Git! Ebediyete Kadar Huzur Bulayım
Gidilecek görülecek çok günler vardı.Zamanın tam başlangıcında iki yüreğin buluştuğu yerde varolduk. Hiçbir sese kulak vermeksizin hür olduk.
Hatalar yoktu bizim dünyamızda, belki çok eksik şeyler vardı kaleme döksen sayfalarca çıkabilecek kadar çok yinede bir bütün olmaya kararlıydık. Sulu bir yaz sabahıydı bir birimizi mi bulduğumuz an. Acaba gözlerimdeki yaşlar yüzünden mi yoksa ilk baharın verdiği nemiydi hatırlamıyorum.Sadece bildiğim tek şey buğuluydu gözlerim. Etrafımızda bir sürü gölgeler vardı.Sanki etrafımızda köşe kapmaca oynar gibilerdi. Bir bize dokunmuyorlardı. Sitemliydim, nedir bu dönerge girdin işte başımızdan yalnız bırakın bizi diye feryatlar yetmiyordu. Üşüdüğümde teninin sıcaklığı, tadımın kaçtığında ise gül yüzün tatlandırırdı feryat ederken yüreğimi. Neden dağlar gibi engeller koyarlar yolumuza, biz günah mı işledik.Her attığımız adımlarda sanki üstümüze bir karanlık dadanır gibi ağırlık çöküyordu omzuma.Ne sana belli ettim nede karanlığa boyun eğdim. Kışkırtmalar başladı yavaş ,yavaş bir duman misali sinsice aramıza giren çirkef sözler.. Ben bunu hak etmedim. Güneşe bakamaz oldum sanki karanlık sardı bedenimi, güneş yakar oldu gözlerimi, yüreğimi. Sarhoş da değilim şu yalan insan oğlu yüzünden içki kullanmadan sarhoş oluyor yüreğim. Verilen sözler vuslata doğru giderken bendenim ayakta durabileceğini sanmıyorum. Zaman sanki onlara çalışır bir şekilde hızlı geçmekte nedir yani her şeyin bize garezimi var. İlle de cenk mi etmemi bekliyorlar. Siteme doyduk doyacağımız kadar da bir namertliğe alışamadık. Gurur mu yoksa sevdamı diye ikisini de koyduk karşımıza birimiz gururu, birimiz sevdayı seçtik. Suçlu kimdi? Bu ikisini seçen biz mi ? Yoksa seçmemizi sağlayan namertler mi ? Anlamsız bir dönerge içinde savrulmak gibi boş şey yok. Ne bir adım ileri ne de bir adım geri. Çakıldık olduğumuz yere.Yada sen şu toz pembe rüyalara daldın bende iskele gibi saplandım durduğumun yere.Geceler aydınlığım oldu gündüzlere sırt çevirdim. Poyraz esiyor yüreğimde öyle haşin ve asice.Söküp alıyor ne kaldıysa geride.Adımı da değiştirdi felek artık Asi oldu.Feleğin çemberine fuzuli olanlar girmedi ki .Ellerim uyuşmaya başladı.Kanım bile damarlarımda gezmiyor artık.Yalancı yüzler maskelerinde belli hepsi bir cins bakıyor dünyamıza. Ben onlarla olan bir dünya istemiyorum. Vefasızlar dünyama girecekse bırak ta ben kara toprağı üzerime örteğim.
Sızlıyor taaa içimde şuramda bir şey var sanki bir diken gibi her nefes aldığımda yüreğime batan. Tutuşturdun en sonunda ayrılığı elime bir şey demiyorum vefasız dostlarına ve sana.Sen dünyana kavuş bende kara toprağıma ebediyete kadar gelme bir daha bırak orada huzur bulayım yar……