Erkeklik ve Gözyaşı
Bugün yine çok duyguluyum, hüzünlüyüm ve kederliyim .Göz pınarlarıma yaşlar birikmiş,baskı kuruyorlar yanaklarıma süzülmek için.Nemlenen kirpiklerim ise set oluşturmuşlar sanki,tüm tazyikiyle fışkıracak olan gözyaşlarıma.
Erkeğe ağlamak yakışır mı hiç? Hayır! Hayır!
Ağlamamalıyım, içim kan ağlasa da yaşlarımı, azat olmuş bir köle misali bırakmamalıyım, salıvermemeliyim onları pınarlarından özgürce.
Olur ya birileri görürde akan yaşlarımızı, erkekliğimize halel getiririz. Erkekler ağlar mı hiç?
İnsanlığımızdan utanacağımız olaylarla karşılaşsak bile ağlamamalıyız. Katı yüreğimizle, duyarsız bir şekilde müşahede etmeliyiz çevremizde olup biten tüm olayları.
Camii avlularına terk edilmiş bebekleri görsek bile ağlamamalıyız. Oluş nedenlerini irdelemeden,
Pervasızca eleştirdiğimiz tinerci, kapkaççı, hırsız...
daha nicelerini görünce, muhasebe yapmadan eleştirmeliyiz ve bir çözüm bulmadan sadece ve sadece eleştirip seyretmeliyiz değil mi?
Sokakları kendilerine mesken edinmiş kimsesiz yavruları görünce ağlamamalıyız.
Cebinde beş kuruşu olmayan işsizlerimize...
Akşam,çocuklarına ekmek getiremeyip için için ağlayan babalara ağlamamalıyız.
Pazar tezgahlarından sıkılarak, çekinerek çürük meyve ve sebze toplayan analara, babalara ağlamamalıyız, düşünmemeliyiz onları...
Afrika`da ve dünyanın dört bir köşesinde açlık ve susuzluktan ölen yüz binlerce bebelere,insanlara göz yaşlarımızı akıtmamalıyız, ağlamamalıyız.
Hiçbir suçu ve günahı yokken düşmanın hain kurşunlarına hedef olan, yeşermeden solan fidanlara üzülüp,bana ne diyerek ağlamamalıyız.
Karşılıksız sevmeyi unutanlara, menfaati ön planda tutanlara, selam vermeyi bile rüşvet sayanlara, kendisinden başkasını düşünmeyenlere ağlamamalıyız. Daha sayamadığım onlarca hatta yüzlerce insanlığa sığmayan hadiselere ağlamamalıyız ve hatta görmemeliyiz.
Çünkü biz erkeğiz, erkekler ağlar mı hiç!?
Gözlerimiz yaşlarla dolsa bile...
Sıkıntıdan migrenimiz artsa bile...
İçimiz kan ağlasa bile...
Ne erkeklik ama değil mi?