kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Deneme / Hayata Dair Denemeler

Eleştirmekten Korkmak mı İncitmemek mi?

27 / 6 / 2008  Cuma tarihinde Mozan Aras tarafından eklendi, 176 kez okundu...

“Yazdık, yazdık, yazdık… Okuduk, okuduk, okuduk.Yazanı mı okuyoruz? Yazılanların başlıkları ilgimizi çekiyor öyle mi okuyoruz?Yazanı önceki yazdıklarından dolayı mı okuyoruz?Okunuyor muyuz?Dokunuyor muyuz?Sen bana ben sana mı okuduklarımız yoksa?Bir de yorumlarımız… Sanırım, genelde duygusal yorumlar (İçerikle ilgili fikirlerimiz beli...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Mozan Aras

Mozan Aras







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Eleştirmekten Korkmak mı İncitmemek mi?


Yazdık, yazdık, yazdık… Okuduk, okuduk, okuduk.
Yazanı mı okuyoruz?
Yazılanların başlıkları ilgimizi çekiyor öyle mi okuyoruz?
Yazanı önceki yazdıklarından dolayı mı okuyoruz?
Okunuyor muyuz?
Dokunuyor muyuz?
Sen bana ben sana mı okuduklarımız yoksa?
Bir de yorumlarımız… Sanırım, genelde duygusal yorumlar (İçerikle ilgili fikirlerimiz belirtmek adına) yapıyoruz.

Yazmak adına gelişmenin yolu, eleştirmek eleştirilmek.

Bir yazan diyor ki;
örneğin “senin yazdıkların pek iyi değil”…
Olabilir yazdığım hep iyi olacak değil ya. Hepsini beğenmek zorunda değilsin. Hemen insanoğlu karşı atağa geçebilir.
Senin yazdıkların çok mu iyi?
Ne oldu şimdi sen mi iyisin ben mi iyiyime dönüştü.

Yazılan bir şiir (Şiirler kısmına eklendiği için şiir) içeriği önemli, şiirselliği çok değil, kelimeler yanlış.
Şimdi yazan şairin beklentisi acaba ne yönde? Şiirini eleştirdiğimizde acaba tepkisi ne olur?
Desem ki, baştan sona kelimelerin yanlış, şiir düz yazı havasında. Hatta düz yazı bile demek doğru değil, karalama olmuş bu.
Tepki ne olur?

a) Heyecanla yazdım, hemen ekledim, üzerinde fazla çalışmadım, daha fazla emek vermeliyim haklısınız.
b) Neresini beğenmedin?
c) Beğenenler tebrik edenler var ama, sende bir garipsin.
d) Ben yaptım oldu…

Ben a şıkkını seçerdim.
Güzel, çok güzel duygular, tebrik ederim deyip geçsek… Bu da doğru değil. Okuyup hiç oralı olmasak, buna da yazan incinir, okunmuyorum, beni beğenmiyor musunuz diye şiiri değil kendini ortaya çıkarırsa…

Yazılan eserler altına yapılan yorumlarla bazen yazılanı değil de, o konu ile bile ilgisi olmayan bir cümle. Bana ne yazının sahibi izin vermiş mi demeli? Yoksa ne alakası var mı demeli.
Beni okumuyorsun sana küstüm.
Niye?
Okumuyorsun işte.
Okudum ama…
Yorumun yok…
Olmak zorunda mı? Beğenmedim ki?
Ya, öyle mi?
Öyle/öyle değil. Durum karıştı.

Bir taraftan kırılmasın endişesi, diğer taraftan yazdığı eserin iyi değil tespiti.

Şiirimi beğenen bir dostumun, üstelik o şiir üzerine epey sohbet ettiğimiz bir arkadaşımın, o şiirde yorumu olmaması üzerine sordum neden yorumun yok diye.
Cevap, yeteri kadar var ya zaten, hem ayrıca biliyorsun ben fikirlerimi özel mesajla gönderiyorum. Buda farklı bir yaklaşım.

Eleştirmekten mi korkuyoruz, incitmekten mi?

Sanırım incitmekten. Ama yazma yolunda bu tarzda doğru gelmiyor bana. Ayrıca yazan yazıp, yazısını sayfasına astıktan sonra
“ artık o yazı okuyucunun olmuştur” yazanın elinden çıkmıştır. Eserdir. Tarihi, yazanı, içeriği belli, yayınlandığı bir yer ve okuyucuları vardır. Öyle ise

“OLUMLU ya da OLUMSUZ ELEŞTİRİLER”
Yazanı geliştirecektir.

Kendi adıma beklentim, gördüğün gibi, okuduğun gibi, aklında kaldığı gibi, hissettiğin gibi yaz eleştir beni. Eleştir ki yazma yolunda adımlarımı gözden geçireyim.

Kırmadan incitmeden.

Mozan Aras
27 Haziran 2008



Telif Hakkı Uyarısı Eleştirmekten Korkmak mı İncitmemek mi? isimli yazı, Mozan Aras tarafından 27.06.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Derya Sesigüzel yazıyı tebrik etti...
tebrik Birgül Akkurt yazıyı tebrik etti...
tebrik Gül Deste yazıyı tebrik etti...
tebrik Necla Alptekin yazıyı tebrik etti...
tebrik Okan Çelik yazıyı tebrik etti...
tebrik Kadir Bıyıklı yazıyı tebrik etti...
tebrik Nazlı Can yazıyı tebrik etti...
tebrik Dürdane Koç yazıyı tebrik etti...
tebrik Ayten Dirier yazıyı tebrik etti...
tebrik Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
tebrik Ali Kemal Nacaroğlu yazıyı tebrik etti...
Gürhan Bıyıklı yazıyı favori listesine aldı...
Tuba Bulgur
Tuba Bulgur / 08.07.2008
Ne kadar çok eleştiri o kadar bakış açısı ve farklı pencereler. Tabi elde balyoz gezinerek "eleştiren var"dememek lazım.

Ersin Başeğmez
Ersin Başeğmez / 29.06.2008
hem size hem de yorum yapan arkadaşların düşüncesine katılıyorum. Bir de şu var, acaba kendimiz eleştri yapacak kadar edebiyatla ilgili ne biliyoruz. acaba ne kadarımız ayda ne kadar kitap okuyor.. hele şu internet denilen olaydan sonra. saygılarımla

Emel Çelikten
Emel Çelikten / 29.06.2008
hoş bir çalışma olmuş, üstün dökmen`i andırdı bana. eleştirmek ve eleştirilmke güzeldir ama her ikisini de yapabilen nadir insanlar var bence, savunma mekanizmaları devreye girmeden bu işi yapamıyorlar, sağlıklı bir olay değil sanırım...her ikisi de geliştirici meziyetlerdir oysaki...saygı ve sevgilierimle mozan abi, öğreneceğimiz daha çok güzel şeyler var sizde :)

Ethem Yeğin
Ethem Yeğin / 28.06.2008
Eğer bu siteye yazı yazıyorsanız gözönünde ise eleştiriyi kaldıracaksın iyi yada kötü kimse art niyet kullanmadan en doğru bir biçimde eleştiriyi yapacaksın. Tabiki o kadar gelişmemiş olduğumuzu düşünüyorum ki! bunda bile art niyet kollamaya başlarlar. Mozan beyin yazısı güzeldir önemli olan bu yazılanlara sözde değil özde katılması gerektiği inancındayım.

Yasin Şahin
Yasin Şahin / 28.06.2008
eleştiriler iyi ye giden yolda kısa zaman kaybına sebep olur en kısa yoldur güzeli bulmak için...

Çiğdem Bekar Abilov
Çiğdem Bekar Abilov / 28.06.2008
Sanırım, bu sitede okuduklarımın çoğunu süzgeçten geçirip de okuyorum. Şöyle ki yazıda yazım, noktalama ya da anlatım bozukluğu ile ilgili hatalara rastladığımda onları zihnimde düzeltip öyle okuyorum. Bu durumda da okuduğum yazı hatasız bir yazıya dönüşüveriyor. Hayal gücümüz sağ olsun :) Tabii her yazıda aynı oranda yormuyor bu. Bazılarına benim bile hayal gücüm yetersiz kalabiliyor. Olumsuz eleştiri... İşte bu noktada duruyor ve çokça düşünüyorum.Kişi istemediği ya da benim sabrım taşmadığı sürece de buna yanaşmamaya çalışıyorum. Bu biraz da okuduğumuz kişilerden beklentilerimize bağlı aslında. Kimleri okuyorum? Bu sitede hemen herkesi okuduğum günler hatta aylar oldu geçmişte. Sonra müthiş bir yoğunluğun içine düştüm hayatımda ve siteye zaman ayıramaz oldum. Şimdi yine yavaş yavaş okumaya başladım. Ne var ki artık daha seçiciyim. Sitedeki herkesi okumaya kalkıştığımda elimdeki kitapları ihmal ediyor ve kendimi geliştirmekten uzaklaşıyorum. Sanırım yorumlarda rastlamıştım, okuduğumuz kitapları seçtiğimiz ve kendimize bu yönde bir tarz oluşturduğumuz gibi burada da göstermeliyiz bu seçiciliği. Ayrıca hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız ki bu sitedeki yorumlar site içindedir ve kıyaslamalar da kesinlikle ustalar ve klasikler seviyesinde değildir. Buradaki yorumlara aldanıp kendisini usta sananlar kendi yazdıklarıyla usta yazarların ve şairlerin yazdıklarını karşılaştırmalılar her şeyden önce. Ben mi? İyi yorumlar alıyorum ve bu da beni mutlu ediyor tabii.Yazdıklarımın birileri tarafından okunması ve beğenilmesi gerçekten çok güzel,ama hiçbir zaman o yorumlara kaptırmıyorum kendimi.Yazdıklarıma bakıyorum ve filanca yazar burada bunu nasıl anlatırdı diyorum.Cevabım diplerdeki yerimi hafızamda canlı tutmamı sağlıyor ve olmamış Çiğdem,yerini ve haddini bir kez daha gördün işte diyorum.En iyi eleştirmen kişinin kendisidir.Özeleştiri yapmadığımız takdirde bu sitede bizim daha iyi yazmamız için ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın faydası olmaz.Kutlarım,gerçekten isabetli ve gerekli tespitler var yazının bütününde.Uzun yorum yazma adetim pek olmasa da bu kez tutamadım kendimi.Sanırım konuyla ilgili söylenecek çok sözüm var. :)

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 27.06.2008
Eleştirmek ve eleştirilmek tabi ki insanları karşılıklı olarak geliştireceği gibi, olumlu yönde de etkileyecektir. Ancak bunu da yapmayı bilmek lazım. Yani şuda bir gerçek ki, herkes eleştiri yapmayı beceremez. Bir de, tebi ki burası amatörce bu işlerle uğraşan insanların buluştuğu bir yer olduğundan kişileri de heveslerini kırmayacak şekilde yönlendirmek gerekiyor. Yani kolay değil aslında, mecburen karşındaki insanı kırmamak için bazı gerçekleri söyleyemiyorsun. Fakat özünde yapılması gereken eleştirilecek yerde eleştirmek, övülecek yerde övmek, sövülecek yerde sövmektir açıkçası. Ama tabi bu ikisini de yapmayan nice insan var. Güzel bir konu. M. Özay.

Ali Altınlı
Ali Altınlı / 27.06.2008
Evet…Sevgili Mozan kardeşim yazdığı yazıyla birlikte bir çok arkadaşın yazdığı ortak bir nokta ortaya çıkmış. Eleştirilmek istiyoruz… Şiir…Taşınması en ağır yüklerden bir tanesi…Hak ettiği değeri almadığı zaman kalemi de kağıdı da tarumar eden sanat…Şiirin az şairin çok !.. olduğu bir ortamda kim neyi nasıl ve hangi bilgi birikimiyle eleştirecek. Eleştirmek yada yorum yapmak sadece ve sadece “Harika, çok güzel, vb” hatta biraz daha ileri giderek Mükemmel demek midir? Mükemmel şiirler yok mudur vardır elbette…Mesela Zindandan Mehmede Mektup, Kaldırımlar, Sakarya (N.F.K) İstiklâl Marşı, Çanakkale Destanı, Bülbül (M.A.E) Yaş Otuzbeş (C.S.T) vb. örnekleri çoğaltabiliriz mükemmel denecek şiirlere örnek olan eserlerdir. Bilinmesi gereken önemli bir nokta ise bildiğimiz ve edebiyat tarihimize damga vurmuş şairlerin bile iki elin parmağını geçmez akılda kalan eserleri. Neden ? Bir şair düşünün belki de ömrünün kırk belki de elli yılını şiir için edebiyat için harcamış ve akılda kalan bir yada iki eseri kalmış. Şimdi umarım anlıyoruz şiirin neden taşınması zor bir yük olduğunu. Gelelim işin eleştiri kısmına. İster hece vezni ister serbest vezin olsun bu iki tür şiirin belli başlı kuralları vardır. Bilinmesi gereken ve uyulması gereken. Bunu Şiirin kendisi söylemiş ben değil. Yaptığımız sanat mıdır değil midir yazdığımız şiir midir değil midir tartışması olmuştur olacaktır da. Önemli olan teknik olarak yapılması gerekeni yapmak ve şiire, kaleme, kağıda haksızlık yapmamak… Eleştirmek yada yorum yapmak için bilgi birikimine, şiir türleri hakkında az çok bilgiye, Edebiyatımız ve çeşitleri hakkında donanıma ulaşmamız lazım geldiğini düşünenlerdenim. Elbette ki gayet samimi bir şekilde duygularını kağıda döken arkadaşlarımız hemen pes etmemeli, edebiyat ve şiir tarihimize damga vurmuş kalemleri okumaları öğrenmeleri ve sindirmeleri gerekir diye düşünüyorum. Örnek vermek istiyorum; Hece şiirinin bana göre 3 altın kuralı vardır. Hece sayısı, durak ve kafiye…Bunları yerine getirirken de satırlar arasındaki mana bütünlüğü, konunun anlatımındaki hakimiyet ve kullandığımız kelimeler yazdıklarıma renk katacaktır güzellik katacaktır. Bir çok arkadaşımız “ Hece şiiri bana göre değil, zor geliyor” der. Haklı olabilirler..Şiirin kendisi zordur zaten. Şair olmak kolay olsaydı Edebiyat Tarihimiz ışıl ışıl ışık saçardı. Aşık Veysel yıllar önce Toprak dedi ondan sonra onun gibi Toprak diyen çıkmadı…Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Şiirimizde ilerlemek istiyorsak önce yazdıklarımıza sonra yazılanlara bakacağız…Şair olmak istiyorsak şair gibi davranacağız… Çoğu arkadaşımız da bazen “Ben şair değilim ki “ diyebiliyor. O zaman yazdığı ne olabilir? Düz yazı ile şiir arasındaki fark nedir? Neyse konu uzar gider. Tekrar konuyu açan kardeşime selam ve sevgilerimi sunuyorum. Haydi…Yol gösterelim birbirimize ışık olalım, örnek olalım…Olalım ki güzeli ve güzel olanı yakalayalım ŞİİR ADINA ŞAİR ADINA… Ali ALTINLI

Hüsna Tuğrul
Hüsna Tuğrul / 27.06.2008
şöyle diyeyim eleştirilmek hoşuma gider lütfen beni eleştirin...

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 27.06.2008
begenmiyor musunuz? olacakti sanirim, düzelteyim özür dileyerek, yada dogrusunu siz yazin lütfen, edebiyatim pek ciliz kaldi sanirim:((

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 27.06.2008
Simdi siz bu konuya degindiniz ya, size ortak bir milyon insan cikar. Eee ben eksik kalir miyim? Elbette ben de katiliyorum. Ama üzüldügüm bir durum cikti ortaya; sitede yeni oldugum icin benzeri düsünceleri yazmaya cesaret edemedim. Neden mi? Bahsettiginiz gibi kirip üzmekten cekindigim icin... Simdi gönül rahatligiyla diyorum ki; Mozan Bey, Üstad`im, düsünen akliniza, gönlünüze ve yazan kaleminize saglik... Ustam be kac zamandir yazdiklarimi yorumlarsiniz diye gözlerim yolarda kaldi, yoksa beni begen miyormusunuz:((

Necla Alptekin
Necla Alptekin / 27.06.2008
Yazdıklarınızın tamamına katılıyorum. Hatta bu yazınızı fırsat bilerek; müsaadenizle ilaveler yapmak isterim. Eğer gerçekten bu yolda ilerlemek amacımız varsa bilinçli olmak zorundayız. Hepimizin dağarcığındaki kelime hazinesi bellidir. Ki ! istatistiklere göre Türkçemizin konuşma dilinde 600 kelimeye sıkışıp kaldığını düşünürsek; yazmayı hedeflemiş birisinin bu sayıyı ne kadar en üst seviyeye çıkartırsa o kadar başarılı olacağı kesindir. Bunun tek yolu çok yazmak değil, çok okumaktır. Okurken de okuduğunuz eserin bize sağladığı edinimleri dikkate almak zorundayız. Herkesin belirli kelime hazinesi olduğunu düşünürsek, ne kadar çok antrenman yaparsa yapsın aynı sözcükleri kullanarak kısır döngüye girecek; sadece kurduğu cümlelerde sözcüklerin yerini değiştirecektir. O zaman da eserin kalitesinden ödün vermiş olacaktır. Şu da bir gerçek ki günde üç beş şiir, her gün bir deneme, ya da hikâye yazmak; iyi yazmak anlamı taşımamaktadır. (Üstatların yılda on ki roman çıkartması lazım!) Bu durumda okuyucu seçme hakkını kullanırken nasıl ki kitapçıda tarzını ve eserin niteliğini bildiği üstatların kitaplarını seçiyorsa bu sitedeki durum da böyledir. Kimsenin zamanı hoşlanmadığı ve değerlerine bir şey katmayan yazıyı okuyacak kadar değersiz değildir. O zaman iki alternatif söz konusu oluyor; ya yazı size bir şeyler verecek, ya da yardım içgüdüsüyle siz yazara hatalarını belirteceksiniz. Tabi ikinci şık alacağınız tepkiden dolayı çekinmenize neden oluyor. Olumsuz yorumları sindirebilecek, kendi menfaatine yapıldığını algılayabilecek yetiye sahip olanları muaf tutuyorum. Yazma yolunda ilerlemeyi ilke edinmiş, eleştiriye açık dostlarıma da başarılar diliyorum. Sitenin kanayan yarası olan böyle bir konuyu gündeme taşıyan yazınızı kutlarım Mozan Bey. Saygılarımla.

Lutuf Veli
Lutuf Veli / 27.06.2008
Kendi adıma beklentim, gördüğün gibi, okuduğun gibi, aklında kaldığı gibi, hissettiğin gibi yaz eleştir beni. Eleştir ki yazma yolunda adımlarımı gözden geçireyim. Kırmadan incitmeden. işte burda söylemişsin ya her şeyi...ama özellikle son iki kelime olmazsa olmazı eleştirinin...saygılar efendim.

Gül Deste
Gül Deste / 27.06.2008
Bir anda yorumumu göndermişim.Afedersiniz bir yorum yeri daha işgal edeceğim.BEN SİZDEN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM..

Sevil Nizamoğulları
Sevil Nizamoğulları / 27.06.2008
önce bazı soruların cevaplarını vermeliyiz bence... sanat nedir?, yaptığımız sanat mı? Sanat araç mı amaç mı? Şnedir? roman nedir? şiir nedir? nasıl yazılır? edebiyat nedir? Sonra eleştiri bir sanat mıdır sorusunu yanıtlamalıyız... Biz ne eleştirmeyi biliyoruz ne de eleştirmeye katlanabiliyoruz maalesef.. hatalarını yazdığım bir çok kişi kırıldı bir kısmı adeta bana düşman oldu oysa sadece daha iyisi olabilir diye yazmıştım... :( eleştiriler yol gösterir, yön verir ama eleştirmede yerden yere vurmak değildir... en büyük sorun okumuyoruz.. okumadan yazıyoruz ve en iyi bizim yazdıklarımız sanıyoruz öyle olsa burada ne işimiz var edebi dergiler sanat evleri yayınevleri dururken...neden yazdıklarımızı daha doğrusu hissettiklerimizi hiç bir ustaya göstermeden, hiç bir düzeltme yapmadan hiç bir yayınevine ya da dergiye sunmadan internette yayınlıyoruz...çünkü burada okunabiliyoruz ancak çünkü yazdıklarımız sanatsal değil...bu acı gerçeği yazdığım için çok tepki alacağımı biliyorum ama maalesef benim yazdıklarım dahil internette yayınlanan şiir ve yazılar daha önce bir dergide yayınlanmadıysa bunun nedeni budur...yaptığımız sanatsal değil ya da yeterince değil... birilerine mesaj vermek için yazılan bir iki satırı şiir sanıyoruz, mektupla denemeyi karıştırıyoruz. öykü ile romanı.. eleştirken duygulara dokunmadan eleştirilmeli, eleştirken hataların yanında doğrularda gösterilmeli ve eleştirirken kişiselleştirilmemeli.. korkmadan eleştirebilirim ama dayanabilecek birileri yok...:) neyse çok uzattım yine özür dilerim.. saygılar

Gül Deste
Gül Deste / 27.06.2008
..Düşüncelerinizi,olaylara bakış açınızı öyle çok beğeniyorum ki.Yazan kişinin yazmak için yazanlardan değil,bir şeyler vermek amacı güdenlerden olduğu düşüncemin sizinle örtüşmesi beni fazlası ile mutlu ediyor..

Birgül Erdoğan
Birgül Erdoğan / 27.06.2008
Haklısınız üzerine söylenecek bir şey kalmamış...

Koray Kızılcan
Koray Kızılcan / 27.06.2008
tebrik ediyorum bu konuya değindiğiniz için.. kişi kendini eleştiri olmadan geliştiremez ki zaten.. hepimiz amatör ruhla yazıyoruz burda .. lakin bazı yazılara yapılan yorumlar duygusallık ve arkadaşlık bağlarından kaynaklanıyor gibi görünüyor.. objektif olarak bakıp kişiye yön verebildik mi o zaman kimse incinmez diye düşünüyorum .tekrar teşekkür ediyorum bu yazı için.. saygılar.

Ayten Dirier
Ayten Dirier / 27.06.2008
Yazının altına imzamı koyu-yorum... Esen kalın.

Zamira Candan
Zamira Candan / 27.06.2008
Aslolan paylaşmak değilmidir, ve bu paylaşımları yaparken hertürlü eleştiriye de açık olmak gerekir.İncitmemek adına suskunluklarınızdan siz sorumlusunuz mozan bey.Tek bir yorumunuz yok yazdıklarıma demek beğenmemişsiniz oysaki beğenmediğinizi belirtmeniz beni dahada çok kırbaçlardı.Ve şuda var acaba yazdıklarımı hiç okudunuzmu sevgili kalem dostum.nereden bileceğim okuyup da beğenmediğinizi.Ben bu yazınıza bayıldım mesela çok doğru bir tespit.Beni eleştirin lütfen beğenin yada beğenmeyin bileyim

Adem Efiloğlu
Adem Efiloğlu / 27.06.2008
öncelikle böyle güzel bir konuyu yazdığınız için duygularımın tecumanı oldunuz.yazınızın altını imzalıyorum.yorum konusu veya okunmma konusu birazda zamanla alakalı çalışnlar için bu zor olabilir bende sizin yöntemi kullanır dost bildiğim arkadaşlara mesajla yazarım.geçenlerde bir şiir çıktı bu sitede satılık ruhunuz diye şiire baktım bir özel değil genelleme yaparak satılık ruhunuz diye bende yazana yorum yaparak konuyu düşünmesini yorum olarak yazdım.sonramı bir sürü polemik.kişi olrak benede sizin gibi düşünüyor usulüne uygun eleştirileri rahatlıkla özümseyeceğimi söyleyebilirim.birde sitede çıkan bütün şiirleri okuyalım yazarını tanuyalım tanımayalım önemli olmamalı emeğinize teşekkürler.

Erturan Elmas
Erturan Elmas / 27.06.2008
Tesbitlerinize ve düşüncelerinize katılıyorum.

Derya Sesigüzel
Derya Sesigüzel / 27.06.2008
Bi de kendimi eleştireyim.Eleştirlere elbette ihtiyacımız VAR.En iyisi olmak için..Büyük harf nokta ve VAR kelimesi yanlış...ÖZÜR DİLİYORUM..

Derya Sesigüzel
Derya Sesigüzel / 27.06.2008
Eleştirlere elbette ihtiyacımız en iyisi olmak için.Burdan da sesleniyorum sevgili okurlarım kalem dostlarım büyüklerim eleştirin beni en iyi olmak istiyorum.Lütfen...İncitmeden ama:))Saygılarımla...

Müslime Uğuz Öngeli
Müslime Uğuz Öngeli / 27.06.2008
Şimdiye kadar yaptığım eleştiriler, yorumlar kısmından yazan arkadaşlar tarafından silindi.Birde eleştiriyorum diye işi kişiliğe hakarete kadar vardıran arkadaşlar var.Bu konuda kesinlikle haklısınız biz duygusal davranıyoruz. Bana göre eğer bir okuyucu yazıyı beğenmediyse en azından neresini beğenmediğini doğru bir şekilde yazarsa eminim bizde o kısmı düzeltebiliriz.Lütfen arkadaşlar yazılarımızı türü yazılış biçimi konusu gibi konularda eleştirsinler. Şu insanlara hakaret babında olan yazılarımızdan vazgeçelim.Saygılar.

Ecem Çevikdil
Ecem Çevikdil / 27.06.2008
Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Eleştirmekten korkuyoruz. Asıl korkumuz ise yanlış anlaşılmak. Ben de bazen korkuyorum. Okuduğum bir hikayede veya bir denemede eksikleri görebiliyorum bazen bunu söylemem gerekiyor. Yoksa içim içimi yiyor. Düşünüyorum taşınıyorum; nasıl söylesem nasıl bir üslup kullansam diye ancak yarım saat veya bir saat sonra cesaretimi toplayı "Lütfen ukalalık yaptığımı düşünmeyin." diyerek belki de binbir türlü özür dileyerek bir özel mesaj yazıyorum. İyi mi yapıyorum kötü mü bilmiyorum ama bunu vicdani bir görev olarak görüyorum. böyle güzel bir konuya değindiğiniz için de sizi tebrik ediyorum...


Eylül
5
Sanıyorum Vedalaşacağız
Bahattin GülyuvaHayata Dair Denemeler • 28 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Eylül
5
Kimin Umurundaki !
Mehmet AğbalıkHayata Dair Denemeler • 18 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
4
Doğru Bilgiyi Bilmek ve Onu Kullanmak Hakkında
Emre SahinHayata Dair Denemeler • 22 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
4
Mübarek Ayda Ya Diğer Günler
Lersan YilmazHayata Dair Denemeler • 16 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
4
Suç Kimde
Lersan YilmazHayata Dair Denemeler • 16 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
3
Sil İzlerimi
Mozan ArasKlasik Şiirler • 71 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ağustos
31
Nasıl Gençsin Sen?
Mozan ArasHayata Dair Denemeler • 83 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ağustos
28
Yokluğun Hicaz Makamında
Mozan ArasKlasik Şiirler • 79 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ağustos
28
Issız Ada Hikayeleri
Mozan ArasKomik Hikayeler • 247 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Ağustos
22
Bulursan Sıkı Tut Bırakma Sakın
Mozan ArasHayata Dair Denemeler • 106 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Haziran
15
Nasıl Bir Şehirdir Bu İstanbul?
Mozan ArasKlasik Şiirler • 1845 kez okundu. • 36 kez yorumlandı.
Ocak
10
Aşk Korkak Aşk Kaçak Aşk Yasak
Mozan ArasKlasik Şiirler • 1436 kez okundu. • 30 kez yorumlandı.
Mart
18
Yaşlı Kadın
Mozan ArasYaşamdan Hikayeler • 1335 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
14
Gece Manzaraları
Mozan ArasHayata Dair Denemeler • 812 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Temmuz
30
Acı Kaybımız Mustafa Naimi Coşkuner
Mozan ArasHayata Dair Makaleler • 734 kez okundu. • 93 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Eleştirmekten Korkmak mı İncitmemek mi?, Eleştirmekten Korkmak mı İncitmemek mi? denemesi, Eleştirmekten Korkmak mı İncitmemek mi? deneme, Eleştirmekten Korkmak mı İncitmemek mi? nedir?, Eleştirmekten Korkmak mı İncitmemek mi? hakkında bilgi, Eleştirmekten Korkmak mı İncitmemek mi? denemeleri, Mozan Aras denemeleri, Eleştirmekten nedir, Eleştirmekten denemesi, Eleştirmekten denemeleri, Korkmak nedir, Korkmak denemesi, Korkmak denemeleri, İncitmemek nedir, İncitmemek denemesi, İncitmemek denemeleri, mi? nedir, mi? denemesi, mi? denemeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Hapınızı Yuttunuz Mu?
Erol Sunat
Geldi!

Sezer Nişancı
Coğrafyam Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Loans | Advertising | Mobile Phones | Magazine Subscription | Myspace Layouts | Video | Arkadaş | Saat