kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Memleket Hikayeleri

Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(5)

Geçilmedin   Geçilmeyeceksin! Bölüm(5)
28 / 6 / 2008  Cumartesi tarihinde Enes Aydın tarafından eklendi, 84 kez okundu...

“BÖLÜM(5)Erman’ın artık sinirleri bozulmuştu.Çünkü gerçeklerle yüzleşmek ona zor geliyordu.Onun bu sinirini anlayan Ali Rıza amca, onun kolundan tuttu ve oturttu bir yere. “Gel” dedi. “Sana bir türkü okuyayım.”Çanakkale içinde vurdular beni Ölmeden mezara koydular beni Of gençliğim eyvah Çanakkale köprüsü dardır geçilmez Al kan olmuş suları bir t...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Enes Aydın

Enes Aydın







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(5)


BÖLÜM(5)

Erman’ın artık sinirleri bozulmuştu.Çünkü gerçeklerle yüzleşmek ona zor geliyordu.Onun bu sinirini anlayan Ali Rıza amca, onun kolundan tuttu ve oturttu bir yere. “Gel” dedi. “Sana bir türkü okuyayım.”


Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
Of gençliğim eyvah

Çanakkale köprüsü dardır geçilmez
Al kan olmuş suları bir tas içilmez
Of gençliğim eyvah
………….


“Türkü güzelmiş.” dedi Erman. Ali Rıza amca boynunu büktü ve “Güzeldir” dedi Gözünün nemini sildi. Devam etti; “Fakat bende büyük anısı vardır bu türkünün.İstersen onu da Seyit onbaşıyı bitirdikten sonra anlatayım.Olur mu? Yoksa sen meraktan ölüp gideceksin. Bu rüyanda gördüğün askerin ve karşıdaki askerin adı baştan da söylediğim gibi Seyid Onbaşı. O Çanakkale destanın gidiş yönünü değiştiren efsane insan.Hani belki izlemişindir eski Türk filmlerini. Hiç abartısız işte ordaki Cüneyt Arkın gibi. Şimdiye kadar anlattığım olaylarda hep top altında kalan bizdik. Fakat ortaya Seyit Onbaşı çıkana kadar.Nasıl mı? Dur anlatayım. Yine tarihlerden 18 Mart’ı gösteriyordu. Rumeli Mecidiye Tabyası’nda yani burada tek ayakta kalabilen tek top vardı.Fakat onunda vinci bozulmuştu. Bu yüzden mermi kaldırılamıyordu. Seyid Onbaşı insan üstü güçle o zamanın 215 okkalık yani 276 kilogramlık mermiyi Bismillah çekerek namlunun ucuna sürmüş ve bu kahramanlığı ile Ocean gemisine büyük hasara yol açtırmıştı.Ve diğer gemilerde Nusret Mayın Gemisi’nin döktüğü mayınlara isabet edince Türklerin menziline yavaş yavaş girmeye başlamışlardı. Gemiler niye uğradıklarını şaşırmışlar. Bu şaşkınlıkla tamamen Türklerin menziline girerek ağır top altında kalmışlardı. Ve boğazdan deniz yoluyla geçemeyeceklerini anlayıp geri döndüler. Yeni hareket planları yapmaya başlamışlar. İşte Çanakkale Savaşı’nın birinci harekatı başarı ile son bulmuştu.İşte senin gördüğün mübarek insan sayesinde olmuştu bu başarı.Anladın mı şimdi Seyid Onbaşı’yı?”

“Evet!” dedi Erman. “Gerçekten de efsane bir insanmış.Fakat bundan sonra ne oldu? Düşman askeri sadece kaçıp gittiler mi?”

“Hayır!” dedi Ali Rıza amca. “Daha bunun kara harekatı var.Hiç denk durur mu düşman? Fakat onu da ileriki zamanlarda anlatacağım. Şimdi bir lokantaya oturalım da biraz karnımızı doyuralım.Olmaz mı?”

Ve bir lokantaya girip üç beş bir şey yediler.Yerken hem konuşuyor hem de birbirlerine hayat hikayelerini anlatıyorlardı. Erman, Ali Rıza amcanın sözünü kesti ve; “Hani sen bana Çanakkale Türküsü’nün sen de bıraktığı izi anlatacaktın!” dedi. Bunun üzerine Ali Rıza amca; “Evet, evet! Haklısın.Bir an için unutuvermişim. Dur anlatayım. ‘Küçükken gazi olan dedem evde yalnız başına kaldı mı hep bu türküyü söylerdi. Ben de kapı arkasından dinlerdim onu.Bir gün dayanamayıp sordum. “Dede” dedim. “Sen niye hep bu türküyü söylüyorsun.” Bu soru üzerine dedem bana öyle bir hayat hikayesini anlattı ki aklın hayalin durur. Sadece şunu söyleyebilirim Mehmet Akif’in ağzıyla; Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak, Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak…’ İşte bu Çanakkale Türküsü hatırlatır bana dedemin hayat hikayesini.O hayat hikayesi aklıma geldikçe de ağlarım hep ben.” dedi. Sonra şöyle bir durdu ve ; “Sen Kınalı Hasan öyküsünü bilir misin?” dedi. Erman da “Hayır.” dedi. Fakat anlatırsa mutlu olacağını söyledi.Bunun üzerine Ali Rıza amca anlatmaya başladı;

“Çanakkale Savaşı’nın başlarıydı. Anadolu’dan bir çok genç savaşta bulunabilmek için can atıyorlardı. Bunlardan biri de bizim Kınalı Hasan idi. Köyünde savaş için alımlar yapılırken koştu Hasan. Beni de yazın diye.Bende girmek isterim savaşa fakat yaşı küçük olduğu için bir başka söyleyişle bıyıkları tarakla taranır vaziyette olmadığı için almak istemediler onu savaşa. ‘Sen ailene bak burada!’ dediler. Fakat devlet ve Allah aşkıyla yanan genç olduğundan çıkardı cebinden tarağı tam batıracaktı ki dudaklarına hocası tuttu elinden, “Yapma Hasan!” dedi. Onun bu yiğitliğini gören çavuş yazdı onu da savaşa. Ve savaşa gitme zamanı gelmişti. Anası yanına çağırdı Hasan’ı. Ve çıkarıp kınaladı başını. Savaşa öyle gönderdi. Orduda komutanı sordu; ‘Hasan niye kınalı senin başın .Kız mısın oğlum sen!’ Hasan biraz kızarmıştı fakat öne doğru gelerek; ‘Anam kınaladı başımı komutanım!’ dedi. Komutan da; ‘ Sor bakalım anana niye kınalamış.Sonra gel bana nedenini söyle. Olur mu?’ dedi. Hasan bu olay üzerine anasına bir mektup yazdı.Fakat yazdığı mektubun cevabını okumak nasip olmadı.Anası gönderdiği mektupta şöyle açıklıyordu; ‘Kuzum, Hasan’ım! Nasılsın, iyi misin? Cephe arkadaşların da iyidir inşallah! Atandan, babandan geri kalmayasın. Komutanlarını atan bilesin.Yavrum! Burada deden de , bacın da iyidirler. Hasretle geleceğin günü bekliyoruz.Gözlerinden öper.Selamlar dilerim.Komutanım! Hasan’a saçlarının neden kınalı olduğunu sormuşsunuz. Biz üç şeye kına yakarız. Kurbanlık koyuna kına yakarız, Allah’a kurban olsun diye. Gelin kızlarımıza kına yakarız, kocalarına kurban olsunlar diye. Peygamber ocağına gönderdiğimiz askerlere kına yakarız, vatana, millete kurban olsunlar diye.Allah sizi ve milletimizi başımızdan eksik eylemesin. Evlatlarımızı size, sizi de Allah’a emanet ediyorum.’ Mektup burada bitmişti. Bunu okuyan bir dev kadar güçlü ve kuvvetli komutanın göz bebeklerinden şimdiye kadar hiç görülmemiş bir iki damla göz yaşı akıverdi. İşte böyle Erman işte böyle…”

Bu öyküyü duyan Erman da ağlıyordu.Fakat niye ağladığını bilmeksizin. Çünkü çok etkilenmişti onu çok….

DEVAMI DİĞER BÖLÜMLERDE...



Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Eylül
4
Zağar
Bekir CevizciMemleket Hikayeleri • 84 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
31
Yolculuk
Ahmet Sinan AydınlıMemleket Hikayeleri • 14 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Baksen Şu Bir Karış Toprağın Ettiğine
Bekir CevizciMemleket Hikayeleri • 117 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
3
Mujik İle Tujik
Aydin YilmazMemleket Hikayeleri • 96 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
29
2145
Bekir CevizciMemleket Hikayeleri • 144 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
30
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(7)
Enes AydınMemleket Hikayeleri • 139 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
29
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(6)
Enes AydınMemleket Hikayeleri • 73 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
28
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(5)
Enes AydınMemleket Hikayeleri • 85 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
27
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(4)
Enes AydınMemleket Hikayeleri • 67 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
26
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(3)
Enes AydınMemleket Hikayeleri • 67 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ocak
21
Şehite Mektup
Enes AydınToplumsal Makaleler • 670 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
29
Ağaç ve Orman Sevgisi
Enes AydınAnı Hikayeler • 586 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Mayıs
9
Maşuk’a Özlem Mektubu
Enes AydınMektup Hikayeleri • 463 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
23
Bir Öğretmen Ağacı
Enes AydınEğitim Makaleleri • 427 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
1

Anahtar Kelimeler Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(5), Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(5) hikayesi, Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(5) hikaye, Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(5) nedir?, Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(5) hakkında bilgi, Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(5) hikayeleri, Enes Aydın hikayeleri, Geçilmedin nedir, Geçilmedin hikayesi, Geçilmedin hikayeleri, Geçilmeyeceksin! nedir, Geçilmeyeceksin! hikayesi, Geçilmeyeceksin! hikayeleri, Bölüm(5) nedir, Bölüm(5) hikayesi, Bölüm(5) hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Hapınızı Yuttunuz Mu?
Erol Sunat
Geldi!

Sezer Nişancı
Coğrafyam Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Free Credit Report | Repair Bad Credit | Hotel Las Vegas | Remortgages | New York Hotels | Video | Arkadaş | Saat