: Hadi Handan: (Korku ve endişeyle) Elif!... Nilgün: (Telaşlı) Ne? Elif mi? Ne oldu Elif`e? Neden? Handan: Elif intihar etmiş. Yedi ay`ı geçti neredeyse.. Aen bilmiyor muydun? Özür dilerim Nilgün: Bana kimse bir şey söylemedi. ( Ağlar ve orada öylece düşüp kalır ) Nilgün, iki ay boyunca, giridği şoktan dolayı kendini bilmeden yaşadı ve yavaş yavaş kendini toplamaya başlıyordu ancak çok üzgn ve pişmandı. Sürekli, Elif`i hayalinde görmekteydi. Elif yaşarken ona yıramadığı tüm zamanları, o yaşamını yitirdikten sonra her gün mezarını ziyarete giderek geçiriyordu. Elif, hayatını kaybedei bir sene geçmişti. Bir gün Selin, Nilgün`ün evine gelmiş ve kapıdan, elindeki defteri uzatarak " Bu, kardeşimin şiir defteri. Sna verilmesini istemiş vasiyetinde." ( Gider ) Nilgün kapıyı kapatır, çok duygulanmıştır. Hemen okumaya başlar. Elif, şiirleri çok severdi, Nilgün ise nefret ederdi ama Elif, hayattayken, Nilgün`e de şiirleri evdirmek için uğraşırdı hep, kendi yazdığı şiirleri ilk önce okuturdu. Aslında bu, Nilgün`ün de hoşuna gderdi. Nilgün, tüm şiirleri kimi zaman tebessümle kimi zaman gözyaşlarıyla okuyordu. Son sayfaya geldiğinde ise adeta hıçkırıklara boğuldu; Vasiyetimdir; Öldüğümü söylemeyin kimseye Arkadaşlarım gelemsin cenazeme Yaşarken yanımda olmayan Mezarımın başında gözyaşı dökmesin boş yere Üzülecek oldukları için değil Dostlukları yalan olduğu için habe rvermeyin diyorum onlara Gelişleride yalan olur, gidişleride nasılsa.. Göya vefa borcunu ödemeye gelen sevgili dostlar: Çok yol almışsınız, zahmet olmuş ama boşa yorulmuşsunuz Bir zamanlar sizler için sevgiyle katettiğim yolları Nasıl bir kalemde harcadıysanız Şimdi bende tıpkı sizn gibi Ne aştığınız bu yolları Ne akıttığınız sahte gözyaşlarını Umursamıyorum!... Nede olsa insan, sevgiyi hayattayken bilir, anlar Oysa ben şimdi, toprağa karşmış bir can-ım Anlayamam ve affedin size geri dönemem Bu sevginiz için artık çok geç!!! << SEVGİYE VE DOSTLUĞA VAKİT AYIRMAK İÇİN NEFES ALIYOR OLMANIZ YETERLİ... >> Temmuz ayı hikaye yarışması(20 hikaye:derece:3.)
Tavsiye Et :
• Ebru Özkaya yazıyı favori listesine aldı...
• Hayrullah Alp yazıyı favori listesine aldı... • Cüneyt Rıza Çelik yazıyı favori listesine aldı...
Eylül
29
Eylül
22
Nükte / Adaleti Bekliyoruz
• İbrahim Faik Bayav • Dostluk Hikayeleri • 138 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
22
Eylül
11
Eylül
4
Ağustos
18
Birkaç Paylaşım İlhan Gündoğan Şiirleri Mükemmel
• Elçin Alptekin • Hayata Dair Şiirler • 123 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
18
Birkaç Paylaşım İlhan Gündoğan Şiirleri Mükemmel
• Elçin Alptekin • Hayata Dair Şiirler • 68 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
22
Temmuz
22
Temmuz
22
Şubat
8
Nisan
16
Nisan
14
Ekim
4
Haziran
23 |
![]() |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||