Gözlerin Yırtardı Gecelerin PeçesiniGözlerin Yırtardı Gecelerin PeçesiniKorkuların dili çözülünce yırtardık yalnızlığın yorganlarını Tutkularımızın hücresinde saklardık en deli yangınlarımızı Geceler sürerdik terli bedenlerimize, salardık dudaklarımızı Renklerin tam ortasında kalırdık, yorardık sevdalı ruhlarımızı Bakışlarının derin sularından kıyılara çıkınca bir omuz olurdun yorgun bedenimi ağırlayan. Kımıltısız süzerdin nefeslenmemi. Dudaklarının derin mahzenlerine beni çeker, yıllanmış mutlulukların kadehlerini doldururdun kadın ellerinle. İçtikçe sevgini sana acıkırdım, aşk sofranda obur bir adam olurdum. Yenilenirdim sana, bilenirdim sevdana, atılırdım kollarına ve ben korkusuz sarılışlarının ipek dokunuşlarıyla sana er bir şafak olurdum. Yastığımdaki silinmez kokuna yeniden sarılarak düşlere sereceksin az sonra ruhunu. Ne yana dönsen sevda, ne yana dönsen deli bir dürtü yakacak alevlerimin ulaşamadığı bedenini. Tuz denizlerinden kervanlar süreceğim ülkene. İpek yollarından hurmalar serpeceğim aşkla kavrulan dilinin vahalarına. Bir denizi yönelterek yaşadığın çukur iklimlere, ‘sana geldim’ diyeceğim dudağımda demlenen şafak kızılı şiirlerle. ‘Seni seviyorum’ diyerek gireceğim alevlendirdiğin aşk yatağına. Bir öpüşün bekleyiş haresine bir şarkı yükledim ve özlemin mırıltılarıyla günü pastil gibi çiğnedim. Boynumdaki vebal, koynumdaki alev, ruhumdaki ulaşılmaz bedel oldu özlem denen yel. Yudumladıkça gözlerini siyah bir şarap akar boğazımdan, yakar yüreğimi. Fonda şarkı, tınıda ezginin içli sesi yıkarım dilersen bu kenti. Tersine çeviririm sensiz geçen tüm geceleri. Şimdi, aşkın asma köprülerinden geçerek sana gelsem, göğsümdeki dolu savaklara gözlerini diker misin? Uykular inen bedenini silkeleyerek bir günün hikâyesine yeniden yüz sürer misin? İzlerini bıraktığın camlarda öpüşlerimin gözyaşlarını arayarak gönlümü hoş eder misin? Şimdi, bir düşün kemendini bıraktım yatağına desem, çağrılarla ülkemi sallar mısın? Seni sevmenin sisli şehirlerinde kayboldum desem, yine beni sever misin? Biriken sevinçlerimizin sabırsız sarılışlarına yetmezdi gerçeğin cakası. Onulmaz keder köprülerinden geçer, el ele, yürek yüreğe yürürdük er şafaklarda. Mataramızdaki sevgi iksirini yudumladıkça ölümsüz bir hayatın öte yakasına geçerdi bedenlerimiz. Yorgun saatlerin çarklarına salıncaklar kurarak seven gönlümüzü yıldızlara değene dek sallardık. Bütün kalabalıkları aşarak varlığının çukur kentlerine yürürüm, ovalara beyaz tohumlar serperek. Yanaklarına en doygun renkler taşırım sırtımda, yükümün ağırlığına bakmadan yüreğini isterim. Oysa yolculuk serüvenlerimizin aynı kefesinde özlemin aralı kapılarından hep başkası girer ve yüzüne dermansız bir sancıyla birden gecenin karanlığı düşer. Sırat olur yollar, çöle dönüşür ovalar ve göğsümde hep yangınsız bir duman tüter. Yarınların bilinmez yıkıntılarından bir umut tuğlası seçtik kendimize. İsimsiz sancıların harcıyla sıvadık sevgimizle. En çok gecelerin ışıltılarıyla donatılı bahçelerdi düşünü gördüğümüz, yakamoz gelgitli denizlerden topladığımız sevda incileriyle süslerdik üzünçlerimiz çoğalınca mavileri. En güzel renk gözlerindi ve ben bütün renkleri biriktirerek sultanım demiştim aşkla bakan gözlerinin panayır gülüşlerine. Çünkü, senin varlığın yaşamak nedenimdi. Bu sabah benimle uyan uykulara. Sen ol suyumu döken, soframı donatan, çayıma şeker atan. Bu sabah sen ol gülümsemem, sen ol dudağıma kondurduğun öpücükle beni yaşama yolcu eden. Bu gün sen ol aşkla yollara düştüğüm, ilk adımda özlediğim tek neden, tek beden. Sen, ruhumun açlığına gözleriyle odaklanan kadın. Sen, kalbimdeki asla geçmeyecek hain ağrım. Sen, yüreğimin en gizli yerindeki tanımsız sancım. Sen, bağrındaki ateşle beni çöllere salan, leylanın ruhunu taşıyan kutsal aşk ışığım. En doyumsuz coşkuların içindeki savruluşlarla kapat içindeki gözyaşı kepenklerini. Şehre kahkahan dökülsün, kelimeler seni anlatamadan yerlere dökülsün. Çık sevincin tepelerine, haykır birbirimizden ayrı geçen gecelere ve vur kendini yaşamın en soylu düğünlerine. Sevdanın kıyameti gelsin isterse gülüm, yapış hüznün pul olduğu bir aşkın yelelerine. Yangın közü düşmüş gönül otlarını alev sarınca dumanı görmez gözün. Karanlık yollara şavkı vurunca ışığın titrer beden, ürperir özün. Yapışkan sarılışların suları dökülür birazdan yatağa, avuçlarındaki aleve geçmez sözün. Alev tuzu okşar, yüreğindeki adam uzaktan nefesini koklar. Göğsünün sızılarına aldırma bu gece, uzun bir dinlence öncesi ruhunu sevişmelere aç, hayalindeki resim duvarları aşarak mutlaka sana bakar. Yum gözlerini şimdi, yaşam senin gerçeğin, tadını çıkar. Kendi surlarımızın sıvaları dökülünce güneşin çığlığıyla saklanır kendine gölge. Bir kurşunun izi kalır havada, dünün yargıları yankı yaparken duvarlarımızda. Sevgi somurtkan bir rastlantıdır gül bakışlım, günler kızarmış bir yürekçe beklerken tavada. Dallar eğilir rüzgâra, gönül kırık bir resimce darılır ayrılıklara. Her ayrılık bir sarılıştır, yak sevda kandilini düş yollara. Gecenin kayıp krallıklarına yürürken adımlarımdaki sevda kanamalarıyla sensizliğin en saklı sözlerini arardım. Yorgun bedenimin bahanesiydi fısıltın, sesini yüreğime bastırdıkça kendimden geçer, başka yüzyılların prangalı kölesi olurdum. Her gece alışkanlığının en diri adamıydım. Her gece kusursuz yüreğine ayine dururdum ve ben her gece seninle sivri taşlardan yürür, yok olan bu medeniyette sevdanın en asil lejyoneri olurdum. Şimdi bir sızıntı düşer göğsümün alacasına. En şuh kahkahanı atarak sızarsın yatağımın karanlıklarına. Ayaklarına inen giysilerinden kokun yayılır aşkımızın duvarlarına. Birazdan el ayak çekilir, dudaklarımıza kan birikir, ellerimizin prangaları birbirini incitir ve kesik nefeslerimiz en deli nehirlerin derinlerine gizlenir. Birazdan bu kentin içine korku serpilir ve biz yeniden sevişmelerin denizlerinde yüzerken en coşkulu şarkılarla iklimler bile değişir. Kıymıklarla sarmal bir yürektir taşıdığım. Kimseler soramaz ruhumun kangren nedenlerini. Yakarısız bir urdur taşıdığım, ne etseler çaresizdir. Kan dolaşır damarlarımda sarılmaların müessibidir, çözülemez. Sevdanın en sorgulu adamıyım dostlar, bir ormanın en yeşiline saklanmıştır aşk, derin gözlerine savaşlar çıkarırım her gece ve soyarım en soylu zaferlerimle. Ganimetimdir, apoletimdir, taşırım sonsuza dek, karşılığı ölüm olsa bile.
Yazı Sahibi
Etiketler
gozlerin+yirtardi+gecelerin+pecesini , gözlerin , yırtardı , gecelerin , peçesini , selahattin , yetgin , sevgi , ve , aşk , denemeleri ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Gözlerin Yırtardı Gecelerin Peçesini isimli yazı, Selahattin Yetgin tarafından 20.06.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
5
Kiyi Yazilari / Gitmek Düser Size
• Nilgün Budak • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 20 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
4
Mavidir Kirpiklerin
• Selahattin Yetgin • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 32 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Böyle Birşeymi Be Sevmek
• Merve Bilmez • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 51 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Mavidir Kirpiklerin
• Selahattin Yetgin • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 32 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
3
Hayallerinin Sularından Arınıp Gel Koynuma
• Selahattin Yetgin • Aşk Şiirleri • 34 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
2
İçimizden Bir Yıldız Kaydı
• Selahattin Yetgin • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 84 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Aralık
1
Aşk Kanamalı Bir Şiir Bedende
• Selahattin Yetgin • Hayata Dair Denemeler • 46 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
30
Duruncaya Kadar Yor Yüreğimi
• Selahattin Yetgin • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 73 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
7
Şubat
7
Şizofren Hayalimsin Sen
• Selahattin Yetgin • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 971 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ekim
29
Gecenin Karanlığını Ört Üzerime
• Selahattin Yetgin • Hayata Dair Denemeler • 830 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Haziran
19
Gözlerinin İrmaklarına Sal Beni
• Selahattin Yetgin • Hayata Dair Denemeler • 778 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Haziran
18 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||