kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Deneme / Hayata Dair Denemeler

Gogol`un


Gogol`un

Dostoyevski, dört yıl kürek ve beş yıl sürgün cezası sonrasında; ‘Biz hepimiz (Çehov ve Gorki) ‘Kaput’ tan çıktık’ sözleri ile, Rus Edebiyatının temel taşı olan Nikolay Vasilyeviç GOGOL’un Palto ya da orijinal adı ile ‘ Kaput’ hikayesindeki halk tipi, sıradan ve yoksul insanlardan olduklarını ifade etmek istemiyordu
şüphesiz.Kendileri de biliyorlardı ki her Rus Aydını gibi halkı anlatmalarına,halkın içinde bulunmalarına rağmen halktan oldukça uzaktırlar.Ne zaman ki Dostoyevski gibi Sibirya’ya sürgüne gönderilirler ya da çarlık Rusyasının toprak köleliği düzenine, kiliseye karşı bakış açıları eleştirel olur işte bu yüzden sefalet ve baskı karşısında, o hikaye ya da roman kahramanı tipinde insanın yaşadığı gerçeğini, hatta bazı şeyleri paylaşmak zorunda olduklarını kabul etme gereğini duyarlar.
Gogol, bu konuda çağdaşlarından farklı düşünür, farklı yazar. O da iyi bir eğitim alır. Edebiyata,tiyatroya düşkün bir aile ortamı ve çiftlik hayatı içerisinde sıkıntısız yetişir.Üstelik babası Ukraynanın ilk yazarlarındandır.
O,bu avantajını kullanmasının yanı sıra, küçük yaşlardan itibaren halk kültürünün renkliliği içerisinde bulur kendini.Halk ozanları, halk hikayeleri,halk şarkıları, masalları, hatta panayır gösterileri ilgi odağı olur.Buralarda geçen olaylar,tipler, ileride Gogol’un hikayelerine konu ya da kahraman olacaklardır.Taras Bulba,Gogol’un üzerinde dokuz yıl çalıştığı on altıncı yüzyılda bağımsızlık savaşı veren ve kaynağını bu tür halk hikayelerinden almış bir destan kahramanıdır. Taras Bulba ile Gogol,Zaporog Kazaklarının özgürlük mücadelesinin yanında kendi milliyetçiliğini ve idealizmini de yansıtır.Ancak onun yirmi iki yaşlarında yazmaya başladığı dikkat çeken hikayelerinde hep ciddiyetsiz, iğneleyici,alaycı bir üslup olsa da yoksul insanların çaresizliği,arayışları,hayalleri
Ve ezilmişliğin fotoğrafları sergilenir.Puşkin’le tanışmasının ve onun baskılarının ardından eserlerindeki gerek güldürü unsuru, gerekse insan manzarasında büyük ölçüde değişiklikler olur.İnsanın, dış görünümünden çok iç dünyasındaki renkliliğini,gerçekleşmemiş rüyalarını alışılmışlığın dışında bir tasvirle anlatır.Ancak gülümsemelerde yine acılar, Dünyada yine karanlıklar her zaman bir yerlerde, kahkaha ile karışık gözyaşı olarak kendini gösterir.
Gogol’a göre toprak ağalarının köleleri ezmesi ile şehirdeki bürokratların küçük memuru ezmesi arasında bir fark yoktur.Kaput, Burun,Bir Delinin Güncesi adını verdiği hikayeler; basit, yoksulluk ve karamsarlık içinde kıvranan ve önemli adamların himayesi altında yaşama ihtiyacı duyan memuru konu edinir.Onun bu tip kahramanları kullanarak trajik olayları geniş ayrıntılarla işlemesinin nedenlerinden biri de sanırız bir süre memurluk yapmasındandır.Bu durum ona ekonomik rahatlamanın ötesinde hikaye kahramanlarını yakından tanıma fırsat verdiği verdiği gibi gerçeği yazma konusunda Dostoyevski ve diğer Rus yazarlarına da ‘Palto’dan çıkma şansı tanıdığı söylenebilir. Ancak her şeye rağmen Puşkin’in gölgesinden kurtulduğunu ifade etmek güçtür.Çünkü yazmak istediği her şey eleştirisine güvendiği Puşkin’in tavsiyeleri doğrultusunda ortaya çıkar. Onun bir düello sonucunda öldürülmesi, Gogol’u adeta kolsuz kanatsız bırakırsa da meydanın boş kalması Gogol’un işine yarar ve ünü daha çok artar.Zaten asıl ürünü olan ‘ Ölü Canlar’ın ilk baskısı bu dayanışmanın bir sonucudur diyebiliriz.Kaldı ki `Burun` Puşkinin çıkardığı dergide yayınlanmıştır.Dostoyevski ‘Benzer’ adını verdiği eseri yazarken Gogolun ‘Burun’undan hiç de küçümsenmeyecek derecede etkilenmiş olması söz konusudur.Bir başka deyişle ‘Benzer’ aynaya baktığında karşısında ‘Burun’u zevkle görür.Ve Dostoyevski bundan nedense rahatsız olmaz.Oysa ki Gogol,Kovalevin kimliğinde bir sabah burnunun yerinde olmadığını gördüğü zaman müthiş bir dehşete kapılır ve onu aramaya koyulur.Gogol ‘Burun’ hikayesini yazarken acaba önceden bazı şeyleri altıncı hissinin etkisiyle Dostoyevskiye gönderme mi yapmıştır.Belki de.Büyük Rus eleştirmeni Belinski`nin genç Dostoyevski`nin ‘İnsancıklar’ını gördüğünde ‘Gogollar mantar gibi yerden bitiyor ’ifadesini kullanmasında bir parça haklılık payı olmalı bence.
‘Burun’ da memur Kovalevin bir sabah ansızın kaybolan burnunun bir ekmeğin içinden çıkması ya da bir başka memurda görülmesi ve daha sonra bir polis memurunun burnu bulup getirmesi gerçeküstücülükten öte, o çağ Rus toplumundaki özlemlerin, yanlışların, ruh sıkıntılarının ve ezilmişliğin trajikomik bir simgesi olarak düşünülmeli.Bulunan burnun Kuvalevin yüzüne yapıştırılamaması kimliğini,yarına olan güvencesini,yoksulluk uğruna kişililiğini hatta aklını kaybetme durumunda olan toplumun çarpık düşüncelerini gösteren bir davranış biçimi olarak yorumlanmalı.
Gogol, memur Kovaleve büyük burnunu nasıl kaybettirdi ise Türk Edebiyatında ‘Denizin Kanı’ adlı tv dizisi olmuş romanı ile tanınan Tarık Dursun K. da ‘M. Akil Beyin Gökyüzü Serüveni’ adını verdiği hikayesinde hayat kavgası içinde olan sıradan,küçük memur Akil beye gökyüzünü kaybettirir.Akil bey memur Kovalev gibi bir sabah kaktığında gükyüzünün olmadığını görür.Sokağa çıkar ve önüne gelene gökyüzünün nerede olduğunu sorar.Tıpkı Kovalev gibi..Tarık Dursun K. Gogol gibi hikaye kahramanına kaybettiği şeyi buldurmak zorunda hissetmez kendini ve bu küçük sıradan,hiçbir özelliği olmayan memuru ya da emekliyi akli dengesizliğinden dolayı,ilgilenilmek üzere iki polis eşliğinde karakola gönderir.Akil bey, burada bize göre ne bir simgedir ne de yaşadığı dönemin kötü tohumlarını yüreğinde çatlatmaya hazır Taras Bulba..Eğer burada kaybedilen gökyüzü, Akil beyin özgürlüğü ise,özgür düşünmesi,konuşması yetmeliydi. Kaldı ki Akil bey, gökyüzünü boşluk olarak gördüğü iddiasında da değildir .
Rus Edebiyatının babası sayılan Gogol, iş hayatındandaki sıkıntılardan bunalan ve devamlı ezilen bundan dolayı da makam ve unvan hayalleri içinde olan memur İvanoviç’in iç dünyasını ‘Bir Delinin Güncesi’ nde (Hatıra Defteri) anlatırken eserinin Dünya Tiyatro Klasikleri arasına gireceğini nerden bilebilirdi ki ?Girdiği oyunculuk sınavını kaybeden yazarın Meci ve Fidel adlı aristokrat köpeklerine bile sıradan insanlardan daha iyi bir hayat hakkı tanınmasına ve Rus burjuvazisinin tıpkı derebeyleri gibi yokluğun pençesinde kıvranan insan tiplerini bir böcek gibi görme isteğine suskun kalması düşünülemezdi elbet.’Bir Delinin Hatıra Defteri’ adı altında Dünyada ve ülkemizde defalarca sahneye konmuş oyunun ana fikri sıradan bir akıl hastasının günlük hayattaki saplantıları ya da istem ve akıl dışı davranışları değil şüphesiz.Önemli olan çıldırma noktasına nasıl ve hangi nedenlerle gelinmiş olması ve normal düşünen bir insan kanalı ile çarpık sistemlerin anlatılması veya tiyatro sahnesi aracılığı ile gösterilmesidir.İvanoviç, eğer akıl hastanesine kapatıldıysa buradaki neden sadece onun büyük adam olma kompleksinden değil her devir ve toplumda itici
olabilecek ve değer gibi yaşatılmak istenen, insani olmayan insan davranış ve kurallarına karşı protest bir tavır göstermesinden kaynaklanıyor diyebiliriz.
Ünlü komedi oyunu ‘Müfettiş’ de çarlık Rusyasındaki bozulmuş devlet yapısını, kokuşmuş devlet memurluğu anlayışını yine güldürü daha doğrusu kendine has o iğneleyici üslup ile göstermeye çalışır.
Bu hikayede ya da tiyatro oyununda Gogol, serseri birini bir kurumun heyecanla beklediği müfettiş yaparak gerçek müfettişin nasıl olabileceğini anlamayan bürokratın gafletiyle alay eder. Sistemdeki düzensizliğin sahte müfettişe olağan üstü bir ilgi gösterilmesiyle nasıl örtbas edilmek istendiği 1836 Çarlık Rusyasında tiyatro oyuncuları kullanılarak adeta haykırılır.Üstelik Çar’ın özel izni ile..
Cevat Fehmi Başkut, ‘Buzlar Çözülmeden’ adını verdiği tiyatro oyununda içerik açısından bize göre kötü bir taklit yapmış dersek bilindiğini sandığımız bir gerçeği vurgulamış oluruz sanırım . Kar’ın yolları kapadığı ve kaymakam bekleyen bir kasabaya yazar, akıl hastanesinden kaçan iki deliyi gönderir.Delilerden birini beklenen kaymakam zanneden kasaba halkı, kendisine şikayet ve dileklerini bildirirler.Prosedürle uğraşmayı
gereksiz gören sahte kaymakamın kararları anında ve kural tanımamaktadır.Gogol, taşralı memurları nasıl sahte müfettiş karşısında aptal göstermişse, Cevat Fehmi de kasaba halkını, sahte kaymakama hayranlık duyacak kadar aptallığın ötesinde adeta küçük düşürür.Müfettiş, kasaba esnafının yolsuzluklarını ortaya çıkarır. Kaymakam da esnafın üzerinde aynı baskıyı kurar.Bu durum etkilenmekten de öte, 70 li yıllarda moda olan Fransızca melodilere Türkçe söz adapte etmekten başka ne olabilir ki? Cevat Fehminin Türk halkına saygıda kusur ettiğinin söylenmesine bilmem gerek var mı?
Dostoyevskinin içinden çıktığını söylediği Gogolun ‘Kaput’u, aslında küçük bir memurun çok güç şartlarda aldığı ve paltonun çalınmasıyla üzüntüden hastalanıp öldüğünün hikayesi ile sınırlı değil kuşkusuz.Memur Akakiyeviç simge olup o dönemlerdeki yoksul,sıradan insanın alın yazısıdır, edebi eserlere konu olmasıdır.
Puşkin’in ‘Menzil Amiri’ndeki memura bakış açısının kaynağı bütünüyle Gogol’un ‘Kaput’taki insani yaklaşımla güldürü ögesi dışında aynıdır denilebilir.Dostoyevski bu konuda ‘Kaput’la daha sık dirsek teması içerisindedir. ‘İnsancıklar’ın gerek içerik gerekse üslup açısından ‘Kaput’’un tam bir taklidi olduğunu söylemek hiç de zor değildir.Şu halde Gogol’un ‘Kaput’undaki sihir,küçük memur tiplerinin konu edilmesinden ziyade Gogol’un düşünce yapısının benimsenmesi ve halktan her türlü insanın olayların içinde kendisini de bulmasıdır.Eğer Gogol ruh bunalımları içinde kıvranıp çıldırarak ölmüşse, bağnaz bir hristiyan din adamının eserlerine asla değer vermeyişinin ve onları yaktırmak isteyişinin hatta bir manastıra kapanmasını istemesinin çok büyük payı vardır.Onun ölüm anında `çabuk bana bir merdiven getirin` sözleriyle neyi amaçladığı bizi pek fazla ilgilendirmiyor.
Gogol`un ilgilenilmesi gereken tarafının neden Rus Edebiyatının babsı sayılmasının yanısıra burjuvazinin hayat sürdüğü bir devirde, varlığı ya da yokluğu belli olmayan kimseleri neden kahraman olarak gösterme gereği duyduğudur.
Sanırım evrensellik öyle çok çabuk elde edilen bir şey olmasa gerek..










Gogol`un
Yazı Sahibi
Ahmet Sıvacı
Ahmet Sıvacı tarafından 26.10.2007 tarihinde eklendi 1190 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
bu ne beeeee ?


28.04.2008 tarihinde yorumlandı.


Kasım
22
Bu Sefer Oldu
Ersin BaşeğmezHayata Dair Denemeler • 1 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
22
Kanayan Yara
Fırat AvcıHayata Dair Denemeler • 5 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
21
Ağla Kalbim Ağla
Gökçe ErözderimHayata Dair Denemeler • 29 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
21
Sen Hala Ordasın
Nihal CandansayarHayata Dair Denemeler • 26 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
21
Nisan
3
Salon Ya Da Belediye Şairi Olmak
Ahmet SıvacıToplumsal Makaleler • 186 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
29
Bir Vasiyetnamenin Düşündürdükleri ( 2 )
Ahmet SıvacıToplumsal Makaleler • 143 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
29
Bir Vasiyetnamenin Düşündürdükleri ( 1 )
Ahmet SıvacıToplumsal Makaleler • 125 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
21
Yazarını Zindanlarda Çürüten Kitap
Ahmet SıvacıToplumsal Makaleler • 261 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
20
Müzikterapi Hayal Ürünü mü ( 2 )
Ahmet SıvacıToplumsal Makaleler • 206 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
27
En Acıklı Hikaye
Ahmet SıvacıYaşamdan Hikayeler • 5768 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ekim
27
Mehlika Sultana Aşık Gençler
Ahmet SıvacıSiyasi Makaleler • 1274 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ekim
26
Gogol`un
Ahmet SıvacıHayata Dair Denemeler • 1191 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ekim
26
Batı Şiirinde Aşk
Ahmet SıvacıEleştiri Makaleleri • 986 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ekim
28
Bir Tür Uyuşturucu Kullanmak
Ahmet SıvacıEleştiri Makaleleri • 817 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Gogol`un , Gogol`un denemesi, Gogol`un deneme, Gogol`un nedir?, Gogol`un hakkında bilgi, Gogol`un denemeleri, Ahmet Sıvacı denemeleri, Gogol`un nedir, Gogol`un denemesi, Gogol`un denemeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : MPAA | Loans | Car Finance | Debt Management | Mobile Phone | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul