“yüreğim küçüktü o zamanlar bir sıcacık gülümsemeye muhtaç olduğum ve bana hayatı veren o insana ihtiyaç olduğum bir zaman geçmişteki...ellerim ellerini ararken bakışına bile hasretim şimdi .soğuk bir sonbahar sabahı kalbimin yenik düştüğü bir hastalıkla uğraşıyordu küçücük bedenim.başımda atan yürekler acıyla bakarken bana çaresiz şimdi ben acıy...”
yüreğim küçüktü o zamanlar bir sıcacık gülümsemeye muhtaç olduğum ve bana hayatı veren o insana ihtiyaç olduğum bir zaman geçmişteki...ellerim ellerini ararken bakışına bile hasretim şimdi .soğuk bir sonbahar sabahı kalbimin yenik düştüğü bir hastalıkla uğraşıyordu küçücük bedenim.başımda atan yürekler acıyla bakarken bana çaresiz şimdi ben acıyla bakıyorum gidişlere.zaman sabahın tez saatinde beni hayata bağlayan tek bir ilaç uğruna yola koyulmaya hazırlanırken sevdiğim insan ne olduğunu bilmediğimiz bir yolculuğa hazırlanıyormuş meğerse ...okadar acının içinde herşeyi unuttum o an tek derdim o insanın kendi dünyasına dönmesi için dua etmekti..küçücük ellerim allah a yalvarıyordu..herkes beni oradan uzaklaştırma telaşındaydı kötü bir şey olduğunu hissediyordum ve hayatta belki bilmediğim tek şeyi görmemi öğrenmemi istemediler.istediklerini yaptım uzaklaştım ama içim acıyordu sebepsiz...gün ağarmıştı .kalabalıkları severdim ben çünkü o zamanlarda tüm tanıdık yüzler çevremdeydi yani sevdiklerim.herkes gülerken o zamnlarda şimdi ağlıyordu her gözde bir yaş..anlam verememiştim koşarak kalabalığa girdim kimse farketmedi bile benim varlığımı.hastalığım sebebiyle ayakta bile zor duruyordum.başımı uzattım.büyük bir kutu ama o ürkütücüydü.çünkü kutular bana babamın hediye paketlerini hatırlatırdı hep o an ise sadece acıyı.kalbim dahada zorluyordu beni o an gözlerimin karardığını farkettim ama ayakta durmalıydım herkes oradaydı bir babamı görememiştim onu arıyordum deli gibi...meğerse o gördüğüm şey tabutmuş içindekide canım babam ...ne kadarda masum yatıyordu..herkes ağlıyordu başında ama nedenini çözemiyordum...şimdilerde anladım...kalbim acırken el sallıyordum sebebini bilmediğim yolculuğa çıkan bir yolcunun ardından...kalabalığı takip ettim herkes hem ağlıyor hemde babamı bir yere kapatıyorlardı haykırdım duyulmadı sesim kimse dinlemedi beni annem onu okadar çok severken nasıl gönlü razı oldu onu orada bırakmaya...herkes dönüş yolundayken ben ayrılmak istemedim annem yanıma geldi babamın tabiriyle o dünya güzeli gözlerini hiç bukadar hüzünlü görmemiştim.çok küçüktüm ama bu yolcunun dönmeyeceğini biliyordum..annem hep dua için kendisine yalvardığım allah`ın onu yanına aldığını söylemişti birtek..ben o an neden diye haykırdım neden ben neden bukadar erkendi bu ayrılık ben daha doyamamıştım..bana söz verdiği bebekleri bile alamamıştı daha bayram geliyordu beraber gidip o çok beğendiğim vitrinin önünde saatlerce ağladığım elbiseyi bile alamamıştı .babam söz verdiğinde tutardı .ben beni bırakmaması için söz almayı unutmuşum ondan..ozamnlar anlamadan zaman geçti.yokluğu şimdilerde oturuyor içime .ben onsuz hayatta yarım kaldım.hep eksik yaşadım sevgileri mutlulukları o benim en büyük aşkımdı.başka hiç bir aşk konmadı yerine konamazda..ozamandan değişen tek şey ellerim ve dualarım daha büyük..ne zormuş temelsiz bir binada güvenli olduğumuzu sanıp yıllarca oturmak..o şimdi yok olmayacakta tek arzum gece olduğunda kavuşmak onunla.ve tek duam bir gün ona kavuşmak...
keşkeler yaşarız hepimiz hayatımızda ben keşke onunla daha çok vakit geçirseydim diyorum tek tavsiyem sizlere yılda birkez hatırlamayın o güzel insanları şimdi yanınızdaysa eğer sıkıca sarılın ve onu kucaklabildiğiniz için şükredin allah`a........