Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(6)
29 / 6 / 2008 Pazar tarihinde Enes Aydın tarafından eklendi, 73 kez okundu...
“BÖLÜM(6)Ali Rıza amca ile Erman yemeklerini bitirip gezilerine devam etmeye başladılar. Şimdiki yolculukları ise Seddülbahir’e idi Ali Rıza amca burada şehitleri ve Abideleri gösterecek, Çanakkale’nin ikinci bölümü olan kara savaşını anlatacaktı. Seddülbahir’e varınca savaşı anlatmaya devam etti Ali Rıza amca; “Deniz yoluyla yenemeyeceğini a...” Okuyucu Puanı ;
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(6)BÖLÜM(6) Ali Rıza amca ile Erman yemeklerini bitirip gezilerine devam etmeye başladılar. Şimdiki yolculukları ise Seddülbahir’e idi Ali Rıza amca burada şehitleri ve Abideleri gösterecek, Çanakkale’nin ikinci bölümü olan kara savaşını anlatacaktı. Seddülbahir’e varınca savaşı anlatmaya devam etti Ali Rıza amca; “Deniz yoluyla yenemeyeceğini anlayan düşman donanması bu sefer Gelibolu yarın adası üzerine çıkarak karadan saldırmayı planlamışlardır.İşte tam buraya Seddülbahir’e İngilizler ve Fransızlar çıkartma yapmışlardır. Anılarla dolu, yüz yüze, sırt sırta yapılan buradaki savaşta Osmanlı Devleti galibiyetle sona erdirmiştir.Fakat bu savaş da kolay kazanılmamıştır.Dedim ya, yüz yüze, sırt sırta diye.Düşmanla aramızda yüz metre ya var, ya yok.Bu yüzden ölüm kalım savaşı şeklinde sürdü burada ki savaş.Ve öyle ki Çanakkale şehitlerinden 57. alaydaki bir asker şöyle anlatıyor bu olayı; ‘Düşman askeri hızlı bir şekilde üstümüze geliyordu.Ne yapacağımızı şaşırdık.Ve geri çekilmeye başladık.Bunu gören Ulu önder, büyük insan Atatürk, bize niye kaçıyorsunuz diye sordu.Biz de düşman dedik ve sustuk.Ve Atatürk’te o büyük emri verdi; –ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum.Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar kaim olabilir- bu söz üzerine bize de ölmek düştü.Gözümüzü kıpmadan savaştık düşmana karşı. İşte böyle savaş ortasında, savaş kuralları gereğince mola verilir. Hem yaralılarımızı, hem de cephelerimizi toplayalım diye. Böyle bir mola vaktinde yaralılarını toplayan bir Türk askeri yerde yaralı yatan düşman askerini görür. Dayanamaz ve yanına gider.Az önce silahı ile vurduğu askere su verir ve yarasına bakar. Tabi ki de düşman askeri bu olay üzerine şaşırır.O sanır ki, Türk askeri kendisini öldürmeye geldi.Fakat yanılır.Çünkü Türk askerinin bu kadar cesur ve bu kadar merhametli olduğunu bilemez.Ve yine Türk askeri bu molalarda hızlıca abdest alıp, namazlarını kılmaya çalışırlar.Sonunda da el açıp, dua ederler Allah’a! Vatana dirlik, düzenlik vermesi için.İşte böyle kazanıldı bu savaş Erman, işte böyle. Yanındaki biricik arkadaşı parçalanırken gözünü yummadan vatan için savaşan kahramanların sayesinde kazanıldı.Onların merhameti ve dualarıyla kazanıldı.En önemlisi de birlik ve beraberlik sayesinde kazanıldı. Çünkü bir yandan asker düşmanla savaşırken, bir yandan da o zamanın ellerinden öpülesi analarımız cepheye mermi ve erzak taşımaktaydı. Diğer tarafta ise askere savaşa gelemeyen manevi erler, ekmek yapma, kıyafet dikme telaşında.Çünkü Türk askerinin üzerinde yoktu giyeceği, senin rüyanda gördüğün gibi yoktu bir tas yiyecekleri. Ya Erman işte böyle! Buralarda yatanlar da o günlerde şehit olan kahraman askerlerimiz.Allah ruhlarını şad eylesin. Amin kelimesi döküldü dudaklarından Erman’ın. Kafasını sallayarak; “Ne büyük savaş, ne büyük askerler bunlar!” dedi. Ve yere çöktü. Konuşmasına devam etti; “Anlıyorum şimdi her şeyi, anlıyorum.Kendimin ne kadar hain olduğunu anlıyorum. Hele benim ecdadım vatanı için bunları yapmışken, ben bunları yapmamdaki kötülüğü anlıyorum. Kişiliğimi anlıyorum, benliğimi , terbiyesizliğimi anlıyorum. En çok da şu boğazdan benim gibisini geçirmeyen vatan aşkı ile yanan askerleri anlıyorum, anlıyorum…. Acaba, acaba affederler mi beni? Ha ne dersin Ali Rıza amca? Ne yapmalıyım ben şimdi?Affederler mi söyle!” bunları söylerken hem ah ile göz yaşı döküyor, hem de dizlerine vuruyordu. Fakat Ali Rıza amca omzundan tuttu onun. Ve; “İstersen dua et.Seni sana gösteren Rabbimden af dile. Olur mu? Hadi gel ! Şuradaki camide bir abdest alalım.Sonra da dili kalbe indirip güzel bir dua edelim, af dileyelim.” dedi.Bunun üzerine Erman; “Ben bu güne kadar hiç abdest almadım ki ! Nasıl alınacağını da bilmiyorum.Fakat sen bana öğretirsen neden olmasın ki? Tabi ki de dua ederim.” dedi. DEVAMI DİĞER BÖLÜMLERDE...
Eylül
4
Ağustos
31
Ağustos
20
Baksen Şu Bir Karış Toprağın Ettiğine
• Bekir Cevizci • Memleket Hikayeleri • 118 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
3
Temmuz
29
Haziran
30
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(7)
• Enes Aydın • Memleket Hikayeleri • 139 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
29
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(6)
• Enes Aydın • Memleket Hikayeleri • 74 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
28
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(5)
• Enes Aydın • Memleket Hikayeleri • 85 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
27
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(4)
• Enes Aydın • Memleket Hikayeleri • 68 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
26
Geçilmedin Geçilmeyeceksin! Bölüm(3)
• Enes Aydın • Memleket Hikayeleri • 67 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ocak
21
Mart
29
Mayıs
9
Aralık
23
Kasım
1
Nüfusu Az Sorunları Çok Geleceği Parlak Kent Çivril
• Enes Aydın • Deneme / Karalamalar • 413 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||