kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Anı Hikayeler

Elini Ver Öğretmenim 1

29 / 4 / 2008  Salı tarihinde Ali Özkanlı tarafından eklendi, 268 kez okundu...

“Yeryüzü olanca cömertliği ile baharı yaşıyordu. Her taraf papatya, menekşe, lâle ve çiğdemlerle rengârenk oluyordu. Yeşilin her tonu gözlerimize ziyafet çekiyor. Küçük bir çiçekte rahmet denizi, koskoca bir âlem. Çiçeklerde görülen renk cümbüşüyle, eflâtunda, sarıda, yeşilde, kırmızıda güzellikleri okuyoruz satır satır, hece hece. Tabiat ayağa k...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Ali Özkanlı

Ali Özkanlı







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Elini Ver Öğretmenim 1



Yeryüzü olanca cömertliği ile baharı yaşıyordu. Her taraf papatya, menekşe, lâle ve çiğdemlerle rengârenk oluyordu. Yeşilin her tonu gözlerimize ziyafet çekiyor. Küçük bir çiçekte rahmet denizi, koskoca bir âlem. Çiçeklerde görülen renk cümbüşüyle, eflâtunda, sarıda, yeşilde, kırmızıda güzellikleri okuyoruz satır satır, hece hece. Tabiat ayağa kalkmış, tabiat secdede, bir mektup gibi bizi oku diyor. Rüzgârı, fırtınası, şimşeği, yıldırımı ve hışırtısıyla bize sesleniyor. Şırıl şırıl akan derelerden, çağlayanlardan bir tas su içmek istiyorum şifa niyetine. İçtiğim bu sular kor gibi yanan yüreğimi soğutsun istiyorum.

Bir ceylanın zıplayarak koşması, bir yağmur damlasının yanağımı ıslatması, gece vakti gökyüzündeki pırıl pırıl parlayan yıldızların bana göz kırpması, papatyaların neşeli bir şekilde sağa sola sallanması, mantarların bir anda yeryüzüne çıkıp selama durması, kayaların asırlara meydan okurcasına kıyama kalkması, rüzgârın etkisiyle otlardan gelen sesin kulağımda uğuldaması, yaprakların en güzel mûsikileri aratmayacak şekilde fısıldaması yüreğime öyle huzur veriyor ki anlatamam...

Çiçekle uğraşmak gerçekten zordur ama bir kere tadını alanlar için bu iş en büyük zevktir. Önemli olan bu işi yaparken yok yere bahaneler aramadan, kara çalmadan, efendim şartlar çok zor, zemin pek kaygan, işler yoğun diye sızlanmadan âşık Ferhat gibi gerektiğinde dağları delerek, tüneller kurup, nurlu ufuklara yelken açabilmektir. Labirentlerden korkmadan azim ve sabır sonucunda çıkış yolunu bularak gün yüzüne çıkmaktır. Kar çiçeği kimliğinde soğuk gönüllere aldırmamaktır. Bir kardelen misali zorluklara baş kaldırmak, evet bende varım, buradayım diyerek kıyama kalkmaktır. Aşk diliyle sineleri yarmaktır. En olmaz kuytulardan bir hayat bulup fışkırmaktır. Çiçeklerle uğraşmak sabırdır, neşedir, harekettir, topraktan fışkıran sinelerin bereketidir.

Çiçek bir ümit kıvılcımı, gayretin ilk ışığı, buzulların ilk hareket noktasıdır. Gözlerin güzelle buluşması, kavuşması ve ilk kucaklaşmasıdır. Yüzümüzü ekşitmeden gel demek, onu olduğu haliyle kabullenmektir. Çiçekler birer teselli pınarıdır. Hasretin bittiği, kırgınlıkların çürüdüğü, mazlumlara el uzatıldığı andır. En güzel duyguların kokusunun yayılmasıdır. Güzel kokularla konuşmaktır.

Bahar ve çiçek, gül ve bülbül, öğretmen ve öğrenci, birbirini tamamlayan önemli değerler. Hayat serüvenim bu güzelliklerle başladı. Gelin bu aşkı, bu sevdayı birlikte okuyalım.

Mesleğe İlk Adım… Karadeniz’in İncisi Ordu…

Yıl 1979 Şubat ayının ikisi. Ankara’da soğuk bir kış günü. Bir ilkokulda çektiğim kur’a sonucu görev yerim belli oluyordu. Ordu Valiliğine çıkan görev belgemi elime alınca ışıl ışıl gözleriyle bana bakacak, mis kokularıyla beni mesleğe alıştıracak, sıcacık nefesleriyle bana memleket hasretini unutturacak, çeşitli bahçelerin has kokulu bin bir renk ve güzellikteki eşsiz çiçekleri gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti. Artık öğretmendim. Bana o tatlı dilleri, güler yüzleriyle öğretmenim diyeceklerdi. Sevgili öğrencilerimle beraber olacak, günüm onlarla geçecek, onlara en başta sevgimi, bilgimi, ilgimi gösterecek, hayata hazırlayacak doğruluğu, dürüstlüğü, hak ve adaleti öğretecektim.

Karadeniz’in incisi Ordu’ya yol görünmüştü. Çiçeklerin sevdasıyla ve heyecan içinde Kayseri’ye dönüyordum. Yollar bir türlü bitmek bilmiyordu. Nihayet memlekete gelmiş, aileme sevinçli haberi vermiştim. Hazırlıklara hız vererek bir an önce öğrencilerime kavuşmak istiyordum. Bu kutsal görevimin başarılı geçmesi için Allah’a dua ediyordum.

Nihayet memleketten ayrılma vakti gelmişti. Ailem, yakınlarım, eş-dost ve akrabalarla vedalaşarak yola çıktım. Şubat ayının sonları idi. Hava insanın içini titretiyordu. Otobüse binince içim cız etti. İlk defa sevdiklerimden uzun süreli ayrılmanın acısı yüreğime çökmüştü. Bir anlık duygu yükünden sonra çocuklarla buluşacağımı, onları bağrıma basarak yararlı olacağımı, zorluklar karşısında Rabbimin bana yardım edeceğini düşündüm. Bunları düşünürken bir an çocuklar gözümün önüne geldi. Annemin, babamın ve sevenlerimin dualarının da arkamda olduğunu hissediyordum. Bir süre sonra içimdeki o sıkıntı dağılıp gitti.

Otobüs iç Anadolu’dan Karadeniz’e doğru yol alıyor, bozkırdan yavaş yavaş yeşilin her tonunun görüldüğü, denizin mavisiyle yeşilin kucaklaştığı o güzelim yerlere yaklaşmanın heyecanı beni sarıyordu. Karadeniz’e yaklaştıkça hava yumuşuyor, otobüsün camından dışarıdaki tertemiz, misk gibi hava ciğerime işliyordu.
Yolumuzun epeyce uzun olacağını biliyordum. Kayseri, Sivas, Tokat, Amasya, Samsun derken nihayet uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra otobüs sahili dolaşarak Ünye, Fatsa, Perşembe ve sonunda Ordu’ya gelmişti.

Yol beni epeyce yormuştu. Otobüste pek uyku tutmadığından olacak, başımda bir ağırlık vardı. Kendimi sanki rüyadaymışım gibi hissediyordum. Dalgın bir halim vardı. Gece yarısı birkaç arkadaşla beraber bir otele vardık. Ben sanki uyurgezer gibi dolaşıyorum. Odaya girer girmez hiç vakit geçirmeden bir an önce yatağa girmeyi düşünüyordum. Öyle de yaptım. Öyle bir uyumuşum ki kalktığımda dün geceden hiçbir iz kalmamıştı. Arkadaşlar benden önce uyanmışlar sohbet ediyorlardı. Otelin penceresinden şöyle bir dışarıya baktım. Hava sisli ve nemliydi. Kayseri’nin havasına benzemiyordu. Kalktım elimi yüzümü yıkadım. Arkadaşlarla beraber kahvaltı yapmak için çarşıya çıktık.

Tıraş Makinesini Niçin Getirdin?

Otelde birkaç gün kaldık. Bu süre içinde bir kur’a daha çekecek ve görev yapacağımız okul belli olacaktı. Otelde yaşadığım bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Çantamdan havluyu çıkarırken, memleketten getirdiğim elektrikli tıraş makinesini gören arkadaşlar:
— Hocam! Bu da ne! Tıraş makinesini niçin getirdin demezler mi? Ben de şaşkın bir halde;
— Herhalde tıraş olmak için deyince arkadaşlar gülüşerek;
— Gideceğin köyde elektrik olacağını nereden biliyorsun hocam? Diye takıldılar.

Gün geldi, çekilen kur’a sonucu okulum belli olmuştu. Arkadaşlarımın şaka yollu sözleri de doğru çıkmıştı. Tayinimin çıktığı köyde elektrik yoktu. Arkadaşlarıma göre en iyi kura’yı ben çektim. Okulum merkez ilçeye bağlı Gökömer Köyü Hacılar Mahallesi İlkokulu idi. Allah yardım etmişti. Diğer öğretmen arkadaşların tayinleri şu anda tam hatırlayamıyorum ama aklımda kaldığı kadar birinin ki Fatsa’nın bir köyüne, diğerininki de Ünye’nin bir köyüne çıkmıştı. Benim köy şehre on yedi kilometre uzaklıkta idi. Köy merkezinde bizim okula göre daha kalabalık olan bir merkez okul, iki tane de mahalle okulu vardı.

Benim köy merkeze fazla uzak olmayan caminin altında tek derslikli bir yer. Görünüşte okul denecek hiçbir belirti yok. Çok dikkatli bakıldığında bayrak direği fark ediliyordu. Köy çukurda olduğundan zaten köy halkı da buraya Alçakköy diyordu. Gece köyden Ordu’nun ışıkları görünüyordu. Daha sonraları ilçelerin şehre çok uzak olduğunu, mahrumiyet bölgelerinde ulaşımın çok zor şartlar altında yapılabildiğini atla, katırla gidilen yolu olmayan yerler olduğunu öğrendim. Tabii ki Allah’a şükrettim.




Telif Hakkı Uyarısı Elini Ver Öğretmenim 1 isimli yazı, Ali Özkanlı tarafından 29.04.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
tebrik Ayşen Uslu yazıyı tebrik etti...
tebrik Gülnaz Eliaçık yazıyı tebrik etti...
Zekeriya Efiloğlu
Zekeriya Efiloğlu / 30.07.2008
Hocam yürekten kutlarım......

Hamdi Oruç
Hamdi Oruç / 01.05.2008
Artık öğretmendim. Bana o tatlı dilleri, güler yüzleriyle öğretmenim diyeceklerdi. Sevgili öğrencilerimle beraber olacak, günüm onlarla geçecek, onlara en başta sevgimi, bilgimi, ilgimi gösterecek, hayata hazırlayacak doğruluğu, dürüstlüğü, hak ve adaleti öğretecektim. Öğretmenlik anısı...Tebrikler .Hazla okudum

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 30.04.2008
keşke tümöğretmenler bu kadar saf niyetli ve bu kadar dürüst olabilseler hocam... zamanında cühelaların ve art niyetli kişilerin yetiştirdiği nesillerin birçoğu aydınlanmadan nasibini alamadan hala eski zamanlarda yaşıyorlar kendi dünyalarında malesef... oldukça düşündürücü geldi bana anlattıklarınız..saygılar...


Eylül
1
Özlenen Günler
Mehmet AkkunAnı Hikayeler • 76 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
1
Kurbağa
Eda BozköylüAnı Hikayeler • 17 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
23
Yürek Üzerinde Taşınan Kağıt Parçası
Hatice YıldızAnı Hikayeler • 94 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Ah Su Eski Sulu Tabancalar
Ömer Faruk YıldızAnı Hikayeler • 81 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Prime Gel Prime!
Bahattin GülyuvaAnı Hikayeler • 100 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ağustos
1
Sevgi Risalesi
Ali ÖzkanlıSevgi Şiirleri • 59 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Haziran
24
Gülyüzlüm
Ali ÖzkanlıHayata Dair Şiirler • 128 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Haziran
11
Aşk Çiçeği
Ali ÖzkanlıSevgi Şiirleri • 109 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Haziran
9
Çocuklar Çiçektir
Ali ÖzkanlıEğitim Makaleleri • 186 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Haziran
9
Elini Ver Öğretmenim 10
Ali ÖzkanlıAnı Hikayeler • 251 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Mayıs
2
Veli ve Öğrencilerle İletişim Nasıl Olmalı?
Ali ÖzkanlıEğitim Makaleleri • 482 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mayıs
7
Elini Ver Öğretmenim 4
Ali ÖzkanlıAnı Hikayeler • 294 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mayıs
7
Anne
Ali ÖzkanlıAnne Şiirleri • 279 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Nisan
29
Elini Ver Öğretmenim 1
Ali ÖzkanlıAnı Hikayeler • 269 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Nisan
30
Öğretmen Beyindeki Zincirleri Çözebilir mi?
Ali ÖzkanlıEğitim Makaleleri • 262 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Elini Ver Öğretmenim 1, Elini Ver Öğretmenim 1 hikayesi, Elini Ver Öğretmenim 1 hikaye, Elini Ver Öğretmenim 1 nedir?, Elini Ver Öğretmenim 1 hakkında bilgi, Elini Ver Öğretmenim 1 hikayeleri, Ali Özkanlı hikayeleri, Elini nedir, Elini hikayesi, Elini hikayeleri, Ver nedir, Ver hikayesi, Ver hikayeleri, Öğretmenim nedir, Öğretmenim hikayesi, Öğretmenim hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Eğitimde Reform
Erol Sunat
Taş Helvası

Sezer Nişancı
Coğrafyam Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : News | Mortgage | Debt | Mobile Phone | Mortgages | Video | Arkadaş | Saat