Geçmişin Kar Taneleri 14Geçmişin Kar Taneleri 14Babası şoförle konuşuyor ve öndeki iki kişilik yere sıkışabilme ihtimali için dil döküyordu.Nihayet olmuştu. Babası ona geç otur, der demez ellerini camın hemen gerisindeki ön kabine koymuş ileri bakıyordu. Arabadan tek ses çıkmıyor, bir metre dahi kımıldamıyordu; fakat onun yolculuğu çoktan başlamıştı. Büyükler kahvede çay içiyor ve güneş doğana kadar bir türlü dolmayan arabanın çay muhabbetleri sonrasında dolmasını ümit ediyordu. Önce oturduğu koltukta sıkışmış, sonra babasının dizinde sıkışmış en nihayetinde arabanın motor sesiyle saygı duruşunda yolculuğu başlamıştı. Satılmak için şehre götürülen salçalar, nohutlar, fasulyeler ve daha birçok şey arabanın hem üstünü hem de içini doldurmuş, ikili koltuklar dörtlü, ayakta gidenler ise pestil olmuştu. Medeniyet zulümle gelmişti. Alın teri döküp kazandıkları paraları, kendilerini bir başka terletiyordu şu anda, geçmiş zamanda. Herkes, yanındakine küçük yakınmalar dile getirirken minibüslerin otobüslere dönüşmesiyle devam edecek olan araba dedikodularının da temellerini atmış oluyordu. Şoför, dokunulmazlık sahibi milletvekili edasıyla sigarasını yakmış, uzatılan son parayı da cebine götürürken kısık sesli hiçbir yakınmayı duymuyor ve arkasına aldığı huzursuzluk ordusunun verdiği güçle gaza basıyordu. Daha önce olduğu gibi yine şehre yaklaştılar ve bütün görüntüler yok oldu. Şehrin sihirli sopası, o arabanın sınırlara yaklaşmasıyla her şeyi kaybediyordu. Minik gözlerde büyüyen şehir içinde nokta kadar kalıyordu. Büyüdü. O büyüdükçe önce kasaba sonra şehirler ve dünya küçüldü. Ulaşılmaz zannedilen yerler belediyenin saat başı servisleriyle sıradanlaşmaya başladı. Karşıda, hemen belediye binasının önünde çalışır halde bekliyordu otobüs. Şoför, motorun ısınması için arabayı kalkış saatinden önce çalıştırmıştı. Otobüsün yanından geçerken suçluya bakar gibi bakıyordu. Liseye başladığında her sabah ablasıyla erkenden gelir, oturacak koltuk kapmak için ekmek kuyruğundaki insanlar gibi kapının önünde sıra sıra dizilirlerdi diğerleriyle. Bazen uykusuna kıyamaz, annesine yaptığı nazların geciktirmesiyle otobüse vaktinde yetişemez ayakta kalırdı. Hiç gücenmezdi; fakat ablası da ayakta kalırsa sitemleri başlardı. Şimdi kimse üşüşmemiş otobüsün yanına. Kendi zamanlarından kalma kalabalık yok olmuş. Okumanın ardından gelen sıkıntılar bütün hevesleri kaçırmıştı. İlkokulu bitiren erkekler sanayilerde çırak oluvermiş, kızlar ise evlilik için vakitsiz başlangıçlara itilmişti. Geçim sıkıntısı daha da artınca sanayideki gençlik bir bir göç etmişti. Geride kalan yaşlılar ise hem kendi gençliğini hem de kasabanın gençliğini kaybetmişti. Gençlik olarak, arada sırada bu kasabaya misafir olanlar kalmıştı. Çiftçi olmanın zorluğu değildi, insanları uzaklaştıran. Kimse umursamıyordu, bu sessiz gidişleri. Manavlarda satılan sebze ve meyveler, kasaplara giden et ve sütler sinsice el etek çekecekti. Toprak sahibi, tok kalmayı beceremeyen insanlar türeyecekti. Şimdilik her şey yolundaydı.
Telif Hakkı Uyarısı Geçmişin Kar Taneleri 14 isimli yazı, Kenan Çetin tarafından 14.04.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
3
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Sudenaz’dan Mektuplar (ıv)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 23 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Kasım
23
Kasım
12
Kasım
3
Ekim
13
Mayıs
31
Ocak
6
Şubat
6
Mayıs
31
Nisan
6
Mart
6 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||