GelememGelememBazen yüreği parçalanarak gider insan. Gitmektir çözüm, başka yol yoktur. Başından beri bile bile göze aldığın bir "elveda"nın eteğine yapışmış sürüklenirsin. İşte böyleydi gitmek. Belleğinde daima canlı kalacağımı bilerek... İçimdeki duvarlara yüzünün suretini asarak gittim ben. Attığım her adım bir hançer vurdu yüreğime. Bildim ki bir kez daha sevmeyeceğim ve sevilmeyeceğim böyle.Gitmem gerek. Bildim, kabullendim ve gittim. Kentinden, sokaklarından, duvarlarından rüzgâr gibi geçtim ve gittim. Bir sandalın iki küreğiydik sadece. Birbirimize hiç kavuşamazdık ama bilirdik ki diğerimiz hep yanımızda, o olmazsa hedefe sürükleyemezdik o koca gövdeyi. Uzakta da yaşasam, haberini hiç almamış da olsam, orada olduğunu ve beni hâlâ sevdiğini bilirdim. Kaç bin kere döndü akreple yelkovan kendi yörüngelerinde. Kaç sevda uğradı arada bir yerlerde, kaç yürek kırıntısı, kaç hayalkırıklığı..Kaçıncı dönüşte toyluğun verdiği enerji yorgunluğa dönüştü. Ve kaç gece, kaç gündüz, kaç sonbahar, kaç ilkbahar...Onunla boyandı kendi renklerine. -------------------------- "Gel." demeni bekledim mi sahiden. Satır satır, ilmek ilmek, dize dize nakşederken seni, bir "gel" çağrısına bel bağladım mı hakikaten. "Sev" kökünde buluştuk, "sevgi"ye yol aldık,"sevda"yı tattık, "sevgili"ye sitem, sesleniş, hasret, soru cümleleri doldurdu yüreğimizi... Sahi bekledim mi "Gel." demeni? Bir "Gel" nidasına mı gömdüm ümidimi? -------------------------- "Gel." diyor şimdi; "Beni gör, izle, sözcüklerimi iliştirdiğim yorgun sesimi işit, yüreğimin kıyısında demlen, ruhumun acısını sağalt, gözlerimdeki ihtiyara sıcacık bir tebessüm et, alnımda beliren çizgilerin yolunu ellerinle çiz, yıllar önce öylece bıraktığımız yıldızlı gölde serinle ." gizlice. Giz...Ne büyük kelime! Ya da zamanla büyüyen ve içindekileri de büyüten kelime... "Sırdır." Tek tümce. Samanyolu adını çizdi her gece gökyüzünden yüreğime...Gel" diyor şimdi. Gel ki ağlamasın yıldızlar, gel ki gülsün bulutlar, coşsun ırmaklar... Gel ve neşeyle boya her yanı rengarenk. Gel... Huzura dönüşümün tek anlamlı tanığı olmalısın, beni etten kemikten arındırıp ruhani bir yolculuğa salmalısın. "Gel" diyor şimdi. Bir ay var daha ya da bir yıl, ya da on yıl...Ne fark eder? "Gel." diyor. -------------------------- Gelemem kurnaların gözündeki suya varlığıyla eriştiğim, gelemem...Nasıl da zordu gitmek, hatırla. Öyle çok düşünmüştüm, gitmek mi , kalmak mı daha...Payıma düşen yola düşmekti, kalmak da yakışmadı sana ama... Gelemem... Kalbime prangalarla bağladım seni, gizli şarkılara damlattım gözlerimdeki incileri, her makam bir ruh halini, yüz ifadeni, bakışını getirdi bana. Seninle coştum longalarda, 9/8 lik oyun havalarında,sirtolarda. Ağır aksak yol aldım anılara, kârlara, kârçelere, bestelere, gazellere adını iliştirdim. Vapurların bacalarından kustum yokluğunu, isyanımı; yararak geçtiğim suların köpüklerine akıttım. Kız Kulesi`nin yalnızlığı bana nedense hep Galata`ya küskün baktığını hissettirdi ve her bakışımda seni andım. Andım, kandım, yandım...Yalnızlığa daldım, seni ruhuma aldım, sana yazdıkça çoğaldım... Gelemem ki....Gözlerimi görseydin anlardın yine nedenini. Bakışlarımın dilini çözen tek sevgili! Gelemem...Yokluğunla barışmak öyle zor ki. Hem ben de artık genç değilim. Bil ki sensiz değil elim, yüreğim, dilim, kalemim...Gelirsem, bakamam gözlerine...Gelirsem tek bir sözcük erişmez dilime... Gelirsem sevgili...Gelemem.... İstemez miyim sanıyorsun burcu burcu kokan teninde uyutayım gönlümü, bir tek gece olsun tebessümle dalayım uykuya, kalbinin duvarlarına çarparak çıkan sesinden adımın enginliğine varayım, seni saatlerce izleyip varlığına doyayım... Göze alamam...Bakışların başka masallar anlatıyorsa, farklı iklimlerle karşılaşmış kalbin başka türlü çarpıyorsa, bana "beyaz"dan başka "kırmızı"ların da yakıştığını söylersen mesela ya da sessiz dakikalara gömülüp farklı duyguların kucağında yüzmeye çalışırsak...Belleğimde kalan hayalinin değişmesini göze alamam sevgili! Yüreği ak, teni ak, gözü kara sevgili! Korkuyorum kabul! Ama gelemem...Gelirsem bil ki seni tüketmeye hazır hissediyorumdur kendimi. Yapamam, seni asla bırakamam. Kağıt, kalem, gece, gündüz...Bir de sen sevgili...Yaşamımın tek sevinci... Gelemem, bir daha yokluğuna dönemem, sensiz başka bir yöne gidemem. GELEMEM.... Uyurken yatağında en güzel düşler Seni sayıklar yüzümdeki gülüşler Yakar canımı mazideki öpüşler Korkuyorum gelemem; Sensizliğe bir kez daha Dönemem...
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Gelemem isimli yazı, Deniz Coşkun tarafından 12/3/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
• Kenan Ocak yazıyı favori listesine aldı...
Kasım
28
Kendime Sende Bulduğumdan Beri…
• Hüsnü Cesur • Mektup Hikayeleri • 90 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Kasım
18
Kasım
10
Ekim
22
Ekim
26
Haziran
1
Haziran
1
Mayıs
6
Mart
25
Haziran
1
Ekim
15
Mart
12
Eylül
18
Temmuz
11 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||