Geçmişin Kar Taneleri 11Geçmişin Kar Taneleri 11Bir dünya yaşanmış nasıl oluyorsa bu kasabanın sınırlarını zorlamakta aciz kalıyor ve her kar tanesi gibi dökülüyordu yol boyunca.Küçük bir kasaba, dünyanın ta kendisi olmuştu. Yolunun işte bu noktasında, kalenin üzerinde bir yerde irice bir kuş için halaoğulları yerden taş arıyordu. Elinde sapan, kasaba sokaklarında serçe ve onun gibi zayıf cüsseli olan diğer kuşları avlamak için günlerce dolaşırdı. ─ Ben suçlu değilim, dedi. Sapanı eline her alışında halalarının oğulları yanında olurdu. Onların ricaları ile başlardı nohut kadar taşlarla yapılan avlar. Öldürdüğü hiçbir kuşu eline almamıştı. O vuruyor, diğerleri hemen koşup ölmek üzere olan ya da ölen kuşun kafasını koparıyordu. Zamanında müdahale edilip kuşun kafası koparılmazsa eti yenilmiyordu. Büyüklerin söylemiş olduğu av kurallarıydı yaptıkları. ─ Al işte, hadi indir şunu. Her zaman yaptığı gibi sorgusuzca sapana asıldı ve gerildi. Hem üzülüyor hem de aynı şeyleri tekrarlamaya devam ediyordu. Aniden bıraktı. Sapandan çıkan taş kayalar üzerindeki kuru ağaca çarpıp geri sekti. Cam kırılmasını andıran bir ses ve kadının biri. ─ Siz ne yapıyorsunuz…., diye başlayan ve küfürle karışık cümlelerle devam eden fırçanın ardından kadın kırılan camın parasını istiyordu. Çocuk başına parayı nereden bulabilirdi ki? Yanındakiler ona bakıyor ve para kelimesinin karşılığını veremeyeceklerini ima ederek bütün yükü ona yıkıyorlardı. ─ Teyzecim sen biraz bekle, ben size para getireceğim. ─ Bu arada babam ya da evden kimsenin haberi olmasın bu olaydan lütfen, diye ekledi. Kadın kırılan camın parasından başka bir şey düşünmüyordu ve bütün anlaşmalara hazırdı. Hiç düşünmüyordu, ailesinden habersiz para getirecek çocuğun parayı hangi yolla bulup getireceğini. Babasından çok korkuyordu. İyi ve kötü ne varsa babasından saklıydı. Onun karşısında ne iyi olabiliyordu ne de kötü. Soluk soluğa geldi evin kapısına. Ortalıkta kimse yoktu. Annesinin odasına girdi ve babasının ceketinin cebinden kırılan camın parasını alıp çıktı. İlk defa hırsız olmuştu. Kadının istediği paradan fazlasını almamıştı. Aceleyle çıktı evden ve getirip uzattı kadına. İşte tam burada parayı uzatmıştı kadına. Şimdi bembeyaz kar örtüsü her yerde. Sanki bu ev ve onun içindekiler ölmüş de buraya gömülmüş gibi. Birçok insanı içine çeken İstanbul onları da alıp götürmüştü. Önce oğulları sonra kendileri en nihayetinde de bu gidişlere dayanamayan ev yok oldu, bu kasabadan. Şimdi bu evin önünden geçerken sadece kırılmaz olasıca camın hesabını soran adı unutulmuş kadının sözleri var kulaklarında. Onu yalancılığa ve çalmaya mecbur eden kadın var sadece. Şimdi çocuk değildi; fakat altından kalkamayacağı yüklerle gelen insanlara yalan söylemeliydi. İnsanlar yalan söylemiyordu aslında hepsine de minik ya da minik olmayan yalanlar söylettiriliyordu. Bugüne kadar çaldığı o paranın hala açıklamasını yapmamıştı. Çalışmaya başladığından bu yana eve harçlık göndererek aldığı paranın telafisini yapmaya çalışıyordu. Hiçbir paranın o ceketin cebine dönmeyeceğini biliyordu. Zaman yanlıştı ve yapılan yanlışları da içine hapsediyordu. Bu evin ve onun içindekilerin buralardan gitmesine seviniyordu. Gülümseyerek devam etti evin önünden.
Telif Hakkı Uyarısı Geçmişin Kar Taneleri 11 isimli yazı, Kenan Çetin tarafından 14.04.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
3
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Sudenaz’dan Mektuplar (ıv)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 23 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Kasım
23
Kasım
12
Kasım
3
Ekim
13
Mayıs
31
Ocak
6
Şubat
6
Mayıs
31
Nisan
6
Mart
6 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||