Geçmişin Kar Taneleri 21Geçmişin Kar Taneleri 21Daha dün yanı başındaydı ninesinin. Bütün mahalle toplanmış, akrabalar gelmişti. Herkes kendi dilinde ve dininde dualar ediyordu. O da ninesinin yanından bir an bile ayrılmıyordu.İhtiyarlığın yıpranmış bedeni artık istemiyordu hayatı. Son bir haftadır ne yemek yemişti ne de su içmişti. Bugün ise bir başkaydı. Gözlerini tavana dikmiş bakıyordu. Daha öce görmüştü bu bakışları. İnsanı içine çeken soluk bakışlar ölümün gelişini işaret ediyordu. Artık “Hanım” diye seslenmiyordu. Üç kızı vardı, fakat hiçbirinin adı geçmemişti son nefeslerdeki safiyane cümlelerde. Ninesi durmadan annesinin ismini sayıklamıştı. ─ Kızlarıma götüreceğim. Bu cümleyle başlayan bütün konuşmaların ardından annesi, ninesine hiç itiraz etmez evinde ne var ne yok doldururdu. ─ Anne, telefon et de ninemle ikimizi karşılasınlar durakta, bunlar çok ağır ninem taşıyamaz. Annesinin karşısında telefona cevap veren halası evdekilerin arabayla işe gittiğini söylüyordu. Şehre indiklerinde iki çantayı kendisi almış, üçüncüsü mecburen ninesine kalmıştı. Kömür torbalarından bozma çantalar ağzına kadar doluydu ve kış günü ayazında elini hissettirmiyordu. Tek düşündüğü; kız kardeşinden farkı olmayan, beli bükük halde, çantayı sürüyerek metrelerce gerisinden gelen ninesiydi. Karları eriten gözyaşları ölümün alıkoymasına mı yoksa olmasa dediklerine miydi bilinmez düşüyordu damla damla. Apartmana geldiklerinde herkes evdeydi. Ne işe giden vardı ne de sıcak yatağından kalkan. Kapı zilinin ardında gözlerini ovuşturanlar vardı. Ninesi hiçbir şey söylemiyordu. O ise nefret ettiriliyordu. Bir evlat sevgisi bu kadar olabilirdi. Bir anne sevgisi ve saygısı bu değildi. Belki de zaman geçtikçe böyle oluyordu. Bütün sevgiler de ihtiyarlamaya başlıyordu. Daha öncede görmüştü sevgisizliğin sıkıntılarını. Astsubay olan torununun geçmişinde bir zamanda para gerekmişti. Yağmurlu ilkbahar sabahlarından birinde, salyangoz toplamak için torunuyla birlikte odunların üzerini kapattıkları naylonu alarak yarı ıslak yarı kuru yola çıkmışlardı. Kasaba kadınlarının giydiği fistan yağmurla ıslandıktan sonra yerdeki çamuru da toplayınca ağırlaşmış onu yürüyemez hale getirmişti. Topladıklarını kasaba meydanındaki alıcılara satmış ve bütün parayı torununun cebine koymuştu. O, topladıkları salyangozları hiç unutmamıştı; fakat torunu elini vicdanına uzatıp ne hatırındaki ne de cebindekileri ninesine uzatmıştı.
Telif Hakkı Uyarısı Geçmişin Kar Taneleri 21 isimli yazı, Kenan Çetin tarafından 18.04.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
3
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Sudenaz’dan Mektuplar (ıv)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 23 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Kasım
23
Kasım
12
Kasım
3
Ekim
13
Mayıs
31
Ocak
6
Şubat
6
Mayıs
31
Nisan
6
Mart
6 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||