El Yazması MelekEl Yazması MelekKısık sesli sözlerdi, çöp varilleri üzerinde yansıyan sokak lambaları. Kitap okumak için öksüzlerin merhamet dilendiği duvar diplerinde şimdi yeni yetme sübyanlar amansız öpüşüyorlar, çoğunun ağzı esrar kokuyordu. İçsel duyguların ipe astığı çamaşırlar gibi en küçük esintide daha çok birbirlerini örtüyorlardı. Dalgalar kıyıda soyunup, yeniden deniz ananın koynuna giriyordu. Birbirlerine öğrettikleri şeylerden ne çok hoşlanıyorlardı. 2 Ona gidiyorum. Açlığımı bastırmalıyım. Körelen duygularımızı,ihmallerimiz deyip istifleriz en olmadık yerlere.Gündelik yaşamın büyüsü kalmamıştır,ömrümüz inşaata çevrilmiştir,önyargılarımızla yükselttiğimiz duvarları pekleştirmek için ihaleler açarız,ustalar,işçiler,mimarlar çalıştırırız.Yargısız infazlarda yitirdiğimiz sevinçlerimizi korumak adına.. Gece kızın evindeyim,yaşamak için akla gelecek en son yer burası.Bir apartman dairesinin,amaçsızca yapılmış bodrum katlarından birinde,koridor sonu bir odacık.Kör karanlık,torbacılığını yaptığı zevk dünyasının ona bağışladığı görkemli sığınak,yüzü koyun yatıyor.Ölümü,diri mi? Belli belirsiz alıp verdiği nefeslerle işaretliyor derin uykusunu.Rahatsızlık vermeden çıkmak istiyorum,daha çok kusmak,hiç alışmadığım bir mahzen burası..Dirilerin gömüldüğü mezarlar olduğunu,kendimden biliyorum. Başına yastık yaptığı nesneyi fark ediyorum.Daha çok bir kitap,yada resim albümü.Belki de esrar sakladığı zula, çekip alıyorum,canını acıtacağım,yada burada ne aradığımın bir açıklaması olmadığı halde,yapıyorum.Evet,bu bir albüm.Bir kaç sayfasını açıp öylesine göz gezdirdim,olağan üstü bir şey yoktu,farklı zamanlarda albüme yerleştirilmiş,kimi solgun,kimi daha renkli resimlerdi,orta sayfalara doğru ilerledim,resimlere bakmaktan çok belki bir tekli yada çiftli çarşafa rastlamak için,yoktu,albümü açıp , boğazında ekmek kırıntısı kalmış bir çocuğun sırtına helal helal deyip vurmak gibi,vurdum,birkaç resimden başka dökülen hiçbir şey yoktu,onları yeden almak için eğildiğimde kendi resmime takıldım,birden efsunlu bir hal almıştı albüm. Bu kızın albümünde ne işim olabilirdi ki,ispiyoncumuydu yoksa? Kurtların saldırısına uğradı zihnim,kemiren,dişleyen,uluyan kurt sürüsü..Kaçmak istedim,ayaklarım çakıldı adeta.. Baştan aşağıya albümdeki resimleri incelemeye aldım,kendimle onlar arasında ki bağı çözmeye çalışıyordum,sabıkalılar listesinde,suçlara göre dizilir ya liste.Eğer sahiden böyleyse durum,çoğunu tanımam gerekirdi.Kız,teneşir masasında boylu boyunca uzanmış yatan bir ölüydü,ben panik içinde gözü dönmüş bir şüpheli,şaşkın ve korkaktım üstelik.ya orda ki resim,ne kadar güleç duruyordu öyle..O bendim.. Garip,tekrar tekrar baktığım o insan yüzleri,o gözler,o burunlar hepsi yabancıydı bana,tanımıyordum hiç birini,korkutucu ve itimatsız adamlardı,arada bir rastladığım,çocuk ve kadın yüzleri de öyleydi,hepsi canavar gibi bakıp,ölümüne tehditler savuran dudaklara sahipti,bir ben gülüyordum,onlarca fotoğraf arasında.. anladım Benim gece kız dediğim esrar satıcımın albümünde ki tek gülen adamdım.. Kendi albümümü düşündüm, var mıydı böyle gülen birisi? 3 İki nefes esrar çekmeliyim bulutlardan / tsunami felaketinden önce.Birazdan dev dalgalarla vurulacak kıyılarım,gerilere çekilip,pusuya yatmış ağrılarımla yüz göz olacağım.Derin çığrışacak döşüne uzandığım kadın.Eflatun koşularında omuz başlarını ısırdığım kır çiçekleri , destelenip evlatlık gidecekler Salı pazarlarına..seyrek dişli bir çocuk,yan cebine sakladığı bütün servetini tezgaha koyup, annem için istiyorum diyecek.mutlanacak öykü. Serçeler yeni baştan onaracak baharı. Kim bilir, hangi ölünün yerine atandığı mı? Hem sonra insan usul usul çalar bir başkasının hayatını.Gizemsiz bir hırsızlığı örgütlüyoruz karınca kolonisi gibi.Sevip sevmediklerimizi dahi Başkalarının yargılarıyla mühürlüyoruz. Körü körüne yurtlandığımız ,yaşam parsellerinde inşa ettiğimiz o kadar çok eğreti yapı var ki ? anlamak için örümcek ağını yırtmak gerekiyor. Ölümlülerin inanç ekseninde döndürdüğü, bir daha yaşamaktan başka ne olabilir ki? Zorunluluklarımızı giydirip sokaklara salıyoruz, güven duygularını teminatlandırıp öyle avlanıyoruz. Sana gelmem bir zorunluluk..Çarmıhtaki adamın göz yaşı..Dişiliğin mi ? yalanına kapıldığın rüzgar.Ya da susarak örttüğün gönlün. Yüreğim çıplak Yan cebimde kanamalı bir hasta gibi taşıyorum yaşadıklarımdan kazandıklarımı.Yalvarsam üste, kır çiçeklerine evlatlık verirler belki beni.Son sözleri duyuruyorum, işiteceğin bu, başka yok..güle güle çocuk.güle güle aşk..güle güle..
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Sevdanın Adı Lacivert Geçmişte Bildiğiniz Aslında Mavi`ydi Düşlediğiniz
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 3 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Terk Edilen Sizsiniz!!!
• Dila Emral Aydın • Hayata Dair Denemeler • 11 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 22
• Bayram Kaya • Hayata Dair Denemeler • 2 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kasım
28
Nisan
20
Mart
12
Kasım
28
Öykümüzü Cehennem Melekleri Anlatsın
• Ersin Toy • Epik Şiirler • 536 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
22
Aralık
15
Kasım
22
Kasım
28
Öykümüzü Cehennem Melekleri Anlatsın
• Ersin Toy • Epik Şiirler • 536 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
6
Eylül
25 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||