Gesi Bağları
Kayserinin Gesi nahiyesine Çocuk yaşta evlenerek gelşin giden ve kısa süre sonra kocası istanbula çalışmaya giden ve zalim bir kaynana elinde zulüm gören,Öksüz bir kızın yaşantısını kendi dilinden bu mısralarda dinliyoruz...
Hasret, dert, sitem dolu duygularını bu mısralara aktaran Türkü kahramanının ince hastalıktan (veremden) öldüğünü söylenir.
Gesi bağlarında dolanıyorum
Yitirdim yarimi aranıyorum
Bir çift selamına güveniyorum
Gel otur yanıma hallerimi söyleyim
Halimden bilmeyen ben o yari neyleyim.
Gesi baglarından gelsin geçilsin
Kurulsun masalar rakı konyak içilsin
Herkes sevdiğini alsın seçilsin
Atma anam atma beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın anam yansın derdime
Gesi bağlarında üç ırgat işler
Sılamdan mı gelir şu uçan kuşlar
Anneler doğurur ele bağışlar
Atma gelin anam beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın anam yansın derdime
Gesi bağlarında şıvga dalım yok
Derdimi söylesem dinler yarim yok
Herkes güler oynar benim derdim çok
Ben gülsem oynasam yasak diyorlar
Yarini elinden alsak diyorlar.
Gesi bağlarının yılanı olsam
Dolanı dolanı anama varsam
Yatdığı yasdığa başımı gosam
Örtün pencereyi esmesin yeller
Dertli olduğumu bilmesin eller
Gesi bağlarında gülünen susam
Tecellisi olmaz yerime küsem
Candan kimsem yok ki derdimi desem
El gader anlımda türlü yazım var
Evvel bir başımdı şimdi kuzum var.
Gesi bağlarında bir tarla nohut
Anam ben ölüyom bir yâsin okut
Küçük kardeşimi yerime büyüt
Ne deyim ağlayım şu anlımın yazısı
Kader böyle imiş onmaz bazısı
Gesi bağlarını belleyen olsa
Bu cahil gönlümü eyleyen olsa
Beni de anama yollayan olsa
Yas tutsun ellerim kına yakmayın
Kör olsun gözlerim sürme çekmeyin.
Gesi bağlarını belleyen olsa
Bu câhil gönlümü eyleyen olsa
Beni de anama yollayan olsa
Derdim içimdedir ne bilsin eller
Oturup ağlasam delidir derler
Gesi bağlarında kaynar kum idim
Ben eller içinde yanan mum idim
İpdi Allah, sonra senden umudum
Gel otur yanıma hallerimi söyleyim
Halimden bilmiyen ben o yari neyleyim
Gesi bağlarında gülünen çayır
Ana ben ölüyom başını çevir
Kaynanam imansız, güveyin gavur
Ne deyim ağlayım alın yazısı
Kader böyle imiş onmaz bazısı
Ateş alıp kızınmadım korunda
Güle güle gezmedim yar kolunda
Methim gezer elâlemin dilinde
Örtün pencereyi esmesin yeller
Dertli olduğumu bilmesin eller
Sandıktan basmamıgiyesim geldi
Ciğerim anamı göresim geldi
Açıp mezarını giresim geldi
Her boyadan bir boyalı taşım var
Yaşım küçük amma dertli başım var
Ocağımı çattım hereni’m yoktur
Dağıldı saçlarım örenim yoktur
Kapıdan içeri girenin yoktur
Ne deyip ağlayım bu böyle kalmaz
Kulların başına gelmedik kalmaz
Yüceden kaldırın gelin ölüsü
Elmalar donatın söğüt dolusu
Bana derler “kadersizin birisi”
Ölüm yakışır mı taze geline
Nerden düşmüş zâlimlerin eline