Geçkin JigolalarGeçkin JigolalarGenellikle orta halli ailelerin oğulları olup eline yüzüne bakılır güzellikte, hatta oldukça yakışıklıdırlar. Genelde birden çok evlilik yaparlar. Orta yaşa geldiklerinde hayattan maddi refah ve başarı düzeyindeki beklentileriyle, elde ettikleri arasındaki farkı görürler. Kapasiteleri belli , umduklarıyla buldukları çok faklıdır. Derhal başarısızlıkları için çocuksu dünyalarında başkalarına anlatabilecekleri aslında kimsenin dinlemek istemediği mazeretler bulurlar. Sonra birden ortadaki erkek kıtlığını ve bazı kadınların ne olursa olsun evlenmeye ne kadar meraklı olduklarını düşünerek zengin bir kadın arayışına girerler. Nede olsa hala yakışıklıdırlar ve dünyada nesli tükenmekte olan elit bir cinse mensupturlar Önceleri beğendikleri kadınlar inanılmaz pırıltılı orta yaşa yaklaşmış, genellikle kendine ait evi , arabası parası ve işi olan kadınlardır. Kendilerinin bile inandıkları derin bir hayranlıkla kadına yaklaşır inanılmaz bir aşık performansı sergilerler. Hayatlarının kadınını bulmuşlardır ve Allah ‘ ın izniyle işte sonunda gelecekleri kurtulmuştur. Flörtün ilk günlerinde varmak istedikleri hayat standartdnın gereği olarak sizi en şık ve en romantik restaurantlarda ağırlarlar. Pahalı hesapları her ay taksitlendirdikleri kredi kartları ile öderken birazcık elleri titrese de hiç renk vermezler. Gerçekte yatırım yapmadan sonuç alınamayacağını ve kaz gelecek yerden tavuk esirgenmeyeceğini onlarda bilirler. Eh karşılarındaki kadında eşek değildir ya, elbet gün gelecek onun ne bulunmaz hint kumaşı olduğunu anlayacak ve bu geçkin yaşında karşısındaki şahane yaratığı elinden kaçırmamak için elbet elindeki avucundaki varlığı ortaya koyacaktır. Bu tip erkeklerin giysileri yıllarca elden çıkarılmayacak şekilde klasik ve tanınmış markalardan alınmış olup, genellikle arabaları da gösterişlidir. Leasingle şirket hesabına alınmış gösterişli cipler veya kırmızı renkli spor arabalar tam onlara göredir. Evlerine gittiğiniz zaman giysi ve arabalarına gösterdikleri özenin onda birini evlerine göstermediklerini görür, şaşar kalırsınız. Gerçekte evleri onların sadece iki ilişki arasında dinlendikleri ve elbiselerini değiştirdikleri geçici mekanlardır. Nasıl olsa kısa bir süre sonra kalıcı mekanlarına, yani sizin şık ve güzel evinize taşınınca tüm bu sorunlar kendiliğinden sona erecektir. Bu tip erkeklerle ilk beraber olduğunuz gecenin ertesi gününde acaba beni arayacak mı, son on iki saattir yaşadıklarımız yeni bir ilişkinin başlangıcımı yoksa bu da ötekiler gibi tarih mi olacak falan gibi yeni çağ kadını endişelerine kapılmazsınız. Çünkü her şey yerli yerindedir. O, tam artık bu devirde bana uygun bir erkek yok , en iyisi hayatımı yaşayayım dediğiniz bir anda, ummadığınız bir biçimde karşınıza çıkmıştır. Gittiğiniz partide gerçi kapıdan girdiğinde sizde onu fark etmiştiniz ama ilk konuşmaya çalışan o oldu. Telefon numaranızı isteyen de oydu. Hatta iki gün sonra arayıp sizi sinemaya davet ettiğinde gidip gitmemeyi pek önemsememiştiniz. Ama o hep sizi doğru zamanlarda aradı , sizi almaya geldiğinde giyimi kuşamı yerinde, arabası tertemizdi. Son derece makul bir sürenin sonunda yatağa girdiniz. Hemen bu gece diye ilk günden üzerinize saldırmadı ama acaba gay mi yoksa bende mi bir tuhaflık var diye endişelendirecek kadar da bekletmedi.İlk berberliğinizin ardından uçmuyorsunuz ama yine de dudaklarınızda mutlu ve rahat olduğunuzu belirten cool bir gülüşle dolaşıyorsunuz ortalıklarda. Arayıp hatırınızı soracağından, hatta daha abartırsa çiçek bile yollayabileceğinden eminsiniz. Nitekim saat onbire doğru arıyor sizi. Kısaca konuşup kapatıyorsunuz telefonu. Bu gece eve gidip temiz bir duş aldıktan sonra o güzelim yatak çarşaflarının arasına nasıl süzüleceğinizi düşünürken [ eh her şey iyi güzeldi de dün gece o yatakta iki kişi uyumak biraz zor gelmişti aslında. Siz zaten yorgun bir aşk gecesinin ardından tek başına uyumanın hoşluğunu epeydir keşfetmiş bir yeni çağ kadınısınız.] telefon çalıyor. O, sevgiliniz , ne tatlı aklı hep sizde.Allah tutarlı bir ilişki arayan tüm arkadaşlarınıza da böylesini nasip eder inşallah. O da ne? -Bu gece ne yapıyoruz sevgilim? diye soruyor. -Eyvah şimdi ne yapacağız? Ben bu gece eve gidip dinlenmeyi düşünüyordum , pek dışarılarda bir şey yapacak halim yok diye geçiştirmeye çalışıyorsunuz. Bu cevabı vermeniz çok doğal aslında, çünkü bu güne kadar onunla hep sokaklarda sürttünüz. Bu sezon açılıp ta daha önce gidemediğiniz veya yıllardır gittiğiniz bütün o şık yerlere gittiniz. O ise bu cevabı evde beraber olalım diye algılıyor ve - peki o zaman ben eve gelirim diyor. İşte bunu beklemiyordunuz .Evde miskin miskin salınma hayallerinize paydos. Zaten sesinizdeki tereddüdü fark edip küskün küskün -beni istemiyor musun? diye sızlanmaya başladı bile. İlk günden işin büyüsünü bozmak istemediğiniz için koştur koştur eve gidip hazırlanmaya başlarsınız. Hazır tüm vaktini size ayıran bir erkek bulmuşken sızlanacak değilsiniz ya. Oysa kısa bir süre sonra onun aslında kendi sosyal faaliyetlerinden ve arkadaşlarından çaldığı zamanları size ayıran değil, sizden başka vakit ayıracağı kimsesi olmayan bir yalnız adam olduğunu anlarsınız. Hayatının kısır döngüsüdür bu. Kendi deyimine göre o hep uzun ilişkilerden hoşlanmış , vaktinin işten hariç zamanlarını hep birlikte olduğu kadına adamıştır. Peki bu mükemmel erkeğin ilişkileri niye hep bitmiştir o zaman? Hepsinin son derece akla yatkın sebepleri vardır ve mükemmel sevgilimiz hep haksızlığa uğramıştır. Genellikle ilk karısı zengin bir ailenin kızıdır ve kayınpederi ile evlendikten sonra işler düzelir zannetmiştir ama düzelmemiştir ve oda bir gün çarpmış kapıyı çıkmıştır. O bunları anlatırken şahsiyetli kendini ezdirmeyen erkeğinizle gurur duyarsınız .Zaten muhtemelen sizden daha zengin bir kadınla evli olduğu duygusu içinizde hafiften bir kıskançlık duygusu uyandırmaya başlamıştır bile. Konuyu geçiştirirsiniz. Gerçekte ise beyimiz köşeyi dönerim ümidi ile evlenmiş ,hele çocuk olduktan sonra cici kızı ile evlendi diye kayınpederin onu zamanla paraya boğacağını ümit etmiştir. Bu şekilde yalnız kendisi değil, annesi, hatta küçük erkek kardeşi bile kurtulacaktır. Akrabaları arasında turnayı gözünden vurduğu için itibarı artmıştır. Anne ise, her ne kadar güzel ve zengin gelin öyle arzu ettiği kadar sık gelip gitmiyorsa da ,artık mahallenin gözünde oğlu iyi yere damat olmuş itibarlı bir komşudur. - Ne olur ne olmaz bakarsın bizim kızı da fabrikaya aldırıverir Fatma hanım teyzenin oğlu diye düşünmektedir karşı komşu. Ama beklenen olmaz. Sanayici kayınpeder sevgili kızının bu çulsuza aşık olmasına çok bozulmuştur ama, biraz karısının ısrarı biraz da kızın kaçarım tehditleri karşısında hayır diyememiştir. Damadın gerçek kapasitesini daha doğrusu kapasitesizliğini hem karısına hem de kızına ispat etmeyi kafasına koymuş, tilki gibi planlar yapmaktadır.Yıllardır kazandığı para olmasa, o adamın kızını almayacağını bal gibi biliyordur. Kızı alınacak bir kız olmadığından değil [ Tabi ki onun kızı alınacak kızdır, hem de en iyilerine layıktır da] bu adamın hedeflerine uymadığından . Zaten çulsuz herif ortaya çıktığından beri evde dirlik düzen kalmamıştır. Kayınpeder damadı beklediği şekilde ihya etmeyerek taarruza geçer , damadın değil ama kızının eline gizli gizli paralar sıkıştırır. Ya da yeni evlilere bazı lüksler verir ama tabi kızı el bebe gül bebe tutuldukça. Kız için se zaten bir süre sonra işin cazibesi kalmaz. Nasıl olsa her istediğini yaptırmıştır. Kaprislere başlar , damat da şımarık karısını nazlamaktan sıkılmıştır . Dışarıda ufak tefek çapkınlıklara başlar ve ipini çeker, kapı dışarı edilir. Prensiniz sırça köşkten inmiştir ama bu arada zenginliğin getirdiği lükslere de alışmıştır. Elinden geri alınan oyuncakların özlemini çekmektedir.Hem kayınpederin aldığı tekne ve arabalarla gezerken peşinden ayrılmayan kendi kategorisindeki karşı cins güzeller de yavaş yavaş etrafından yok olmaktadırlar. Gerçekte onların da kendi hayatlarını kazanmaları gerekmektedir. Gözden ve cepten düşmüş bir zengin damadı eskisiyle kaybedilecek zamanları yoktur. İşte orta yaşlı beyefendi görünüşlü uyumlu sevgiliniz birkaç tane kapı daha çaldıktan sonra benzer hikayeleri yaşaya yaşaya size kadar gelmiştir. Tabi bu aşamada siz daha tüm tabloyu bütünüyle göremediğiniz için kollarınızı açar ve hayatınızın erkeğini ne de kolay bulduğunuzu düşünerek onun yavaş yavaş evinize yerleşmekte olduğunu görmezden gelirsiniz. İnanılmaz aşk geceleri yaşarken o size eski karısıyla ten uyuşmazlığından veya frijit olduğundan bahsederek ne muhteşem bir kadın olduğunuz konusunda sizi bir kere daha onurlandırır. Banyoya giderken selülitlerinizi saklamaya çabaladığınızda o, rahat ol canım çok güzelsin seni çıplak izlemeye bayılıyorum der. Tam olarak inanmasanız bile yine de hoşunuza gider. Arkadaşlarınız da ona bayılmaktadır. Zaten artık aynı evde yaşadığınız için geceleri baş başa lüks lokantalara gitmekten vazgeçer ama davetleri kaçırmazsınız. Tam her şey çok düzgün gidiyor derken yavaş yavaş evinizin düzenine karışmaya başlar. - Niye evde çalışan kadın portakal suyunu süzmeden getiriyordur? O sabahları portakal suyunu içinde lifleri olmadan içmeyi seviyordur. O minnacık bakımsız evinde değil portakal sıkma makinası , doğru dürüst bir bardak bile olmayacağını düşünür ama sesinizi çıkarmaz, yutkunursunuz. - Birden bu dolaplar niye böyle sıkışık, pantolonlarımı zor alıyorum diye söylenerek sizin kendi eşyalarınızı elemek pahasına ona açtığınız yeri genişletmeye çalıştığını görür, -Tatlım ne yapalım eşyalarımız çok şeklinde sakin cevaplar vermeye çalışırsınız. Aslında o olmasaydı başkasına vermeyi düşünmeyeceğiniz, geçen sene alıp bir kere bile giymeden bu sene sağa sola dağıttığınız bir sürü giysiyi aklınıza bile getirmemeye çalışırsınız. Gerçekte içinizden geçen (tatlım madem bu ev ikimize yetmiyor niye daha büyük bir ev tutmuyorsun?) demektir. Hah hah ne kadarda iyi niyetlisinizdir. O size yeni bir şey sunmaya değil sizin olan her şeye ortak olmaya gelmiştir. Tabi hoşlandıklarına. Sizin deodorantınızı şampuanınızı kullanır hizmetçinizi de , ama köpeğinizi değil. Hatta evde böyle bir varlığın yaşaması çok lüzumsuzdur, bir gün sizin görmediğinizi zannettiği bir anda o tatlı küçük yaratığı tekmeleyiverir. Tanıştığınız ilk günlerde size her fırsatta hediyeler alan doğum gününüzde mücevher almaktan bahseden adam yönetici kapıya apartman masraflarını almaya geldiğinde veya personelin aylığı verileceği zaman ortadan yok olmaya başlar. Ne olduğunu anlayamadan bin bir emekle yaptığınız cici bici evinizi yeni tanıştığınız bir yabancı tarafından işgal edilmiş bulursunuz. Ayrıca zamanla çevrenizi , emeğinizi ve hatta bankadaki paranızı onun işi için kullanmanız gerektiği şeklindeki söylevlerine de başlamıştır. Aslında işlerinin hiç iyi gitmediğini , son bir gayretle kurtarmanız için size tutunduğunu anladığınızda karnınıza ağrılar girer. Gel demesi kolaydır da git demesi zordur. Paranızı ve diğer imkanlarınızı onun için seferber etmeyeceğinizi anladığında yakışıklı prens kurbağaya dönüşür. Yatak ilişkiniz biter. Madem siz onun dediğini yapmıyorsunuz o da sizi o muhteşem erkekliği ile onurlandırmayacaktır. Ne şişmanlamaya başladığınız kalır ,ne de bir süre sonra biyolojik saatinizin işlemeyeceği ve asla bir daha koca bulamayacağınız.. Ayrılalım dersiniz, her dakika suratını asmasına rağmen toparlanıp gitmez. Gerçekte o dönem kendine yeni bir kapı arayışına girmiştir, ama daha yerini tam garantileyemediği için gitmemektedir.Zaten dişe dokunur birisini bulduğunda bağlasanız da durmaz. Kapının önüne koymanızdan en geç bir hafta sonra yeni adayla o herkesin gidemediği en pahalı restaurant ta görüldüğü haberini duyarsınız. Siz filmin sonunu biliyor olsanız da bu gerçek sizi , kızın karşılaştığınız yerlerde kötü kötü bakmasından koruyamaz. Neyse bir iki ay sonra her şey ortaya çıkar nasıl olsa diye avunursunuz. Bir yandan da ya bu defa muvaffak olursa diye endişelenmekten de geri kalmazsınız. Yeni kız tarafından kapının önüne konduğunu duyduğunuzda derin bir oh çekersiniz. Tek üzüntünüz sizin beş ay katlandığınız adamın diğer kadın tarafından sadece iki ay sonunda terk edilmesidir. Kendinizi ona bu kadar tavizi verip ilişkinizi daha önce bitirmediğiniz için aptal gibi hissedersiniz. Nede olsa başka kadınların sizden daha akıllı olduğunu öğrenmek pek gurur verici bir şey değildir.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Geçkin Jigolalar isimli yazı, Selin Aktan tarafından 7/23/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
29
Kasım
27
Kasım
27
Kasım
17
Kasım
11
“dur Ben Sana Bir Şey Söyleyem!”
• Gürhan Gürses • Mizah Denemeleri • 176 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
28
Kasım
13
Ekim
11
Saklambaç Oynayalım mı Seninle
• Selin Aktan • Serbest Şiirler • 506 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.
Nisan
11
Rüzgarlı Aşklar Pin Kodu Aşikar Hayatlarbölüm33
• Selin Aktan • Aşk Hikayeleri • 381 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Şubat
11
Rüzgarlı Aşklar Pin Kodu Aşikar Hayatlarbölüm32
• Selin Aktan • Aşk Hikayeleri • 332 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Mayıs
7
Ağustos
7
Kadınlar ve Boşanmış Erkekler
• Selin Aktan • Hayata Dair Denemeler • 1645 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Ağustos
7
Nisan
7
Temmuz
23 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||