“Bende Akın Şenel`e savunduğu düşüncelerini medeni bir dille aktarmasından ötürü teşekkür ediyorum.Tek belirtmek istediğim şey, yaptığım yorumda "ergenekoncu" diye bir ifadem yoktur.Okuyabildiğim kadarıyla kendisinin yazılarından faydalandığımı da söyleyebilirim.Türkiye için kullanılan şu mozaik ifadesi insanlar içinde geçerli sanırım.Evet, bir m...”
Bende Akın Şenel`e savunduğu düşüncelerini medeni bir dille aktarmasından ötürü teşekkür ediyorum.Tek belirtmek istediğim şey, yaptığım yorumda "ergenekoncu" diye bir ifadem yoktur.Okuyabildiğim kadarıyla kendisinin yazılarından faydalandığımı da söyleyebilirim.Türkiye için kullanılan şu mozaik ifadesi insanlar içinde geçerli sanırım.Evet, bir mozaik gibiyiz, ama parçalarımız dağınık, bütün oluşturmayı başarabilmeliyiz...
"AKP ve Milli Devlet" adlı yazısına yaptığım yorum karşılığında yazdığı yazıdan ziyade, acizane genel görüşlerimi ifade etmek isterim...
Öncelikle şöyle bir sorgulama yapalım; "Siyasi içerikli herhangi bir yazıyı ne amaçla okuruz?" Amacımız, kendi görüşlerimizi o yazıda görüp bir nevi siyasi/ideolojik tatmin midir? Yoksa görüşümüze zıt fikirlerle dolu bir yazıyı açıp öfkemizi büyütmek mi? İkisinin de yanlış olduğu ortadadır...
Parti tutmak, yada genel olarak kişilerin dünya görüşleri futbol takımı tutmaya benzer.Örneğin bir taraftar takımının lig sıralamasında düşmesinden ötürü tuttuğu takımını değiştirmez.Aynı mantığı siyasi görüşlerimize de taşıyoruz.Oysa tuttuğumuz futbol takımları "eğlence sektörü"nün bir parçasıdır.Takımımızın küme düşmesi cebimizdeki parayı eksiltmez, ülkede krizler çıkarmaz.Sandık başında siyasi parti "taraftarı" kesilirsek o zaman vay halimize...
Temel dayanağımız her zaman "okumak" olmalıdır.Eğer yazmak okumaktan üstün olsaydı, Kur`an-ı Kerim`de ilk hitap olarak "oku" yerine "yaz" vahyedilirdi.Kendime ve yaşıtlarıma baktığım zaman adeta sanal bir çağın ilk nesli gibi göründüğümüzü hissediyorum.Okumuyoruz, okusaydık "bilirdik".Neyi? Herşeyi...
Örneğin düşüncelerimizin bile bize ait olmadığını anlayabilirdik.Düşünce sahibi olmamız için düşünüyor olmamız gerekir.Babamızdan miras kalan görüşlerle, yahut Lise/Üniversite ortamında arkadaş etkisiyle edindiğimiz bilgiler bize somut bir kimlik kazandırmaz.Kazanılması gereken kimlik "dünya görüşü"dür.Bu görüşü oluşturmak için zihnimizin en başına "adalet" kavramını koymalıyız.Adalet`e en yakın yer neresiyse, orada safımızı alırız ve böylece siyasi saplantılardan kurtulmuş oluruz.Esas alacağımız kıstas bellidir artık.ADALET...
Bazı insanlar adalet kavramına doğuştan gelen özellikleri dolayısıyla yatkın olabilir.Örnek olarak İsmet Özel`i gösterebiliriz."Hangi sebepten dolayı sosyalist olduysam, aynı sebepten dolayı Müslüman oldum" diyor kendisi.Yani aradığı "adalet" onu İslam`la tanıştırmış, ki daha önce ateist olduğunu biliyoruz.Örneğin Sosyalizm, kaba tabirle komünizm`in su katılmış şeklidir.Peki, komünizm arkasında ne bırakmıştır?
Rusya:20 Milyon ölü, Çin:65 Milyon ölü, Vietnam:1 Milyon ölü, Kuzey Kore:2 Milyon ölü, Kamboçya:2 Milyon ölü, Doğu Avrupa:1 Milyon ölü, Latin Amerika:150 Bin ölü, Afrika:1 Milyon 700 Bin ölü, Afganistan:1 Milyon 500 Bin ölü...
Bu örnekleri vermemin sebebi, duracağımız yeri iyi seçmemiz gerektiğiyle ilgili.Demek ki, takım tutar gibi ideolojik görüş benimsemek bu sonuçlara yol açabiliyormuş...
Ayrıca üyesi olduğum bir forumda aşağıdaki paylaşım yer alıyordu.Birebir bu konuyla alakalı olduğu için yazıyorum ;
*** Bu kapitalizm ne menem şeydir merak ediyordum; bi gün mahallemizde ``uuu ulan kaçın bunlar komünist``diye arkalarından vıdı vıdı yapılan,mekap ayakabılı kot pantolonlu gri parkalı bir abi ye,bütün cesaretimi toplayarak merakımı gidermek için bunu sorma teşebbüsünde bulundum.
yaş 13 öyle hatırlıyorum,
merakımın sebebi duvardaki ``KAHROLSUN KAPİTALİZM``yazısıydı.top sahasında tek başına yalnız bir deminde..ona yanaşıp ``abi dedim bu kapitalizm ne`` damdan düşer gibi...cevabı anca onlar verebilirdi, arkalarından duvarlara bu yazıları onlar yazıyor vıdı vıdı sını duymuştum çünkü.Masumluğuma ve çocukluğuma yordu herhalde,``bak dedi yeğenim şimdi bazı kimseler yemekte hep et yer,bazılarıda soğan ekmek ,bu kapitalizmdir..şimdi biz diyoruz ki ya herkes hep beraber et yesin yada herkes hep beraber soğan ekmek bu da sosyalizm dir``sonra gazını alamayıp anlıyabileceğim kadar basit bir dille bütün izm leri sıralayıp bir güzel zehirledikten sonra..hadi eyvallah deyip çekip gitmişti.
Bütün bu mekap ayakabılı abi nin anlattığı izm’ler bana dert oldu,ruhuma uygun bir ist olmalıyım...’’tamam dedim’’ ee madem herkes ya et, ya soğan tercihini yapmak zorunda,parantez açayımda konu anlaşılsın(toplumun hepsi ya hep beraber aç ya hep beraber tokolacak) tercihimi sos yal ist likten yana kullandım bende,böylece gerilimden kurtuldum,
yeniden doğmuş gibiydim,,lay lay lom lay lay lom artık sosyaaaalistim.o nasıl tokat’tı,,şimşek çakmıştı beynimde basitleştirilmiş sosyalist eğitim kitabını kolumun altında görünce babam..sevincimin sonu oldu bu tokat..vay vay vay annesi görüyormusun oğlunu ,bakk neler nelerr.. böylece annemin oğlu olduğumuda hatırlamış oldum..’’yalla kuran kursuna’’buda babamın aldığı tedbirlerdi..gizli gizli duvar yazılarını okumaya devam ediyor, YOLDAN GEÇEN GÜZEL GİYSİLİ ÇOCUKLARA BAKIP İŞTE BUNLAR FAŞİST, HATTA EMPERYALİST DİYEREK HIR ÇIKARIYORDUM! ***
Adalet, arkasında yüz milyona yakın ölü bırakmış ideolojinin farklı bir fraksiyonuna kaldıysa, daha başka söylenecek söz kalmamıştır!
Bakıyoruz ki, bütün "izm"ler ekonomisi gelişmemiş ülkelerde ortaya çıkıyor ve güç buluyor.Refah seviyesi yüksek bir ülkede, örneğin Avrupa`da komünizm tehlikesi var mı? Şunu unutmayalım ki, refah seviyesiyle demokratikleşme doğru orantılıdır.Mesela Avrupa Parlamentosu`nda "Hristiyan demokratlar" var.Türkiye`de niye "İslami demokratlar" yok? Yoksa, İslam ile demokrasi yanyana gelmez mi diyoruz? Avrupa Halkları birbirlerini doğrarken, kiliseler "içinde şeytan var" deyip insanları katlederken; Peygamberimiz (S.a.v.) 1428 yıl önce "dünyanın en demokratik deklerasyonu" nu okuyordu.DEMOKRATİK MANİFESTO arayanlar VEDA HUTBESİ`ne baksın!
Vatan, bayrak gibi değerler kimsenin tekelinde değildir.Savaşın dili, ırkı, dini yoktur...Bugün Güneydoğu topraklarında birlikte savaşıyor, şehitler veriyoruz.Görüşlerimizden soyunup asker üniformasını giydiğimizde vatanın güvenliği için feda ediyor askerlerimiz kendilerini.Ortak payda VATAN`dır çünkü...Ancak birileri "bu vatanı savunmak benim elimdedir" derse, suç işlemiş olur.Oysa kulağa ne hoş geliyor...Örneğin "ergenekon çetesi" şu anda "terör örgütü" sıfatıyla yargılanıyor.Asıl amaçlarının ne olduğu anlaşıldığı gibi, medyada birsürü rezillikleri kol gezmektedir.
Üst satırlarda savunduğum birçok görüşten sonra, Ak Parti propagandası yapacak değilim, sadece "reel" düşünmeye çabalıyorum.Aşağıdaki veriler özellikle ekonomideki gelişmeyi işaret ediyor, unutmayalım ki demokratikleşme için refah seviyesinin yüksek olması şart ;
Bütçe açığı: 2002 ---- 40 Milyar dolar 2005 ---- 3.9 Milyar dolar
Büyüme hızı: 2002 ---- 2.6 2005 ---- 7.3
Milli Gelir: 2002 ----181 Milyar dolar 2005 ---- 400 Milyar dolar
Akif Mutaf / 17.05.2008EVET;İslam reformu İslam-gericilik iddalarına en güzel cevap aslında`
TEBRİKLER
Haluk Namdar / 14.05.2008Sayın Süren,
Cevap olarak yazdığınız yazıyı okumamakla birlikte, sizin yazdıklarınızda bana pürüzlü gelen yerleri belirtmek istedim.
Evet okumak önemli ama bence okuduğunu harfiyen uygulamak, eğer yazanlar bilimsel temele dayanmıyorsa tehlikeli olacaktır. Çünkü, bilim kabul etmediğini hayatına sokarsan zarar görürsün. Kendi düşünemediğinizi, neidüğü belirsiz birisi düşünüp yazmış, bir izm haline getirmişse , sizin gölge kişilikten farkınız kalmaz. Falancanın gölgesi, kuyruğu olursunuz. Burada sadece okumak değil, okuduğunu beyin ve bilim süzgecinden geçirdikten sonra hayatımıza sokma taraftarıyım....
Şu Müslüman demokratlar konusu da ilginç geldi. Sahi şu piyasadaki müslüman(!) geçinenler arasında demekrasiyi nasıl bulacağımı bilemedim. Benim bildiğim demokrasinin temelinde herkesin eşit haklara sahip olması vardır. Müslümanlığa sahip çıkanlarda kadın erkek eşitliği olduğunu söyleyebilir misiniz ??? Kadını sokağa çıkması için örtmeyi, kadının cinsel obje olduğunu her fırsatta vurgulamayı, din ulemasının kerametini. Gecede bilmem kaç kereye bağlamayı marifet sananlarda sahi demokratlık ve müslümanlık hissediyor musunuz ?
Bir şey daha soracağım. Şu sondaki rakamlardan BORÇLAR karşılaştırmasını da bir zahmet verebilseydiniz....
Son bir isteğim daha olacaktı. Sizin şu pembe gözlükleri iki günlüğüne ödünç alsam, diyorum... :) :) :)