Sokak Çocuklarının Dramı
Başka bir şehirdeyim. Büyük ve kalabalık evlerin apartmanlardan oluştuğu bir yer. Dışarıda yağmur yağıyor ve nedense içimde bir hüzün var. Saatler ilerliyor gece yarısını biraz geçiyor ve dışardan çocuk sesleri geliyor. Küçücük bir çocuğun feryadı geliyor kulaklara. Sokak çocukları bağırıyor. Birileri bişeyler yapıyor ve ağlıyor birkaçı. Yüreği burkuluyor insanın. Onların suçu yok. Suçlu olan kimse yok. Aslında herkes suçlu. Bir parça ekmek için verilen kavga, bir yudum sıcaklık için öldürülenler. Onlara cahil diyemeyiz onların isteği bir tabak yemek. Karınları açken eğitimden sevgiden nasıl bahsederiz. Sokaklarda koşan üzerlerinde yırtık elbiseleri olan ve ayaklarında yarım ayakkabılarla soğukta dolaşan onlar. Biz ise nasıl da rahat rahat kendi durumumuzdan şikayetçi oluyoruz.
Aklımıza hiç gelmiyor mu kötü durumdakiler. Onlar için yapacak bişey yok doğanın dengesi belki de herkes fakir olamaz veya herkes zenginde olamaz ama çocuklar çekmesinler. Onlar küçücük elleriyle, kirlenmiş masum yüzleriyle sokaklarda bir şeyler satmasınlar. Erkek çocuklar hayata küfredip hırsız olmasınlar, kızlar kendilerini satmasınlar. Peki ne yapsınlar? Onlar masumken,güçsüzken ezmiyorlar mı, dünya öyle bir dünya ki iyiliğinde sonu yok kötülüğünde….