Eflatun Bir Masal
1 / 4 / 2008 Salı tarihinde Ozan Suekinci tarafından eklendi, 102 kez okundu...
“İki eflatun kanat,Bazısı da melekler kadar beyazdır.Amaçsızca çalışırken kozaların imarında;Dönüşmek için ömürlerinden vazgeçmişler… … Doğduğunda uzaktan görülemezdi bile,Büyüdüğünde; boğumlanmış lapadan, güzel gelmezdi gözlere.Sövdü, onu diğer böcekler,Aşağıladılar, iğrendiler, yaklaşmadılar yanına…Pek aldırmasa da onlara,kurcalamıştı bir kere ...” Okuyucu Puanı ;
Eflatun Bir Masalİki eflatun kanat, Bazısı da melekler kadar beyazdır. Amaçsızca çalışırken kozaların imarında; Dönüşmek için ömürlerinden vazgeçmişler… … Doğduğunda uzaktan görülemezdi bile, Büyüdüğünde; boğumlanmış lapadan, güzel gelmezdi gözlere. Sövdü, onu diğer böcekler, Aşağıladılar, iğrendiler, yaklaşmadılar yanına… Pek aldırmasa da onlara,kurcalamıştı bir kere aklını; Güzellik,çirkinlik… Yanından geçerken; yansımasını gördüğü, Uçsuz bucaksız nehirden, O da iğrenmişti kendisinden. Küsmüştü hayata…Bıraktı çalışmayı, Yarıda bıraktı kozasını… Rahat rahat yatacak bir koza istemiyordu artık, Bir yuva istemiyordu… Ölümün ne olduğunu bile bilmezken, Atladı, uçsuz bucaksız nehir’e… Mavi balıklar gördü,yeşil yosunlar, Erişmeye çalıştı,nefes alamazken bile dokunmak… Gittikçe batıyorken,hacmi onu yukarı çıkardı. Yüzü hala derinlere dönükken,sırtında ormanın esintisi vardı. Yavaş yavaş kaparken gözlerini,enfes mavilikte… Bir şeyin onu kavradığını hissetti, Havaya kaldırdığını… Uçuyormuşçasına süzüldü havada, İki parmak kavradı bedenini,yüzünü kendisine çevirdi. Küçük tırtıl görünce,küçük kızı… Anladı güzelliği… Bu sefer,kızın mavi gözlerinde kayboluyor,boğuluyordu Yeşil atletli kız,tırtılın gördüğü yosunlar olmuştu. Nefes alabiliyordu bu sefer tırtıl. Hayata yeniden dönmüştü,yaşamın güzelliğini keşfetmişti. Kıyamadı aşağılamaya kendisini, O gün karar verdi, devam etmeye kozasının imarına. Dinlemedi aşağılayan böcekleri,çalıştı… Bittiğinde nihayet koza,girmeden yeni yuvasına, Düşündü güzel küçük kızı; Mavi gözleri,yeşil atletiyle… Kapadı gözlerini,daldı uykuya. Uyandığında fark etti;kozasının tamamen kapandığını Sertleştiğini gördü,kalıplaştığını. Vurdu tüm gücüyle, deldi zarı. Kıvrılmaya çalışırken tırtıl gibi,keşfetti yeni uzantılarını … İki eflatun kanadı,iki ayağı vardı, Bedeni yine tırtıl gibi uzun,fakat inceydi İki anteni vardı,başından çıkan. Çırptı kanatlarını,bıraktı bedenini rüzgara… Az kalsın, boğulurken kurtarıldığı gün gibi, Asılı kalmıştı havada. Her çırpışında kanatlarını, fark etti yükseldiğini. Bir süre sonra yön verdi rüzgara, Uçsuz bucaksız nehirden geçti korkusuzca. Kendini gördü suda, afalladı… Tam düşecekken, çırptı tekrar kanatlarını… Havalandı, inanamayıp çevirdiğinde kafasını Gördü eflatun kanatlarını… Sevinçten çırptı kanatlarını tüm gücüyle, Yanaştı bir zamanlar iğrenen böceklere Nitekim çok beğendi onu böcekler, Merak edip düştüler, tırtılın peşine O çırparken kanatlarını, Süzülürken havada… Sinekler,arılar,karıncalar mest oldular adeta… Gece boyunca uçtu tırtıl, Bulmaya çalıştı, o küçük kızı… Yüksekten görürüm umuduyla, Yükselmeye çalıştı,çırptı yine kanatlarını… Ne var ki kalmamıştı gücü, Bitiyordu ömrü… Tüm gücüyle çırpmaya çalışırken, yaşlanmış kanatlarını… Çember oluşturdu haşereler,diktiler gözlerini tırtılcığa Tırtıl çırpamadı artık kanatlarını,bıraktı kendisini rüzgara… Zalim rüzgar, çarptı onu toprağa… Eflatun kanatları, kaparken gözlerini… Dağılmaya başlamıştı,ormanın haşereleri…
Eylül
5
Eylül
5
Eylül
4
Eylül
4
Eylül
4
Nisan
1
Nisan
1
Ocak
24
Ocak
19
Ocak
17
Mart
23
Mart
27
Mart
23
Ocak
24
Aralık
1 |
![]() |
|
||||||