Ey Hayat
Sevgili Hayat,
Sessizliğin boğulmuş karanlıkta. Usulca sarıyor bedenimi.Yine her şey üzerime saldırıyor düşman gibi.
Hayat, sana kızıyorum.Her şeyin sebebini sende arıyor ve sende buluyorum.Gecelerin karanlığında, bu rıhtımdan seyrediyorum seni.Ve bu rıhtım ürkütüyor beni ey dost.Sevdalıların, aşk terennümlerine kayıyor tahayyüllerim.Onlarda bu rıhtımdan atıyorlardı aşk naralarını.Ve cebelleşiyorlardı seninle zaman, zaman.
Bu rıhtım üşütüyor beni ey dost.Ey hayat,acılarımı,yalnızlığımı,yaşamın insafsızlığını,bak yine seninle paylaşıyorum.
Artık, en kötü anlarımda, bu rıhtıma geliyorum.Kızkulesi’ni seyir ediyorum.İstanbul’u buradan, daha bir sakin buluyorum.Boğaziçi’ni daha bir güzel görüyorum.
Ey hayat.Çaresizliğimde, sana kızıyorum ve sana küsüyorum.Ama bunları, bir dostum gibi sarılarak, yine sana anlatıyorum.Hem düşmanımsın, hem de dostum.Bu ne tezat ey hayat, sana soruyorum.Bir ben miyim sana tutsak, sana aşık ve sana yasak?
Bir gün, bu rıhtımdan, bu fani beden de yok olacak.
Ey hayat, yaşam yalnız senden de ibaret değilmiş, öbür alem, bir gün seni de susturacak…