Egemenlik Kavgası
Türkiye bilindiği gibi siyasi bir kriz içerisinde. Gündeme damgasını vuran belirsizlik her geçen gün şiddetini arttırıyor. Siyasi kriz beraberinde ekonomik sorunları da getiriyor. Bunun yanında çok daha tehlikeli bir kriz Türkiye’yi kuşatmış durumda: Egemenlik krizi. Egemenliği kendi içerisinde paylaşan üç erk birbiriyle savaş içerisinde. Tarla sınırı konusunda anlaşamayan köylüler gibi. Birisi sınırı kendi lehine arttırmak için sınırda bulunan taşları birkaç adım ileriye öteliyor. Diğer tarlanın sahibi de aynı işlemi yapınca sınırı belirleyen taşlar bir o tarlaya bir bu tarlaya hareket ediyorlar. Aynı durum Yasama, Yürütme ve Yargı erkleri için de geçerli. Aslında hepsinin sınırları belirlenmiş durumda. Buna rağmen sınırlar sürekli aşılmaya çalışılıyor. Egemenliği Milletimize veren Cumhuriyetimiz maalesef yanlış uygulamalar neticesinde hep yara alıyor. Anayasamız ve Kanunlarımız sadece kağıt üzerinde kalıyor. Cumhuriyetimizin temel nitelikleri gün gün aşınıyor. Bu önemli sorun karşısında ise bizler sürekli birilerini suçluyoruz.
Bugün yaşadığımız sorunlarda hepimizin payı var. İşe kendimizi suçlamakla başlamak lazım. Meydana gelen her olay sadece birileri istediği için gerçekleşmez. Onlar ister ve zemin de bu olayı gerçekleştirmeye müsaitse istenen olay gerçekleşir. Bugün Türkiye’de askeri bir darbe olmuyorsa bu durum darbe sevdalılarının isteksizliğinden değil, Türkiye’nin darbeyi püskürtecek ve istenen sonuçları karşı tarafa veremeyecek kadar güçlü olması sayesindedir. Ama Türkiye’de farklı şekilde darbeler oluyorsa da bunun nedeni Türkiye’nin bu konuda zayıf olmasındadır. Kısaca toplum nasıl bir ruh halinde ise ona göre işlemler gerçekleşiyor. Onlar istediği için değil biz ürktüğümüz için darbeler gerçekleşiyor. Güç bizde ama gücümüzü kullanmasını bilmiyorsak bu durum karşı tarafın işine yarıyor. Sen adım atarsan o geri çekiliyor. Sen adım atmazsan o sana doğru geliyor. Geri çekilirsen her adımından oluşan boşluk onlar tarafından dolduruluyor. İşte sınırlar böyle değişiyor. Bugün bir erk başka bir erkin alanına girmişse bu durum yukarıdaki şekilde açıklanabilir.
Bulunduğumuz alanı boşaltmamamız gerekiyor. Sınırlarımızı iyi korumamız rahat uyumamızı sağlayacaktır. Daha güçlü bir Türkiye istiyorsak hepimiz güçlü olmak zorundayız. Sınırlarını koruyamayan bireylerden oluşan bir milletin her an sınırlarına saldırı olabilir. Egemenlik milletin elinden alınabilir.