Gelecek Senaryo (3bölüm)
14 / 10 / 2007 Pazar tarihinde Gürkan Adam tarafından eklendi, 273 kez okundu...
“SENARYO KISMI(Sahne 1)(Garajın önü. Alp motosikletin üstünde beklemektedir. Eşyalarını kontrol eder)ALP- Neyin umudu? Git bakalım! Nereye gideceğim bakalım! Hıyar herif hâlâ ortalarda görünmüyor! Her şey tamam gibi sanki… Battaniye, çakı, ateş, alet takımı… Barınma araçları… Korunma araçları… Beslenme araçları… Paramız da var… En gerekli araç(!)...” Okuyucu Puanı ;
Gelecek Senaryo (3bölüm)SENARYO KISMI (Sahne 1) (Garajın önü. Alp motosikletin üstünde beklemektedir. Eşyalarını kontrol eder) ALP- Neyin umudu? Git bakalım! Nereye gideceğim bakalım! Hıyar herif hâlâ ortalarda görünmüyor! Her şey tamam gibi sanki… Battaniye, çakı, ateş, alet takımı… Barınma araçları… Korunma araçları… Beslenme araçları… Paramız da var… En gerekli araç(!) Senin de ömrün dolacak ahbap; bir gün sen de tarih olacaksın… Bir gün gelecek tüm yerleşik hayat gibi tarih olacaksın. Bir gün beni sisteme bağlayan tüm ilişkiler gibi senin de sonun gelecek… Ver gazı Alp kendine; ver bakalım… Motosikletli yolcular içindir bu tür gazlar… Bisikletle yolculuk bir tür inat sanırım. Pişik kremi de almadım… Yavaş yavaş gitmeli kentten. Gelen gelirdi şimdiye kadar. (Alp gitmek üzereyken) BORA- Alp! Alp! Bekle be adamım! ALP- Sonunda! Yalnızlıktan kurtuluşun sesi geliyor… Ne o çeyizini toplamışsın. Tatile mi yoksa(!) BORA- Geç dalgalı (!) İnsanlar aç, sen macera peşindesin. Senin peşine takılıyoruz, bizi de bozacaksın! ALP- Kafana takma. Bu kentten bir halt olmaz. BORA- Ne almak lazım bilemedim. Parayla hallederiz nasıl olsa. Nereye gidiyoruz? Ne zamana kadar gidiyoruz? Neden gidiyoruz? ALP- Hiçbir yere gidiyoruz(!) Daha doğrusu, bizim gibilerin huzurlu olabileceği bir yere gidiyoruz. BORA- Benim iki buçuk ayım var. Gerisini sen yalnız halledersin(!) plan program yok mu yani? ALP- Ne planı? Tek planım var o da şu yolu takip etmek. Ne bileyim ben… Giderken düşünürüz. BORA- Gazeteleri taradım sabah… Birkaç işçi eyleminden başka bir şey yoktu. İşçi eylemliliğini takip edelim? ALP- Bırak allhaşkına... Nerede çok dilenci varsa orada çürüme kokmaya başlamıştır. BORA- Hiç olmazsa gördüklerimizi fotoğraflar, yerel gazetelere gönderirdik… ALP- Aklın hâlâ parada mı senin? BORA- Kentlerden uzak mı yaşayacağız? ALP- Doğa henüz ölmedi. Kök toplar yine besleniriz. denizlerde balık bitmedi. Kitaplarımı sattım. Bolca param var… Daha başka yollar deneyelim. BORA- Sıkıldım… Hadi gidelim nereye gidiyorsak. ALP- Gidelim. BORA- Kitapları kime sattın? ALP- İkinci el kitapçıya… Kamyonla geldiler eve. Nehire atmak ya da yakmak mı lazımdı(!) Gönlüm razı olmadı. BORA- Bir tüccar gibi satmak geldi aklına(!) ALP- Yıllarca ne diye yatırım yaptık sanıyorsun? Hanımlar takım takım eve yığınak yaparlar: yemek takımı, oturma grubu, misafir odası, nevresim takımı falan… Ben de kitaplara yatırım yaptım. Bu, erkeğin kaçma planıdır yani… BORA- Gidiyorsak senin planın hazır gibi… ALP- Sen gelinceye kadar kararsızdım inanır mısın? BORA- Geç bunları! ALP- En tehlikeli şey… BORA- İnsanın bir fikre inanmasıdır! ALP- İnsanın tutuculuğu bitmez. Yoksa değişimi bilemezdik. BORA- Baştan söyleyeyim: Ben seni uzun uzun dinlemeye gelmiyorum. ALP- Yapacak daha iyi bir şey bulamadığın için buradasın. BORA- Şairane bilimsellikle biz ancak üç yüz kilometre gideriz(!) Başka insanlar tanımak gerek hepsi bu. ALP- iç ve iç… Nereye kadar? Godot’u da beklemiyorsak neden bu sıkıntıyı bu kentte çekelim ki? BORA- Hatunları annelerine şutlamak iyi oldu ALP- Bunlardan feminist olsa ne olacak ki? Kör bunlar! Yerleşik hayat bunlar için kurulmuş, bunlar da keyfini sürüyorlar(!) Tüm ihtiyaçlar kadına göre şekilleniyor. Kent rejimi ölüm diyetine dönmüş haberleri yok! Yerlerinden kalkamıyorlar! BORA- Üreyimden-üretime ilk geçen kadındı. Sen de haklısın, bugün üretim insan için yapılmıyor. ALP- Rejim dilenciliği bunlarınki… BORA- Ne diye kızıyorsun? Sen de o rejimin çocuğusun! ALP- Her insan kendi hayatından sorumludur. İstediğin yeni bir hayatsa, gider arasın. Bu kadar kent var. Seç beğen yeni hayat kur... BORA- Katalogdan beğenemedin mi? ALP- Dedik ya kaçıyoruz... Beğeniyle ve dilemeyle de bir şey olduğu yok! BORA- Pişik için bir şey aldın mı? ALP- Almadım. BORA- Pişik de doğa ve toplum yasalarının sonucudur değil mi? ALP- Bizimki de kıymetli… Düşünemedim. BORA- Yasa bizi ayıklıyor ama cezasını da veriyor.. ALP- Biz ayıklanıyoruz? Doğru gibi… BORA- Taşın içindeki pirinç gibi… ALP- Bizim gibiler için misafirhane açan kent yok mudur? BORA- Bir sürü kent yasası var ne bileyim hangisinde ne var? ALP- Yeni imarlaşma, yeni kent, yeni bir yaşam biçimi şart. BORA- Pişik kremi şart! Kadınsız hiçbir şey olamaz! ALP- Tamam, tamam… Yine geldik aynı konuya. BORA- Kadın kenti diye bir yer duydum! ALP- Patara’nın oradaki mi? BORA- Evet. ALP- Yine mi kadın peşine gidiyoruz(!) BORA- Henüz sapıtmadıysak en normali bu! ALP- Olur, gidelim diyorum. BORA- Nasıl olsa gidinceye kadar birçok kenti de görmüş oluruz. ALP- Sen planı yapmışsın da beni sürüklüyor olmayasın? BORA- Plansız yola mı çıkılır? Senin aklına kaldıysak… ALP- Her gün gazeteler bize boy boy plan çıkarıyor, okulda plan, evin oturma ve yatma planı, yollar nereye gidileceğine dair plandır… Hayatımız planlanmış, bir de bunu mu planlayacaktım. BORA- Delirtme beni! Bunca yıl doğa ve toplum yasasıyla kafamı yedin; kent yasası yaptın, doğaya uygun imarlaşmadan söz ediyoruz, iki saat çalışıp geçinebilmenin ekonomisini planlıyoruz, sen şu tatili planlamadım diyorsun… Pes… ALP- Aynen öyle diyorum. BORA- Olanı ve olacağı beklemek iyi bir plan değildir. ALP- Bugün böyle düşünüyorum yarın fikrim belki değişir. BORA- Bazen beni geriyorsun. ALP- Alkol saatimiz geliyor da ondandır(!) Bu gezi ikimize de iyi gelecek… BORA- Mızmızlanmak yok ona göre… ALP- ... BORA- Neden gülmüyorsun oğlum. ALP- Dur! Düşeceğim. (Sahne 2) (Yol üzerindeki çeşme başında, harita ellerinde konuşmaktadırlar) ALP- Bak şimdi… Biz buradayız. Saatte 60 kilometre hızla gittiğimizi varsayarsak… Bu yol düz gibi görünüyor… Deniz kenarından yavaş yavaş tempolu biçimde, Didim’e doğru gideriz. BORA- Güneşin alnımıza vurması hiç hayra alamet değil. ALP- Şapka almadın mı? BORA- Şapkalık iş değil bu… Hem yoruldum… ALP- Hiç tanıdığımız yok mu buralarda? BORA- Allah’ın .ittir etiği köyde ne işim olur? ALP- Çay içilir! BORA- Bu sıcakta ancak gölgeye uzanılır. ALP- Ne mız mız adamsın! BORA- Kendimi ateşte pişirecek kadar kafayı yemedim. ALP- Benimle gelecek kadar yedin(!) BORA- Bırak kahve aramayı… ALP- Neme lazım… Herkes bir şey satma peşinde. Herkes para peşinde… Bir çay için değmez bu adamlarla sohbete… BORA- Sağcıdan solcusuna herkes aynen dediğin gibi… ALP- Hava sıcaklığı 35. BORA- Ben ancak gölgede yaşayabilirim. ALP- Bir-iki saat sonra gideriz. BORA- Sen istiyorsan git çayını iç. Ben buradayım. ALP- Burası gayet iyi… BORA- Bizim sularla sallama çay yapalım(!) ALP- Olmuş mudur o kadar? BORA- Olur, olur(!) ALP- Yıllardır aranan devrim demek buymuş(!) BORA- Abartma. Yanımıza su almayı unutmayalım. ALP- İyi, buralarda sular akmaya devam ediyor… BORA- Köylü iyi yere tezgâh kurmuş anlaşılan. ALP- Bunlar devrimden nasibini almış da olabilir. BORA- Kimler vardı ki buralarda… ALP- İzmir’e bağlıysa kim olduğu çok da önemli değil. Bilmiyorum kim vardı. Muhtemelen Türkçü-ulusalcı-sağcılar vardır. BORA- Çalışmayı farz biliyorlar desene… ALP- Senin gibi… BORA- Sen çalışmanın içten mi geldiğini sanıyorsun? ALP- Zorla terbiye mi ediliyoruz? BORA- Bu sıcak konuşmayı erteleyelim. Gölgeliğin tadını çıkar. Sonra konuşuruz. ALP- Eşyalara göz-kulak ol. Köyü dolaşıp geleceğim. BORA- İyi. (Sahne 3) (Alp köyden gelmektedir) ALP- Hadi gidelim. BORA- Neciymişler. ALP- Yaşlı kurt… BORA- Devrimin faydası bu… ALP- Aman duymasınlar… Dönek bereketi olmuş buralar… BORA- Bunca yoksulluk, açlık, nüfus, toprakların kıraçlaşması hiçbiri umurlarında değil mi yani? ALP- Ne bileyim? Türkü kafe nasıl filmlerde namus timsali gibi gösteriliyorsa, bunlara da, devrim böyle anlatıldı herhalde… BORA- Nasıl? ALP- Bol kazançlı ticaret vaatedildi… BORA- Ne gördün anlatsana… ALP- Çay, garaj fiyatındaydı. BORA- Yeterli(!) (Sahne 4) (Alp ve Bora ateşin başındadırlar.) ALP- Sanırım çok insan bizim gibi yaşamak istiyor. BORA- Belki. Şuraya bak! Hepsi ateş böceğini andırıyor… Neden onlarla tanışmıyoruz? ALP- Onlar aradıklarımız değildir. Bunlar eşkıya bildiklerini avlayanlar da olabilir; pamuk işçisi de! BORA- Bizim gibisi yok mudur ki? ALP- Yolda onca bisikletli insan gördük… Belki onlardır. BORA- Ne olursa olsun tanışmak iyi olabilir. ALP- Şimdi mi? BORA- Yok canım! Gece gece başıma bela almam. ALP- Gündüz nasıl olsa rastlaşırız. BORA- Belki de başka iş peşindedirler? ALP- Biraz yapıcı ol. Misyonerleri diyorsun değil mi? Her bisikletliyi misyoner bellersek… Araba görmüyorum yollarda, farkında mısın? BORA- Bunca zam insanı bezdirir tabi… ALP- Salak herifler devrimi beceremediler. BORA- Yaşam biçimi değişmeden, alelacele hükümet olmaya çalışmak… Eski dar kafalılık… ALP- Bizim gibiler de vardır mutlaka. BORA- Her akşam meyhanede gün öldüren? ALP- Yeni yaşam biçimi arama cesaretini gösteren! BORA- Oraya gidiyoruz ya… ALP- Şeyinin keyfine gidiyormuşuz gibi geliyor bana(!) BORA- Büyük mezarlardan çıkmak kolay mı sandın? ALP- Her insan kıtlıktan çıkınca, birikimlerini gömeceği bir yer de olsun istiyor herhalde(!) BORA- Tuvaletim geldi! Domuzun biri denk getirmesin(!) Korkmuyorum desem yalan olur! ALP- İlk insanlar bu korkuyu yenmek için neler çekti? Anlarsın(!) BORA- Sen dedin ya hemen anlarım. Demek büyü de buradan çıktı. Kim bilir(!) ALP- Hadi git kokutma ortalığı! Üstünü de ört(!) BORA- Ohaa! Daha çukur kazılacak desene! ALP- Hadi oyalanma. Ben çalı çırpı toplamaya gidiyorum. Havanın keyfini çıkar. Bok kokan aslında sanayi gazıdır. Bu pisliklerden kurtulmak lazım… BORA- Toprağa basmak ne güzel be kardeşim! (Sahne 5) (Vadideki çadırlardan kavga sesleri yükselir) ALP- Bizi de sadede almasınlar! BORA- Hiç anlaşılmıyor ne dedikleri. ALP- Hiç ayırmam. Yesinler birbirlerini. BORA- Silahlı külahlı adam bunlar! ALP- Neyin kavgası olur bu saatte? BORA- Ya şef olamamıştır, ya kadın bulamamıştır(!) ALP- Açlıktan kavga çıkmıyor ne zamandır(!) BORA- Kesin solcudur bunlar. Gönüllü işçi tayfasıdır. ALP- Pek gönülleri yok galiba insanları yaşatmaya(!) BORA- Bunlarınki çocuk oyunu boşversene… ALP- Yat uyu o zaman… BORA- İyi geceler! (Sahne 6) (Vadideki çadırlardan iki el silah sesi duyulur) (Sahne 7) (Alp ve Boranın çadırı) ALP- Yesinler birbirlerini. BORA- Gömüsüne yardım mı etsek(!) ALP- Bıçakla yatma vakti gelmiş. Dikkat etmeli! BORA- Bundan sonraki saatler için iyi geceler. ALP- Sana da! (Sahne 8) (Vadideki çadırlardan üç el silah sesi duyulur) BORA- Kaç çadır vardı?
Ağustos
22
Babaoğul ve Kutsal Ruh Nerede
• Kubilay Koçak • Başkaldırı Hikayeleri • 72 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Ağustos
14
Karmaşık Düşünceler Sağanağı
• Mozan Aras • Başkaldırı Hikayeleri • 170 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Temmuz
31
Temmuz
20
Üçüncü Yol Bilinç Beklerken (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Başkaldırı Hikayeleri • 235 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
31
Kansız Oldu! Birinci Cumhuriyeti Gömdük Netekim!
• Gürkan Adam • Siyasi Makaleler • 170 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Üçüncü Yol Bilinç Beklerken (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Başkaldırı Hikayeleri • 235 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Temmuz
4
Gökçeada Ayın Karanlık Yüzü (2 Bölüm)
• Gürkan Adam • Gezi Hikayeleri • 223 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
21
Gökçeada Ayın Karanlık Yüzü (ı Bölüm)
• Gürkan Adam • Gezi Hikayeleri • 203 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
10
Yaşlı Adam ve Deniz(senaryo)
• Gürkan Adam • Yaşamdan Hikayeler • 1962 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
14
Kasım
23
Sıralara Kazınmış Hayatlar
• Gürkan Adam • Dostluk Hikayeleri • 1647 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
1
Ekim
14 |
![]() |
|
||||||