kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Gölge Adam 2


Gölge Adam 2

Gölge adam iri taşlarla örülü duvarı geçti ve kendini yerin seksen iki basamak derinliğinde, kara toprağın yüz binlerce ton ağırlığı altında buldu. Taşların arasından süzülürken canı yanmamıştı. Toprağın ağırlığını da hissetmiyordu. Karanlıkla kardeş olduğundan beri fiziki dünyanın sınırlı ölçüleri ne bedenini ne de ruhunu yaralayabiliyordu. Seksen iki kat toprağın altı, seksen iki kat göğün üstüyle birdi. Hiçbiri Gölge adam’ın canını acıtamazdı.



Toprağın kokusunu duydu. Bu aynı zamanda özgürlüğün kokusuydu. Fakat yirmi dört yıl bedenine bekçilik yapan ve onu sayısız kez cinnetin eşiğine getiren de aynı topraktı. Gölge adam her şeye rağmen kulağına özgürlüğü fısıldayan toprağı sevemeyeceğini biliyordu. O bir fatihti; toprağı ele geçirmiş, hükümdarı olmuştu. Ama toprağın bir değeri yoktu.



Toprağa saygısını yitirdiğini anlayınca bunun yerine neyi koyabileceğini düşündü. Zamana ihtiyacı vardı, zira karar veremiyordu. Karar verebilmesi için dışarı çıkıp dünyanın nasıl bşr şekil aldığını öğrenmesi gerekiyordu.



Toprağa baktı ve tarihi gördü. Yukarı doğru yükselirken ilkel tarım aletlerini gördü. Uçları sivriltilip uzunca bir sırığa iliştirilmiş kaya parçalarını. Tahıl öğütme kaplarını. Sonra bir kral mezarına rastladı. Kralın ancak yarısı mumyalanmıştı. Çürümeden kalan bu yarım beden üzerinde altın bir asa ve bir taç vardı.



Kralı olduğu yerde bırakıp yükselmeye devam etti. Bu arada birçok savaşçı ve savaş arabasına rastladı. Atların koşumları gümüştendi. Savaşçılar atlarıyla birlikte gömülmüşlerdi. Gölge adam kuru kafataslarına bakıp bir mana aradı. Durmadan gülen bu yüzlerde mana ya da başka bir şey yoktu. Bunlar sadece gülüyorlardı ve Gölge adam mutlu olmadıklarını biliyordu. Çünkü mutsuz adamlar gibi gülüyorlardı.



Sonra makinelerle karşılaştı. İçinde yaşadığı çağa oranla kaba ve hantal görünen tonlarca dişli, paslı boru, top mermisi kovanı, kara mayını. Bunlar gerçekten ilkel makinelerdi ve öldürmek için bile kaba saba görünüyorlardı.



Yüzeye iyice yaklaştığında, toprağın bu kısmında insanların daha çok toplu mezarlara gömüldüklerini fark etti. Ölümün bin çeşidi vardı burada. Kimyasal ya da biyolojik bombaların tahrip ettiği bedenler, üzerine basıldığında havaya zıplayıp patlayan mayınların öldürdüğü kolsuz ve bacaksız insanlar, doğmamış bebeklerin süngülerle doğranmış bedenleri. Bu çağ ölümün hızlı ve kapsamlı olduğu bir çağdı.



Gölge adam yirmi dört yıl sonra ilk kez güneşi gördü. Kendi zamanındaydı. Toprağı kokladı. Tanıdığı toprak. Ama artık dost kabul ettiği toprak değil. Güneş ise eski dostu. Gölge adam gözlerini kırptı ve kirpiklerinden içeri süzülen mavi ve kırmızı ışık demetlerini yakalamaya çalıştı.



Sırada ne vardı? Artık eskisi gibi olabilir miydi? Bir yaşam satın alabilir miydi? Düşünmeye ihtiyacı vardı.



Herhangi bir şehrin herhangi bir sokağında, tanımadığı insanlarla birlikte cadde boyunca yürüdü. Yürümekten sıkılınca bir çay bahçesinde oturup denizi seyretti. Büyük gemileri görünce onların nereye gittiklerini merak etti. Sonra yine sokaklara döndü. Kaldırımlara dizdikleri kitapları çok ucuza satan üniversite öğrencilerini izledi. Ucuz elektronik eşya pazarlayan işportacılara uğrayıp saat fiyatlarına baktı. Bütün gün dolaştı durdu ama ne bir kitap satın aldı ne de saatlere ilgi duydu. Hiçbir şeye ihtiyacı yoktu. Kimse onu göremiyordu. O da kimse yokmuş gibi davranmayı tercih etti.



Göremezlerdi. İnsanlardan hiçbiri ortalıkta başıboş dolanan bir gölgeye aldırış etmiyordu. Gölge, var olmamanın, görmezlikten gelinmenin adıydı. Böylesine silik, önemsiz ve sıradan olmak Gölge adamı hem sevindirdi hem de tedirgin etti.



Fark edilmemek iyi bir şeydi. Böylece kimse ondan bir şey beklemiyordu. Kimse için canın vermesi gerekmiyordu. Bağlılık ya da fedakârlık gibi ağır yükümlülükler taşıması gerekmiyordu. Bağlı olmak, gurur duymak, feda olmak zorunda olduğu bir kimse ya da bir şey yoktu. Fark edilmemek iyiydi. Böylece ne hain ne de satılmıştı. Bu kesinlikle iyi bir şeydi. Yani aslında var olmak istemediği bir yerde hükmen yok sayılmasıydı.



Elbette kötü yanları da vardı bu durumun. Öncelikle yaşantısında bir eksiklik hissediyordu. Olmak istemediği yerde olmaması ne kadar sevindirici bir şeyse, olmak istediği yerde olamaması o kadar üzücü bir durumdu ve bunun bir ortası yoktu. Hayatın siyah ya da beyaz tarafındaydı. Hiçbir şeye ait olamıyordu ve bu hissettiği azabın asıl nedeniydi. Kalabalıktan biri olup ortak değerler üretme bilinç ve doygunluğundan mahrum kalmak. Bunu önemsiyordu.



Gün bitip de şehre karanlık basınca tamamen görünmez oldu Gölge adam. Neyin gölge neyin asıl olduğunun ayırt edilemediği akşam vakti şehrin yollarını, meydanlarını ve parklarını esir aldı. Gölge adam yol kenarındaki tahta sıralardan birine oturup bekçilerin düdüklerini öttürerek haberleşmelerini izledi.



Hayır, sabahı beklemek bile geç kalmak demekti. Geç kalmaya tahammülü yoktu. Yirmi dört yıl bekleyerek zaten yeterine geç kalmıştı. Şimdi asıl merak ettiği bu duruma nasıl bir son verebileceğiydi.



Ölümü beklemekten nefret ediyordu. Bu, her günü aynı acıyla, her geceyi aynı pişmanlık ve kalp kırıklığıyla geçirmek demekti ve bir seçenek olamazdı.



Toprağa dönebilirdi. Biraz düşününce artık ona da saygısının kalmadığını anladı. O halde onun yerine ne koyabilirdi? Gölge adam bir çıkış yolu bulamadı. Topraktan kaçamıyordu. Sonunda asıl meselenin toprağa, gerçek toprağa bağlanmak, ona ait olmak ve aynı hisleri paylaşanlarla birlikte ortak bir amaç doğrultusunda yaşamak olduğunu anladı.



Üzerine karanlığın çöreklendiği bu yeri sevmiyordu. Her şeyini biliyordu, tarihini görmüştü. Bütün gün içinde dolaşıp ortak bir nokta aramıştı. Ama ortak bir nokta da yoktu.



Gölge adam kalktı, gecedeki nemin ıslattığı asfalt yol boyunca yürüyerek parlak ışığın gün gibi aydınlattığı geniş düzlüğe ulaştı. Metal kuşların havalanıp konduğu alana camdan kubbesi olan görkemli yapıdan geçerek girdi. Orada bekleyip uygun zamanı kolladı.



Nihayet aradığını buldu. Uçağın parlak ışıkları emen gri bir rengi vardı. Sessizce uçağa süzüldü.



Binlerce kilometre boyunca Gölge adam ufak pencereden sonsuzluğu izledi. Nihayet öncekinden de geniş bir alana indiler. Gölge adam kendini mavi göğün, koyu yeşil denizin ve kahverengi toprağın arasında buldu. Ve bir şey fark etti. Artık gölge değildi; fark ediliyordu.



İlk kez mutlu oldu, ilk kez gülümsedi ve ilk kez ağladı.



Gölge Adam 2
Yazı Sahibi
Şerafettin Yılmaz
Şerafettin Yılmaz tarafından 21.8.2007 tarihinde eklendi 217 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Gölge Adam 2 isimli yazı, Şerafettin Yılmaz tarafından 8/21/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Gölge Adam!! Yok olan bir önemi olmayan birisi.. Sanırım gölge adam başarısız sanılan nelere sahip olduğu bilinmeyen bir kişiyi temsil etmiş. Ve gölge adam binlerce km giderek başarıyı yakalıyor.


12/24/2007 tarihinde yorumlandı.


Kasım
22
Hayat Kaldırım Taşları Gibiymiş
Zeliha OkanYaşamdan Hikayeler • 25 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
21
Bu Bir Oyundu Aysel (2son)
Ecem ÇevikdilYaşamdan Hikayeler • 61 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
21
Sınırda Tutsak
Tevfik TekmenYaşamdan Hikayeler • 47 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
21
Onu Yarım Bırakıp Gidemem
Gökçe ErözderimYaşamdan Hikayeler • 53 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
21
Kızıl Saçlı 3 Kısım
Çetin İmerYaşamdan Hikayeler • 44 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
21
İlham Cin`i
Şerafettin YılmazYaşamdan Hikayeler • 53 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
20
Yolda Olmak 1 [kedi Karar Verince]
Şerafettin YılmazHayvanlara Ait Hikayeler • 58 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
20
Her Şey Çözülür
Şerafettin YılmazDostluk Hikayeleri • 135 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
19
Soygun
Şerafettin YılmazYaşamdan Hikayeler • 54 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
18
Büyükbaba Bin Pişman
Şerafettin YılmazYaşamdan Hikayeler • 118 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
23
Yolun Karşı Tarafı
Şerafettin YılmazHayvanlara Ait Hikayeler • 1063 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Aralık
27
Gölge Adam 1
Şerafettin YılmazYaşamdan Hikayeler • 1027 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Kamçılı Hayalet
Şerafettin YılmazYaşamdan Hikayeler • 284 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Gölge Adam 2
Şerafettin YılmazYaşamdan Hikayeler • 218 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Temmuz
17
Göç Çocukları
Şerafettin YılmazYaşamdan Hikayeler • 165 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Gölge Adam 2, Gölge Adam 2 hikayesi, Gölge Adam 2 hikaye, Gölge Adam 2 nedir?, Gölge Adam 2 hakkında bilgi, Gölge Adam 2 hikayeleri, Şerafettin Yılmaz hikayeleri, Gölge nedir, Gölge hikayesi, Gölge hikayeleri, Adam nedir, Adam hikayesi, Adam hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Free File Hosting | Ringtones | Mobile Phones | Buy Anything On eBay | Car Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul