Ford Un
ford, otomobil sanayiinde seri üretimi gerçekleştirerek araba maliyetini büyük ölçüde düşürmüştü.
henry ford un 1908 yılında T modeli ford arabayla yaptığı atılım, sonuçları bakımından, yalnız otomobil sanayiinde değil genel olarak sanayide ve yalnız amerikan halkı için değil zamanla bütün toplumlar için bir dönüm noktası olmuştur denebilir. böylesine engin bir başarının gerisinde henry ford un konuya yaklaşımındaki yaratıcı ve gözüpek tavrın o dönem amerikan toplumunun gereksinim ve beklentileriyle olağanüstü bir uyum göstermesi bunda hiç kuşkusuz belirleyici etken olmuştur.
1908 yılında otomobil sanayii daha emekleme çağındaydı. otomobil biçim olarak atlı arabaları çok andırdığı gibi pahalı, rahatsız, yavaş, kısacası az gelişmiş bir binek aracıydı. topu topu on yıllık bir geçmişi vardı ve otomobil üreten az sayıdaki firmaların kapasiteleri son derece düşüktü. üstelik üretilen otomobillerin biri birini tutmuyordu. bütün bunlara karşın otomobil satışlarının sayısı da her geçen gün artıyordu. kimi gereksinimden, kimi gösterişten bir otomobil edinmek istiyordu. ama o tarihte üretilen otomobillerin büyük çoğunluğu 1.000 dolardan fazla fiyatla satılıyordu. hatta fiyatı 2.000 dolardan fazla olanlar bile tüm imalatın yarısından çoğunu oluşturmaktaydı. doğal olarak bu kadar parayı otomobil almaya ayırabilecek çok kişi yoktu. otomobil ancak çok parası olanların sahip olabileceği bir "lüks"tü. öte yandan, daha çok kentlilerin hizmetinde bir taşıttı. oysa çiftçilerin de birçok bakımdan en az kentliler kadar gereksinimleri vardı.
amerikan otomobil sanayiinin babası sayılan henry ford bütün bu gerçeklerin bilincindeydi ve yeni bir model otomobil üretimine karar verdiğinde, bunun söz konusu sınırları, engelleri aşacak bir model olmasını örgördü.
düşüncesini şöyle açıklamıştı: "kitleler için bir otomobil yapacağım. en iyi malzemeyle, en iyi işçilikle, mühendislerin tasarlayabileceği en basit, en sade modele göre imal edilecek. o derece ucuz olacak ki dolgunca bir ücretle çalışan herkes alabilecek."
1908 ekiminde fabrikadan çıkan ilk T modeli ford bu ölçütlere uyuyordu. bir kere oldukça ucuz sayılırdı. fabrika çıkış fiyatı 850 dolardı. sonra satış yönetmeninin deyişiyle "esas olarak kır için yapılmış bir araba"ydı. çiftçinin köyden kente kolayca inmesini sağlayabildiği gibi birkaç küçük değişiklikle tarla sürmekte de işe yarardı. dahası, şasisi kaldırıldığında dört silindirli motoru odun kesmekten tereyağı dövmeye, topraktan su pompalamaktan elektrik üretmeye dek birçok işte kullanılabilirdi! "2.000 dolardan ucuz ya da pahalı başka hiçbir marka otomobil bu hizmetleri veremez" derken ford bayileri abartmıyorlardı.
henry ford un getirdiği yenilikler bu kadar değildi. daha önemlisi üretim alanında gerçekleştirilmişti. özellikle üretimin, çalışmanın örgütlenme biçimi açısından yalnızca otomobil sanayii için değil genel olarak bütün sanayi için geçerli olabilecek yepyeni bir yöntem uygulamaya konmuştu. bu yönteme göre, işçiler eskiden olduğu gibi hep birlikte bir tek arabanın yapımında çalışmıyorlardı. iş, olabildiğinde ufak parçalara bölünmüştü. amaç zamandan tasarruftu. böylece üretkenlik çok artmış oluyordu. zira her işçi arabanın yalnızca belli bir parçasıyla ilgili tek bir işi ve yalnızca onu yapıyordu. eskiden olduğu gibi işçiler yapım sırasında işin çevresinde dönmüyorlar, kendileri hep belirli bir yerde dururken yapım parçaları tavandan sarkan askılara takılmış ya da hareket halindeki tezgahlara yerleştirilmiş olarak önlerinden geçiyordu. ancak ilk başta bütün bu parçaların bir araya getirilmesi yine eskisi gibi ayrı montaj tezgahlarında oluyordu. bunda da yine gecikmelerle karşılaşılıyordu çünkü son montaj noktasına iş akışı çok düzensizdi. kimi zaman yığılma oluyor, kimi zaman boş boş bekleniyordu. üç-dört yıl giden bu sistem edinilen deney birikiminin ışığında büyük ölçüde geliştirildi. ilk kez seri üretime geçildi. bir başka deyişle çeşitli montaj birimlerinin yerini zincirleme montaj aldı.
elde edilen sonuç büyük bir başarıydı. 1913 te meydana getirilen ilk üretim-zincirine aynı yılın sonunda bir ikincisi ekelndi. birkaç ay sonra dört yeni zincir daha kuruldu. 1913 ağustosunda T modeli bir ford un yapımı on iki buçuk saatte olurken 1914 ocağında bu süre bir saat otuz iki dakikaya inmişti. henry ford şöyle anlatıyor: "atölyede her bir parça yer değiştiriyor: ya taşıma kayışlarına asılı olarak ya hareketli tezgahlarda montaj sırasına uygun olarak işçilerin önünden geçip gidiyor. önemli olan, her türlü kaldırma ya da taşıma işinin mekanik araçlarla otomatik bir şekilde yapılıyor olması."
amerikan halkı arasında "tin lizzie" olarak tanınan T modeli ford un dış görünüşü son derece sadeydi. yapım zamanını ve maliyeti daha da düşürmek üzere zaman içinde model daha da sadeleştirilmişti. fakat 1917 de bile ilk günkü biçiminden ayırt etmek oldukça zordu. her şeyden önce rengi hiç değişmemişti. en baştan beri hep siyah renkte yapılmıştı. öte yandan kusurları da az değildi: örneğin, gaz pedalı yerine direksiyonun altında bulunan bir gaz kolu vardı; benzin göstergesi yoktu, dolayısıyla sürücüler ne kadar benzinleri kaldığını saptamakta çok güçlük çekiyorlardı; tekerleklerde oynak jantlar yoktu: bu yüzden, lastik değiştirmek çok büyük bir dert oluyordu.
her şeye rağmen satışlar çok iyiydi. 1913 yılında bd de otomobil yapan üç yüz firma içinde fort tek başına pazarın yüzde kırkını elinde tutuyordu. 1914 de bu rakam yüzde elliye yaklaşmıştı. savaşın patlak vermiş olması satışları bir süre olumsuz etkiledi. sonradan abd nin de savaşa girmesi üzerine otomobil yapımı azaltılarak bazı askeri araçların yapımına gidildi.
ilk kez 1917 yılında ford un karoserinde biçimsel bir değişiklik yapıldı. kare hatların yerini daha yumuşak eğimli çizgiler aldı. o tarihte ford un yıllık üretimi 750.000 gibi bir rakama ulaşmıştı. satışlar iyiydi. işçi ücretlerine pahalılığın gerisinde kalmakla birlikte yüklü denebilecek bir zam yapılmıştı. henry ford un düşüncesi, geliri artan kitlenin tüketime daha çok para harcayabileceği dolayısıyla otomobil satışlarının daha da çok yükseleceği idi. bir yandan da ford otolarının fiyatı düşürülüyordu. hızla büyümekte olan bir pazara uygun gelen bu siyaset, ekonominin 1920 yılında büyük bir bunalıma girmesi üzerine her kesimde ağır sarsıntılara yol açtı. henry ford bu bunalımlı dönemi uyanık ve becerikli yaklaşımı sayesinde de az hasarla atlattı.
ancak bu arada yeni bir olgu kendini duyurmaya başlamıştı. tüketici kitle T modelinden bıkmıştı. yenilik istiyordu, rahatlık ve güzellik arıyordu. hiç değişmeyen siyah rengi, son yıllarda kısmen inceltilmiş hantal görünümü artık alıcıların tepkisini çekmeye başlamıştı. bu arada "chevrolet" marka bir otomobil tüketicinin rahatlık, yenilik, güzellik isteğine cevap vermeyi başararak ford için ciddi bir rakip durumuna gelmişti. 1926 yılında şaside yapılan yeni düzenlemeler ve değişik renklerde üretim de durumu kurtarmaya yetmedi. her geçen gün düşen satışlar karşısında T modelinin yapımı 15.007.0033 üncü arabada durduruldu. (26 mayıs 1927). dokuz ay sonra da yeni bir ford, A modeli piyasaya sürüldü.
T modeli ford birçok bakımlardan çok önemli bir öncülük yapmıştı. ama artık görevi bitmiş gününü doldurmuştu. arkasında parlak bir geçmiş bırakarak müzeye kaldırıldı.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :