Şu meşhur, Fırat ve Kılıçdaroğlu atışmasına güya ekranda TV lerde canlı canlı son nokta konacaktı. Resmen ve gene zamanımızı çaldırdık bürokratlara. Canlı yayın bittiğinde evcek birbirimize baktık: -Eeee ne oldu şimdi? Bildik manzaralardı. El sıkışıldı ve ayrıldılar.
Biri elma nereden? dedi, diğeri hangi armudu hangi dağdan toplamadığını ! açıkladı. Biri ” ıspatlarsam istifa edeceksin” dedi, diğeri “edemedin ki, özür dile” Biz de şaşkın, bilindik ülkem ailesi olarak kilitlendik ekran başına. Neticelenmeyen zaman, yandı bitti kül oldu. Hemen aklıma düştü, acaba bugün gene ülkemde ne vardı da, herkesin ilgisini buraya çekelim de milletimizin vekilleri ahaliyi evlerinde uyuturken, biz şu şu ihaleleri yapıverelim, özelleştiriverelim, satıverelim vs vs miydi acaba gene? Sanırım yanılmadım bu düşüncemde. Ve Radikal gazetesinde buldum aradığım cevabı:
“Türkiye, 1970`li yıllardan beri gündemde olan nükleer santral için yarın ihaleye çıkıyor. İlgilenen şirketler 24 Eylül 2008`e kadar teklif verebilecek. Santralın yatırım maliyetinin gücüne göre 5 ile 11 milyar dolar arasında değişebileceği belirtiliyor” “Yabancılar ilgili görünüyor Yatırımcılardan gelen teklifler öncelikle Türkiye Atom Enerjisi Kurumu`nun (TAEK) belirlemiş olduğu ölçütler açısından değerlendirilecek. TAEK ölçütlerini karşılayan teklifler, TETAŞ bünyesinde oluşturulacak ihale komisyonunca belirlenecek tarih ve saatte teklif sahiplerinin huzurunda açılacak. En uygun elektrik satış fiyatını içeren teklif sahipleri ihaleyi kazanacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkilileri, ihale katılımcılarının dünyada yaşanmakta olan krizden etkilenmemiş göründüğünü, yerli büyük gruplarla ortak hareket eden çok sayıda yabancı şirketin ihaleye yoğun ilgi gösterdiğini belirtti.”
Ve diğer gazetelerde de benzer ana başlıklar yer almaktaydı elbette.
Özellikle de Ankara, İzmir,İstanbul gibi büyükşehirlerde küçük gruplar halindeki çevrecilerin halkı bilinçlendirme çerçevesinde yaptıkları küçük gösterileri bile göremedik ekrandaki düello sebebiyle.
Bizlere, çocuklarımıza ölüm pazarladıklarını (nükleer santral tehlikesinin boyutlarını)görmemek için ekran başındaydık hep birlikte.
VE SON HABER : İHALE ERTELENDİ !!! İptal değil sevgili dostlar sadece ertenmiş yani...
Bundan başka, "Ergenekon" denen anlayamadığımız olayı, çöken ekonomiyi de bir kaç gün olsun unuttuk gibi oldu değil mi?
Umuyorum Sayın vekiller bu işe bilerek alet olmamışlardır.Onlar sadece elmalarla armutların derdindeydi zaten. İstifa ve özür falan da olmadı...kısaca koskacaman bir hiççççççççççç!
Güzel yurdumun her köşesine, güzel yürekli yurdum insanına, güzel bayramlar bayramlar diliyorum efendim.
Körfezden merhaba. SEZER NİŞANCI 26 Eylül 2008 İzmir
Yazı Sahibi
Sezer Nişancı tarafından 28.9.2008 tarihinde eklendi 408 kez okundu.
Telif Hakkı Uyarısı
Elmalarla Armutlar Karıştı isimli yazı, Sezer Nişancı tarafından 28.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Aslında bende yayından bişey anlamamıştım ama anlayamadığımı böylesine etkili ifade edememiştim. sağolasın körfez yürek.sahi ya, kısaca, koskocaman bir hiçti.
“* Bundan başka, Ergenekon denen anlayamadığımız olayı, çöken ekonomiyi de bir kaç gün olsun unuttuk gibi oldu değil mi ? *” (Sezer Nişancı) *1* ---- Onun okuyan bir kişi- fakat isteyen tek taraflı desin, isteyen de iki taraflı okuduğunu beyan etsin ama ben okuduğuna kaniyim- olduğunu söyleyerek yorumuma başlamam gerekiyor. Daha önce defalarca yorum yapmayı denedim. Fakat ne sıra geldi, ne de hazırladığım yorumu ekleyebildim. Kısmet bu güne imiş. Başka bir deyişle gündemime aldığım kişilerdendi.
Yazılarındaki birçok savına katılsak ta, elbette katılmadığımız olacak. Bu da (sanırım) demokrasiyi oluşturur, bizleri doğruya götürür. Örneğin; yazısından yaptığım alıntıyı ele alalım: yazara göre Ergenekon anlaşılmaz ve ekonomi çökmüştür. Bu yazar açısından doğru olabilir, benim açımdan Ergenekon anlaşılmaz değil, ekonomi de çökmüş değil. Yalnız benim açımdan değil, 70 milyonun yüzde 51''ine göre.
Sanırım, şimdilik bu kadarla yetinmeliyim.
Saygılarımla.
Yazara başarılar dilerim. --- (*) bence bu gibi siyasi konuların uzağında durmalıyız.
“* Bundan başka, Ergenekon denen anlayamadığımız olayı, çöken ekonomiyi de bir kaç gün olsun unuttuk gibi oldu değil mi ? *” (Sezer Nişancı) *1* ---- Onun okuyan bir kişi- fakat isteyen tek taraflı desin, isteyen de iki taraflı okuduğunu beyan etsin ama ben okuduğuna kaniyim- olduğunu söyleyerek yorumuma başlamam gerekiyor. Daha önce defalarca yorum yapmayı denedim. Fakat ne sıra geldi, ne de hazırladığım yorumu ekleyebildim. Kısmet bu güne imiş. Başka bir deyişle gündemime aldığım kişilerdendi.
Yazılarındaki birçok savına katılsak ta, elbette katılmadığımız olacak. Bu da (sanırım) demokrasiyi oluşturur, bizleri doğruya götürür. Örneğin; yazısından yaptığım alıntıyı ele alalım: yazara göre Ergenekon anlaşılmaz ve ekonomi çökmüştür. Bu yazar açısından doğru olabilir, benim açımdan Ergenekon anlaşılmaz değil, ekonomi de çökmüş değil. Yalnız benim açımdan değil, 70 milyonun yüzde 51''ine göre.
Sanırım, şimdilik bu kadarla yetinmeliyim.
Saygılarımla.
Yazara başarılar dilerim. --- (*) bence bu gibi siyasi konuların uzağında durmalıyız.
Sayın Nişancı, Uzaydan ülkemize bakınca çevre ülkere bakın. Bulgarıstan Nükleer reaktörü var, Ermenistan Nükleer reaktörü var, İsrail nükleer rektörü var Rusya nükller reektörü var var da var Nükleer enerji bir zorunluluktur sadece biz geciktik.Nükler enerjinin hakim olduğu o kadar geniş bir saha varki hemen her yerde karşımıza çıkmata. Barışçıl amaçlara kullanıldğı zaman tıbbın hizmetinde sanırım nimetleri ve külfeti olan bir kaynak ve sahip olmakta fayda var derim. Saygılar c.d.
Yüreğinize sağlık. Güncele ait yazınız çok hoş ve akıcıydı. Yazıklarınıza katılmayan sanırım yok gibidir. Zaten tartışmada beklenen gibi neticelendi.Sürpriz olmadı yani. %80 bişey bu tartışmadan çıkmayacağını biliyordu. Eee tarihe bakan bunu görür. Sevgiler...
Yıllardır süregelen bir oyunun replikleriydi yaşananlar sadece. Zaman, mekan ve oyuncular değişse de kurgu tarih gibi tekerrür etti. Aksi olması düşünülebilir mi ? Hayır! Suçlayan ve suçlanan arasındaki karşılıklı ilişkiler ve birbirine olan göbekten bağımlılık düşünüldüğünde bu ‘polemiğin’ saygı ve sevgi içerisinde sıcak bir el sıkışmayla biteceği aşikardı !
Tekelleşen medyanın bunu, son yılların en büyük ‘düellosu’ olarak ifade etmesi elbette onun çıkarları gereğidir. Bu olayı/olguyu manşetlerine taşıyan ve usta edebiyatçılara taş çıkartacak cinsten ‘mübalağa’larla süsleyen Doğan Medya Grubunun hükümetle olan biçimsel sürtüşmesi ortadadır. Ancak buradaki amaç samimi olarak ‘yolsuzluklarla mücadele’ olmaktan oldukça uzak duruyor. Çünkü her iki partinin de geçmişi bu konuda oldukça karanlık. Bu ‘savaştan’ zafer sarhoşu olarak çıkan CHP dahi konuyu daha derinleştirecek adımları atamaz. Sezer hanımında bahsettiği gibi hükümetlerin ve onların sözcülüğüne soyunan boyalı basının temel amacı halkın gerçek sorunlarını ve gündemini manipüle etmektir. Ekonomi büyük bir hızla dibe vururken, enerji,ulaşım ve sağlık gibi temel ve hayati konularda dışa bağımlılık en üst seviyedeyken. Asgari ücretle bu ülkenin işçileri yoksulluğa mahkum edilirken ve pek çoğu mezarda emekli olurken. Sepetlerine koyacak elma ve armutları bile bulamayacaklardır. Ne dersiniz damak tadımızdan mı vazgeçelim, yeni bir sepet mi alalım ?
Ben de tv de böyle polemikler olduğunda aklımdan aynı şeyi geçiriyorum. Şu anda Yurdumun biryerlerinde karartma var ve birşeyler sabahın ilk ışıklarıyla ortaya çıkacak diye. UYUTULMUYORUZ aslında UYUMAYI seviyoruz. İsyanlı gösteriler küçük gruplarla sınırlı. Halkımız üzerindeki ölü toprağından kurtulmadıkça birileri biryerlerde karartmalar yapmaya devam edecektir. Biz de sabahın ilk ışıklarıyla vah vah tüh tüh deyip geçiştirmeye devam edeceğiz. Aziz Nesin''i rahmetle anıyorum!!! Saygılarımla
Sezer ablam canım ablam kendimizi yırtıyoruz anlatamıyoruz hani bir laf vardır şeytanın iki oğlu var biri halele biri şelele derler.Bunların hepsi cambaza baktırma.Yazdığın her satıra imza değil kellemi koyarım ablam.Hepsinin seneryoda bir rolü var.Oynanan mizansen hep aynı.Mehmet ağar her herzeyi yedi kenara çekildi.Bahçeli ip attı vay be!Biz de yedik öteki başka bir şey öteki başka hava hayatları yalan.Eğer bu yazdıklarım paranoya ise komplo teorisi ise ben razıyım başım gözüm üzerine istediklerini desinler.Ama ne yazık ki ne komplo teorisi ne de paranoya.Hepsinin bu tiyatroda bir rolü var.Kaybeden yine bu halk olacak.Ne yapalım uyumayacaklar,korkmayacaklar,toplumsal iki yüzlülüğe girmeyecekler.Offf neyse ablam neyse emeğine ellerine yüreğine sağlık bin kere.