Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(2)Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(2)BÖLÜM(2)Erman, Yunanistan’da oturan fakat işi gereği bir çok kez Türkiye’ye gelen bir denizci idi. Aslında kendisi Türk olmasına rağmen içinde Allah korkusu olmadığı için vatan hainliği yapmaktan çekinmezdi. İri yapılı, uzun boylu olduğu için midir, nedir bilinmez fakat fazlasıyla kibirlenir, gözünü para hırsı bürür ve zalimleşir. Fakat çok çabuk pişman olur.Belki de bu özelliği isminden geliyordur onun. Her şey bir yana, Yunanistan’da gemisine koyup gizlice getirdiği eroini buralarda satar ve bir çok kez Türkiye’de kaçakçılık yaptığı da olurdu onun. Zaten kendisinin bu işleri sebebiyle PKK örgütüne bilgi vermekten de çekinmezdi.Fakat onlara yardım götüremezdi.Korkardı. Çünkü Türkiye’nin uzun zamanlardan beri kabusu olan PKK ile mücadelesini küçük büyük hepimiz biliriz.Fakat hiç düşündünüz mü? Bu PKK nasıl güçleniyor? Neyle besleniyor? Evet belki bu nedenle bir çok şehit veriyoruz.Bu doğru!Ama onlardan eksilen, ölen olmuyor mu? Tabi ki de oluyor.Aslında şöyle bir baktığımızda bizden daha fazla kayıp veriyorlar. Fakat dış kuvvetlerden destek aldıklarından onları bu etkilemiyor. Ama Allah’ın kudreti büyük! Mevla’m razı gelmiyor olanlara! Bunun için başbakan, genelkurmay ve Türk Milleti de elinden geleni yapıyorlar.Hani hatırlar mısınız Çanakkale’yi?Orada da Mevla’m razı gelmemişti.Geçememişlerdi hainler Çanakkale’yi! İşte Erman da bilgi vermekten çok, yardım ederken engelin çıkmasından korkuyordu. Yine bir gün Türkiye’ye yolculuk yapmak için hazırlandı. Fakat bu sefer bir değişiklik vardı.Gemisine eroinden farklı olarak silah ve cephane malzemelerini de yerleştirmişti. Çünkü başta da anlattığım gibi son günlerde kabus olan PKK’ya bu malzemeleri teslim edecekti. Anladığınız üzere yine hainlik, yine kötülük düşünüyordu. Kırçıllı sakalını, Sanırsınız ömrü boyunca hiç bakılmamış, sıvazlayarak; “Oldu bu iş” dedi. Ama bu sefer yaptığı yenilir, içilir türden değildi. Kendisi gibi beyazlı, sarılı, hoş görünmeyen, çok düzgün olmayan bu işinde de çok titiz davranıyordu.Gümrükte sorun olmasın diye silahları öyle bir saklıyordu ki aklınız hayaliniz şaşar.Aslında suç ona bu işi yaptırtan ülkenin. Demiştim ya bu PKK dışarıdan besleniyor diye. İşte şimdi sizde görüyorsunuz. Anlıyorsunuz ne demek istediğimi! Fakat korkmayın. Allah’ın oyunu büyük! Görelim Mevla’m neyler? Neylerse güzel eyler!... Ve görünmesini istemediğinden midir, nedir bilinmez fakat koni şeklinde beresini kafasına giyerek yola çıktı.Birinci sorun olan gümrük sorununu da halletti.Sıra boğazları geçerek İstanbul’a varmakta, oradan arkadaşları sayesinde malları doğuya, PKK örgütüne sevk etmekte idi. Gerçekten de bu sefer hayli yorucu işi vardı. Fakat başarılı olacağına inanıyordu. Gemide başına gelecekleri bilmeden gece sefası yapıp, dinleniyor, gülüyor, PKK adına tezahüratlar yapıyordu. Bu arada gemi yolunu alıyordu. Aynı alçak Elizabeth gibi. Denizin üzerinde sanki dünyanın yükünü almış, hainlikle beslenmiş gibi süzülüyordu. Şimdi Çanakkale sınırları içindelerdi. Boğazdan ağır ağır ilerliyorlardı. Ta ki Kilitbahir’e gelesiye kadar. Bu arada boğazı seyreden Erman, gördüklerine inanamadı.Önünde, denizin üzerinde yürüyen bir çok asker... Bazıları genç bazıları da yaşlı olan bu askerler, boğazda elinde sıkı sıkı tuttuğu silahlarıyla geçit vermiyorlardı.Erman bu görüntüler karşısında çok şaşırdı. Gözünü kapatsa da yine açtığında bir çok kez aynı manzarayla karşılaşıyordu. “Galiba çok yoruldum.O yüzden hayaller görüyorum” diye düşündü. Gemiyi kenara çekip dinlenmeye geçti.Biraz çay içiyor, arkasına yaslanıyor, olan olayları unutmaya çalışıyordu. Fakat nafile. Gördükleri içini o kadar etkilemişti ki unutulacak gibi değildi. “Bir an için burayı terk etmeliyim.Burası büyülü.” diye düşündü. Hem burada fazla durması onun için iyi değildi. Tekrar dümeninin başına geçti ve gemiyi çalıştırmaya başladı.Fakat gemi çalışmıyordu.Evet, evet! Şu güne kadar çalışmadığını görmediği yavru Elizabeth Kilitbahir civarında çalışmıyordu. Burası ona kilit olmuştu gerçekten. Birden isyan etti Erman; “Nerden çıktı şimdi bu? Kahrolası yerde çakılı kaldık! Sonra bozulsa olmuyor muydu?” Hemen İstanbul’daki gemi tamirinden anlayan arkadaşını aradı.Durumu ona anlattı.Fakat arkadaşı akşam işi olduğunu, yarın sabah kesin Çanakkale’de olacağını söyledi.Tabi ki de Erman’ın yapacak bir şeyi yoktu.Eli kolu bağlı bekleyecekti. Sıkıntısını atmak için gemiden dışarı çıktı ve her zaman baktığı bir türlü anlam veremediği sözün yazılı olduğu o güzel tepeye karşı bir ah çekti.Ama bu sefer içi titredi. Başından vurulmuşa döndü. Tam karşıda, tepenin üstünde o yazı; “ Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir.” duymuştu bu sözü. Ama nerede. Evet! Bu sözü rüyasında duymuştu. Fakat burayla ne alakası olabilirdi? Buralarda ne olmuştu ki?... DEVAMI DİĞER BÖLÜMLERDE...
Yazı Sahibi
Etiketler
gecilmedin+gecilmeyeceksin+bolum+2+ , geçilmedin , geçilmeyeceksin , bölğm , 2 , enes , aydın , memleket , hikayeleri ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
20
Kasım
13
Kasım
5
Kasım
1
Ekim
18
Haziran
30
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(7)
• Enes Aydın • Memleket Hikayeleri • 176 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
29
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(6)
• Enes Aydın • Memleket Hikayeleri • 108 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
28
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(5)
• Enes Aydın • Memleket Hikayeleri • 140 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
27
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(4)
• Enes Aydın • Memleket Hikayeleri • 93 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
26
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(3)
• Enes Aydın • Memleket Hikayeleri • 92 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ocak
21
Mayıs
9
Mart
29
Kasım
1
Nüfusu Az Sorunları Çok Geleceği Parlak Kent Çivril
• Enes Aydın • Deneme / Karalamalar • 507 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
23 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||