kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Başkaldırı Hikayeleri

Gökbilimine Meraklı Padişah


Gökbilimine Meraklı Padişah

 

 

 

 

Bundan yıllarca önce gökbilimine meraklı bir padişah yaşarmış. Vaktinin  çoğunu  sarayın yanına  inşa ettirdiği gözlemevinde geçirirmiş.  O zamana kadar  gökyüzü,  yıldızlar,  uzay,  astronomi hakkında yazılmış ne kadar kitap, çizilmiş ne kadar harita varsa  bunları  mutlaka kitaplığında bulundurmak istermiş. Başka ülkelerin müneccimlerini, astronomlarını sarayında toplar,  aralarında  yaptıkları  tartışmalara  kendisi  de  katılırmış.  Dünyanın  varoluşundan  yaşadıkları zamana kadar geçirdiği evreler, insanın dünyadaki macerası, gezegenlerde hayat olup olmadığı  gibi pek çok soruya cevap ararlarmış.

 

Günlerden bir gün, Acemistan  sarayındaki  Ebu Salip Efendi’nin  bir çeşit teleskop icat ettiği ve bununla birçok yeni yıldız keşfettiği haberi duyulur. Padişah vezirini huzura çağırır:

 

“ Bu yeni keşfedilen yıldızların biçimleri,durumları neymiş bilmek isteriz. Tez Acem sarayına  elçi gitsin. Ebu Salip Efendi buyursun gelsin, misafirimiz olsun. “ diye emretmiş.

 

Aradan günler, haftalar geçmiş. Padişahın elçi aracılığıyla gönderdiği  mektuptaki  şartları  olumlu bulan Ebu Salip Efendi,  Acem Şahı’ndan  izin  almış,  yola   çıkmış.  Gökbilimine  meraklı  padişah  konuğunu  sarayın  kapısında  karşılamış.  Sarayda  Ebu  Salip  Efendi’nin   keşfettiği   yıldızlar  hakkında  anlattıkları  padişahı  çok  meraklandırmış.  Yıldızların  en  büyüğüne  kendi  adının verildiğini duyan padişah, heyecandan yerinde duramaz olmuş. Bir an önce teleskopun  bir eşini  de burada yapmasını istemiş. Ertesi gün,  sarayın  yanındaki  gözlemevine  gitmişler.  Ebu  Salip Efendi,  malzemeleri  yetersiz,  gözlemevini  de  küçük  bulmuş. Daha  büyük  bir  gözlemevi yaptırmak istemiş.  Padişahtan gerekli izni  alan  Ebu  Salip  Efendi,  saraydan  oldukça  uzakta bulunan bir dağın yamacında  yeni gözlemevinin inşaatını başlatmış.  Kendisi de yakındaki bir köye yerleşmiş.  

 

Gözlemevinin  yapımı  aylarca  sürmüş.  Harcanan  para  tahminlerin  çok   üstüne   çıkmış.  Devlet hazinesinde  para kalmamış.  Padişah  halkından dört  beş sene  sonrasının  vergilerini  istemeye  başlamış.  Halk  büyük  sıkıntılar  içinde  kalmış.  Ellerindeki  avuçlarındaki   son  kuruşlarını gözlemevinin yapımı için veren halk çaresizlik içine düşmüş. Vergi tahsildarları ile aralarında  çatışmalar çıkmış. Padişah, gaflet uykusundan uyanamamış.Yapılan uyarıları umursamaz görünmüş.Yeni keşfedilen yıldızların ve adının verildiği büyük yıldızın saçmakta olduğu ışık gözlerini kamaştırmış. Sarayında yapılan ara sıra Ebu Salip Efendi’nin de katıldığı konusu uzay, yıldızlar, astronomi…olan toplantıları daha bir can kulağı ile dinler olmuş.

 

Yaz günlerinden birinde, padişah iki adamı  ile birlikte  kıyafet  değiştirerek  bir  köye gitmiş.  Köyün sahibi; otuz yaşlarında, dürüst, iyi kalpli, mert  bir adammış.  Padişah ve iki  adamını evine davet etmiş. Yemekler yenmiş, ayranlar içilmiş, koyu  sohbet  başlamış.  Söz, sağdan soldan derken, dönmüş, dolaşmış, yıldızlara, uzaya  gelmiş  dayanmış.  Tüccar  kılığındaki padişah, ilk insanın yeryüzünde görünmesinden tutmuş, dünyanın gizli kalmış bütün sırlarını anlatmış.  Uzayın sonsuz bir boşluk  olduğunu, bu  sonsuz  boşlukta  sayılamayacak  kadar  gezegen  ve  yıldızın bulunduğunu söylemiş. Yüce padişahın yaptırmakta olduğu gözlemevi ve son derece geliştirilmiş teleskop  sayesinde  adı  sanı  bilinmeyen  pek  çok  gezegen  ve  yıldızın  keşfedileceğinden bahsetmiş.  Padişahlarına insanlığın  şükran   borçlu  olduğunu  belirtmiş.

 

Tüccar kılığındaki padişahın  anlattıklarını sessizce dinlemekte olan köyün sahibi:

 

“ İnsanlık padişahımıza neden  şükran  borçlu  olsun?  Gözlemevinin  yapımı  için,  teleskop yapımı için harcanan  paralar nereden bulunuyor diye düşünmek gerekir.Zaten zar zor geçinen halktan alınan vergileri olabildiğince arttırmak, üstelik dört beş sene  sonrasının  vergilerini zorla almaya çalışmak  hangi kanunda vardır?  Bunun adı  zorbalık  değil  de  nedir?  Fakir fukaranın karnı mı doyacak sanki yıldız keşfetmekle? Ebu Salip o toplanan paraların birini taşa, on birini kuşa çevirirmiş...” demiş.

 

Bu sözler yenilir yutulur gibi değilmiş. Tüccar kılığındaki  padişah, oturduğu  yerden  hırsla ayağa fırlamış. Yanındaki iki adamı  da  yerlerinden kalkmışlar, elleri  kılıçlarında,  kılıçları  kınlarından  yarı yarıya  sıyrılmış  vaziyette,  tetikte  beklemişler.  Şu  haddini  bilmez   bu  pervasızlığının hesabını canıyla ödemeliymiş. Köyün sahibinin söyledikleri, tüccar kılığındaki padişahın beyninde balyoz gibi patlamış. Gözlerinin beyazı kaybolmuş:

 

“Yüce padişah hakkında nasıl böyle konuşursun? Devlete vergi vermek vatandaşlık görevidir. Herkes bana ne derse uzayın sırlarını kim çözecek?..” demiş.

 

Köyün sahibi yer minderinde oturur vaziyette:  

 

“ Devlete vergi vermek, fakat kazancına  göre. Bir  devrin  insanına  bu  kadar  yüklenilmez. Eldeki  avuçtaki son kuruşu almak günahtır. Tamam, uzayın sırlarının çözülmesi  için  uğraş verenler  insanlığa büyük bir hizmet etmiş olurlar. Fakat bu çözüm birkaç yılda gerçekleşmez. Bilim ve fen ilerledikçe hepsi birer birer çözülecektir. Bunun için belki de  yüzyıllar geçmesi gerektir. Zamana ihtiyaç vardır. “ demiş.

 

Köyün sahibinin sözleri mantığa son derece uygunmuş. Padişah durgunlaşmış.

 

“ Toplanan paraların birisi gözlemevi için harcanıyorsa, on biri kuşa nasıl çevriliyor?..”

 

“ Her ayın son günü çuvallar dolusu kuş arabalar içinde Acem Şahı’na gönderilirmiş…”

 

Padişah başka söz söylememiş. Bir baş işaretiyle karşısındakini selamlayıp   dışarıya çıkmış. İki adamıyla birlikte atlarına binmişler. Başkente doğru hızla uzaklaşmışlar. Köyün sahibinin iddia ettikleri doğru çıkar.   Padişahın ustaca hazırlanmış  planı  sayesinde, ayın  son  günü, Acem Şahı’na gönderilmek istenen arabalar içinde çuvallar  dolusu  altın  para  ele geçirilmiş. Suçlular yakalanmış. Ebu Salip Efendi’nin  büyük bir  palavracı olduğu, teleskop yapımından anlamadığı, yıldız mıldız  keşfetmediği ortaya çıkmış. Toplantılarda  anlattıklarının  hepsini ezberlemiş olduğu açıklanmış. Ebu Salip,  memleketindeki  bütün malını  mülkünü  sattırarak ele geçen parayı padişaha vermiş. Böylelikle canı bağışlanmış. Fakat  ömrünün sonuna kadar gözetim altında kalacakmış. Oldukça yüklü bir miktar  olan bu paralar ile ayın son günü ele geçirilen altın paralar eski sahiplerine, yani halka  geri  verilmiş. Acılar  hafifletilmiş..

 

Su gibi akıp gidenin adı zamanmış. Zaman içinde padişah ile iki adamı kıyafet değiştirerek sık sık  köy ağasının evinde misafir kalmaya  başlamışlar. Bu  görüşmeler  süresince,  ne  tüccar kılığındaki padişah köy ağasına  kendisinin  padişah  olduğunu  söylemiş,  ne  de  köy  ağası, tüccarın padişah olduğunu ilk günden beri bildiğini  ona  hissettirmiş. Yıllarca  hemen  her konuda bilgi alışverişinde bulunmuşlar. Köy ağasının daima  halk  için,  halktan  yana  olan  istek  ve düşünceleri  ön  plana  alınmış.  Bu  istek  ve  düşünceleri  uygulamak  genelde  çok  basitmiş. Gezegenleri ve yıldızları bir tarafa bırakan padişah,  sadece  “ halkının mutluluğu “ için  çalışmış.                                                                

 

 



Gökbilimine Meraklı Padişah
Yazı Sahibi
Serdar Yıldırım
Serdar Yıldırım tarafından 2.9.2006 tarihinde eklendi 792 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
GÜZEL


5/19/2007 tarihinde yorumlandı.

cok guzel


2/4/2007 tarihinde yorumlandı.


Kasım
22
Yaşam Süresi
Gökhan DemirağBaşkaldırı Hikayeleri • 4 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
17
Güneşli Konfor Dairesi
Hatice TaşdelenBaşkaldırı Hikayeleri • 73 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
7
Bir Bahar Günü
Ahmet AğdereBaşkaldırı Hikayeleri • 129 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
3
Dikenli Tellerde Asılı Kalıyor Hayatım
İsmail MutluBaşkaldırı Hikayeleri • 181 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
20
Ekim
29
Horoz Kahraman İle Vahşi Kediler
Serdar YıldırımHayvanlara Ait Hikayeler • 177 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
17
Mustafa Okula Başlıyor
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 778 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Haziran
4
Karagöz İle Hacivat Oğulları
Serdar YıldırımKültür ve Sanat Hikayeleri • 1002 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Atatürk`ün Çocukluğu 5
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 2777 kez okundu. • -2 kez yorumlandı.
Nisan
27
Yakışıklı Geyik
Serdar YıldırımHayvanlara Ait Hikayeler • 1001 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
17
Atatürk`ün Çocukluğu - 3
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 26459 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Şubat
18
Karagöz İle Hacivat
Serdar YıldırımKültür ve Sanat Hikayeleri • 7739 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Eylül
29
Keloğlan ile Nasreddin Hoca
Serdar YıldırımToplumsal Hikayeler • 7698 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Eylül
11
Aralık
3
Atatürk`ün Çocukluğu - 1
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 5718 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Gökbilimine Meraklı Padişah, Gökbilimine Meraklı Padişah hikayesi, Gökbilimine Meraklı Padişah hikaye, Gökbilimine Meraklı Padişah nedir?, Gökbilimine Meraklı Padişah hakkında bilgi, Gökbilimine Meraklı Padişah hikayeleri, Serdar Yıldırım hikayeleri, Gökbilimine nedir, Gökbilimine hikayesi, Gökbilimine hikayeleri, Meraklı nedir, Meraklı hikayesi, Meraklı hikayeleri, Padişah nedir, Padişah hikayesi, Padişah hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Salvage cars | Mortgages | PrePaid Credit Cards | Home Insurance | Moneygram | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul