Etik Haftası
Bundan sonra dikiş tutmayız.
Ekonomik kriz, siyasi çalkantılar, dünya konjonktüründeki hızlı değişim, bizim için hep hikâye idi. Zaten bir lokma bir hırka felsefesiyle dünyamız kurulmuş. Hayata dair tüm saçaklı verileri bir derbi maçı kadar önemsemeden dimdik ayakta kalmanın sırrı, yazılı kuralların dışında sahip olduğumuz değerlerdir. İşte bu değerleri kaybediyoruz. Sonrası tufan.
’Asri Zamanlar’ hayatımıza girince daha önceleri ayıp karşılanan birçok davranış şeklini kanıksar olduk. Derken televizyon çok övündüğümüz aile mefhumunu dinamitledi.
Hırsızlık, arsızlık, yolsuzluk ve hortumculuk gazetelerin vazgeçilmez manşetleri oldu. Tüm olumsuzlukları bilge bir filozof gibi karşılayan halkıma hep güvendim. Bu günlerde güven duygusunu yitirmiş haldeyim.
25 Mayıs- 1 Haziran Etik Günü ve Etik Haftası olarak kutlanacak ve çeşitli etkinliklerle etik ilkelerin yaygınlaştırılması, benimsetilmesi sağlanacak. Etik kelimesini biraz açmak gerekebilir. Kelime Yunanca etos kökünden gelir. Fransız orijinli ‘Ahlak Bilimi’ anlamına gelen bir kelimedir. Türkçede doğrudan ahlak kelimesi karşılığında kullanılıyor. Arapçada ‘hlk’ kökünden türeyen ahlak kelimesi yaratılış, huy, seciye anlamlarına gelmektedir.
Toplum mühendislerinin yaşamımızın her noktasında yok saydıkları ahlak kurallarını şimdi anma ve etkinliklerle yeniden kazanmaya çalışacağız. Eğer manevi değerlerimiz ve ahlaki değerlerimiz belirli gün ve haftalar gibi algılanırsa vay halimize. Yılda bir hafta etkinliklerle hatırlanacak ahlak, mazide güzel bir hatıra olarak yer edecektir hayatımızda.
İslam terminolojisinde fıkıh kuralları izah edilirken… adamın durumu şuna benzer… gibisinden benzetmelere başvurulur. Basit bir benzetme ile bizim durumumuz da kendi ayağını kurşunlayıp doktor arayan adama benzedi.