Eskiyen Yaşanmışlıkta Kurşun Asker Dramı
Oyuncaklar kendini nasıl da sevdirir.Arabalar,atlar,küçük zararsız hayvanlar,askerler...Onlatı ilk gördüğümüzde nasıl da heyecanlanmıştık.O zamanlar daha az sorunumuz vardı ve saflığımızı henüz kaybetmemiştik.
Herhalde oyuncağı olmayan çocuk yoktur(!).O zamanlar oyuncaklar saflığın ve çocukluğun simgesiydi.Şimdiki gibi savaşlara,ölümlere özendirmek için kullanılmıyordu.Eğer oyuncaklar özündeki saflığı yitirmeseydi ve sadece _noel baba gibi_ özenli ellerde yapılsaydı,ben en çok kurşun askerim olsun isterdim.
Askerlerin şavaş simgesi olmadığı,silahlardan kurşun yerine güllerin çıktığı bir ülkedir oyuncak ülkesi ve her insan önce oyuncak ülkesinden geçer.Bazılarıysa oyuncakların büyüsüne öyle kapılır ki o ülkeden artık çıkamazlar.İşte o ander insanlar oyuncak ülkesinin sahibidir.Oyuncaklarla özdeşleşir ve oyuncakların kirlenmesine inat,temiz oyuncaklarla kurduğu müzeyi,kirlenmiş dünyaya inat bir oyuncak saflığıyla ayakta tutar.Çocuksu dünyasında oyuncaklara şiirler yazar.O Sunay Akın’dır.Savaşı bitirmek için vücudunu savaşan askerlerin önüne siper eder.
Bir de Türk şiirinde oyuncak vardır.O şiirlerde canlanır askerler,yardım etmek için şaire...
Oyuncak ve şiir denildiğinde Ülkü Tamer’i anımsamadan geçmek olmaz.”Taştan Asker” şiirini hatırlayalım.
“İlk oyuncak neydi?
Kilden mi yapılmıştı,sazlardan mı?
-Taştan bir asker yaptım
kurtarsın diye babamı,sonra boyadım onu
yağmurla.
Asker dağları aş bu gece,
O iri adamın mağarasına git,
Köşede duran babamı getir.”
Hep merak etmişindir canlanan asker Ülkü Tamer’e yardım etmiş midir?Ya da o iri adam kimdi?Sıradan bir insan mı?Yoksa oyuncakların özünü bozan bir tekel mi?İri olması da özü bozulmuş oyuncaklardan kazandıkları paralar yüzünden mi?
Heykeller dünyanın oynanamayan oyuncaklarıdır.Bunun için her dikilen heykelle sevinirken yıkılan her heykelde oyuncağı elinden alınan bir çocuk gibi ağlarım.
Eskiden daha az sorunumuz vardı ve her şey çok daha iyidi.İnsanlarla oyuncaklar arasındaki perde o zaman yoktu.Oyuncaklar henüz saflığını yitirmemişti.
Hiç sonu olmayan bir rüyaydı oyuncaklar,
Ama gitgide artacak içinde kötülük.
Bu gidişle oyuncaklarda can alacak.
Onların bile masumluğu bitecek.