Gel Ölelim Beraber…
17 / 2 / 2006 Cuma tarihinde Hakan Yandım tarafından eklendi, 886 kez okundu...
“Telefonun aylardır kapalıydı. Sanki birine yâda birilerine kızmış gibiydin. O kızgınlığı herkesten ve kendinden kaçarak yatıştırıyordun yâda farkında olmadan daha da büyüyordu içindeki yara. Neyse ki sen kendine göre olan doğruyu yapıyordun. Yazdığın senaryoyu oynuyordun seni seven hiç kimseyi umursamadan. Belki birkaç kişiye olan kızgınlığın hı...” Okuyucu Puanı ;
Gel Ölelim Beraber…Telefonun aylardır kapalıydı. Sanki birine yâda birilerine kızmış gibiydin. O kızgınlığı herkesten ve kendinden kaçarak yatıştırıyordun yâda farkında olmadan daha da büyüyordu içindeki yara. Neyse ki sen kendine göre olan doğruyu yapıyordun. Yazdığın senaryoyu oynuyordun seni seven hiç kimseyi umursamadan. Belki birkaç kişiye olan kızgınlığın hıncını herkesten alıyordun böylece… Bense sana ulaşmayacağını bildiğim mesajlar yazıyordum anlamsızca… Neyse ki yaşadığım tek anlamsızlık bu değildi, belki sarmamıştı dört bir yanımı anlamsızlıklar ama yinede bir ilkokul öğrencisin sayamayacağı kadar çoktu anlamsızlıklarım... Belki de sen gittikten sonra daha iyi anlamıştım anlamsızlığın anlamını… Benim hayatım seninki gibi sırf bundan ibaret değildi elbette. Nadir de olsa ben yaşıyordum anlamlı ufak tefek senaryolar. Bazen bir şiir yazıyordum karanlığın en siyahına, bazense dalgaların yüzüme çarpan serinliğinde senin hiç yapmadığın bir şeyi yapıyor kendimi düşünüyordum. Bazen yeter deyip bu kadar egoistlik ve gerçeğe dönerek yıllardır yaptığım tekrar seni düşünmeye kayıyordu yorgun zihnim. Merak ediyordum ne yapıyordun? Nerdeydin? Yine her zaman değişiyor muydu hiçbir zaman ezberleyemediğim adresin. Hala kendini mi arıyordun bilmiyordum. Nasıl gittiğini de anlamamıştım zaten. Kendi kendime söz vermiştim ne bırakıp gitmenin acısını ne de bırakıp gidilmenin hüznünü yaşatacaktım sana. Ama sen anlamsızca kaybolup gittin. Giderken üzerine almıştın bırakıp gitmenin ağırlığını ve bana tercih bırakmadan geride bırakılan rolünü vermiştin. Senaryoyu sen yazdığın için ve anlam veremediğim için yaptığın hiçbir şeye, sana her zaman olduğu gibi ses çıkarmıyordum. Daha önce defalarca oynamıştım bu rolün aynısını. Zaten bittiğinde oyun; ben yine kendi mutlu dünyama dönecektim. Seni belki yine o karanlık, yalnız dünyana terk ederek. Aslında çok istedim, seni de çekip kurtarmayı o karmaşadan. Ama mecbur bıraktın beni çekip gitmeye her seni kurtarmaya çalışmamda, seni her o karanlıktan çekip almaya uğraşmada; ben kararıyordum fazlasıyla. Senin gibi karanlıklaşıyordum hiç aydınlanmak istemezcesine. Sabrımı sonuna kadar zorladıktan sonra bırakıyordum seni kendi dünyana… Sen zaten benimle gelmek yerine beni de kendi dünyana çekmek için uğraşıyordun! Mutlu olacağını bilsem; her zaman yaptığım gibi kendimi hiç düşünmeden, bir saniye bile beklemeden atardım senin karanlığına yorgun bedenimi. Ama biliyordum ki bu da mutlu etmeyecekti seni bu da yetmeyecekti anlamsızlığının bitmesine… O sıralar sen bir gariptin, yaşamakla ölmek arasında ince sınırda gidip geliyordun. Hiçbir şeyi göremez gibi bakıyordu sanki o güzel gözlerin… Ölümüne yollarına serdiğim sevgi bile hiç ilgilendirmemişti bile seni. Hoş senin beni sevişini de ben görmezden gelmiştim. Seni sevdikçe bende senin gibi karmaşıklaşıyordum ister istemez. Dizeler birbirine takılıp düşüyordu. Çoğu şiirin son noktası bir türlü gelmiyordu. Anlamıyordum ne yapmak istediğini belli ki her halinden acı vermek ve acı çekmek istiyordun. Sen zaten bir türlü doymak bilmedin acıya. Beni oradan oraya sürükleyen acılar sanki sana bir mavi yolculuğun verdiği keyfi veriyordu anlamsızca. Ben o denizde sense kendi anlamsızlığında boğuluyordun. Nereye giderdi bunun sonu hiç bilmiyordum. Ama artık benim de korkum yok hiçbir şeyden! İstersen gel ölelim beraber! Ve bir türlü inanamadığın sevgimin gücüne ve o sevgimin neler yapabileceğine inan artık…
Tavsiye Et :
• Lale Aydemir yazıyı favori listesine aldı...
Mayıs
10
Mart
4
Şubat
12
Ocak
22
Stockholm Olimpiyat Oyunları
• Zeynep Akıllı • Spor Hikayeleri • 804 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
1
Mayıs
4
Mayıs
4
Mayıs
4
Herkes Hiç Derdim Yok Saysın Beni
• Hakan Yandım • Klasik Şiirler • 64 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
4
Mayıs
4
Mart
3
Hayat ve Sen Aynı Anda Çekilmiyordunuz Sevgili…
• Hakan Yandım • Başkaldırı Hikayeleri • 1004 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Şubat
17
Mart
3
Mayıs
4
Sen Gittin Olan Yine Bize Oldu!
• Hakan Yandım • Dostluk Şiirler • 191 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
4 |
![]() |
|
||||||||||