Benim Hikayelerim GrilikBenim Hikayelerim GrilikGrilik;Sararmış defne yapraklarının üzerinde biriken karlar öğle güneşinin etkisiyle yavaş yavaş erirken ,damlaları karların üzerinde ince delikler oluşturuyordu. Tavukların yemine bakmak için dışarı çıkmıştık. Yerlerin beyazlığından gözlerim kamaşıyordu. Evimize uzanan taşlı patika yolun kenarında bir grilik gördüm gibime geldi. Grilik kımıldayınca merakım daha da arttı. Yavaşça yaklaştım,yanına çömeldim bir de ne göreyim;dişi bir enik. Topu topu avucumun içi kadar.titreyerek üşümüşlüğünü biraz olsun azaltmaya çalışıyordu ve adım atacak mecali yoktu. Parmağımı emmeye çalışması da oldukça aç olduğunu gösteriyordu. Zar zor açılan göz kapaklarını araladı ,beni görünce tiz sesi ile inledi.O sesi duydukça yüreğimin bıçak ile kesildiğini hissettim. Sızlıyordu. Alıp beslemeye karar verdim eniği. Hemen kömürlüğe getirdim ve eski bir bez yardımı ile iyice kuruladım. İlk olarak onu soğuktan koruyacak bir yer yapmak gerekiyordu. Eski simit sepetinin içine kuru saman koyup üstüne bir kaç kat eski elbise parçası döşedim. Az sonra da altı düz bir kasenin içinde sıcak süt getirip önüne koydum. İlk seferde ağzını yakmasına rağmen inatla sütü içti. Sepeti enaz cereyan yapacak yere koyup diğer işlerim için ayrıldım.Geldiğimde yerinde olmadığını fark edince telaşa kapıldım. Oysa bezin içine iyice sokulup sessizce uykuya dalmıştı. Üzüntüm gitmiş,yüzümde hafif bir tebessüm oluşmuştu. Mutluydum. Günde iki defa süt veya kemik suyu çorbası veriyordum. Bir hafta kadar sonra çabalarımın sonucunu görmeye başladım. Elimle oynamaya başlaması,ısırmaya çalışması ,iyileştiğinin belirtileri idi.Adını yağenlerimle birlikte Tiffany koyduk. Tiffany bizim yediğimiz her yemeği yiyordu. Mesela; eriğin çekirdeğini çıkarıp verdiğimizde,hayır demezdi.Menüye neler dahil değildi ki ; domates,salatalık,meyvaların etli kısımları.... İki aylık olduktan sonra garip bir şekilde bizden kaçmaya başladı.Yemek yemek istemiyordu.Sonra aklandığı yeri buldum. simsiyah boncuk gözleriyle "beni bırak ,git buradan" diyordu. gençlk hastalığına yakalandığını,öle ceğini hissettiğini biliyordum. Sahibinin yanında ölmemek,onları üzmemek için uzaklaşmak istediğini de... Elimi ısırmasına rağmen tuttum ,alıp başını okşadım. Tatlı kaşıklarından birini feda edip bir kase yağurdu zorla ağzını açıp yedirdim. Altı- yedi gün bu eziyeti çekti Tiffany Kilitlenen çenesi açılmış ,bu sefer kurtarmıştık. Onun gün geçtikçe iyileştiğini görmek ,tarifsiz mutlu ediyordu beni. Çabucak üçaylık olmuştu bile,oyun için ısırırken dişleri acıtıyordu.Sevgi delisiydi. İki ailenin tüm fertleri ile, özellikle çocuklarla çok iyi anlaşıyordu. Ben tüm bakımını üstlendiğim halde kazara kızsam, bir gün boyunca hiç yanıma yaklaşmazdı,yemek bile yemezdi. Ama çocuklar hırpalarcasına sever,yedi yaşındaki yeğenim barış, suyla ıslatır, onlara, bir süre uzaklaşırdı. Arada resim çektirdiğimizde anlarcasına poz verirdi.zaman geçtikçe tüyleri parlamaya ,donuk gözleri ışıldamaya başladı, irileşti.Aşılamak lazımdı artık.Bol gelen yeni tasmasını takıp bayır aşağı inmeye başladık. Mayıs ayının sıcağında yaklaşık dört kilometre yol tepecektik. Yampiri yürüyüşü,ağzının gülermiş gibi açık olması onu daha da sevimli kılıyordu. Aşıyı olup kimlik çıkarttıktan sonra geri dönüş başladı. Bu sefer minibüsle ve bir karton kutu içinde.... Yaz yaklaştıkça tahtadan yeni yaptığımız yuvasından daha çok çıkmaya başladı. Çevremden onu bağlamak gerektiğini söylüyorlardı. Birkaç deneme sonrasında bağlamanın ona acı verdiğini düşünerek vazgeçtim.Beş aylık olduğunda narin patilerinin üzerinde uzun bacakları, güçlü boynu ve kafası belirginleşmeye başladı. Gözleri sanki sürmeli gibiydi. Göz çevresi daha açık ,dışı daha koyu tondaydı. Sırtındaki koyu grilik ,kurt köpeği kırması olduğuna işaret sayılabilirdi. Küçükken kırık olan kulakları bunu desteklercesine dikeldi. Giderek evini kollamaya, yabancılara havlamaya başladı. Sabahları kiracımızla birlikte tren garına onun işyerine gider,öğleye doğru dönerdi. Rutine bağlamıştı. Yedi aylık olduğunda birgün dönmedi.... Gelir diye umut ettim ,kiracıya sordum ,ama nafile. Tek tesellim belki diğer köpek sürülerine karışmıştır umudu. Sonra bir arkadaşım naif gri bedenini tarif edip,bir araba kazasına uğradığını ,cansız bedenini bir çöplüğe attıklarını söyledi. Dondum. Nefes alamadığımı,boğazıma bir ilmek atıldığını hissettim. Etraf kararmıştı.... Gürültülü bir sesleve hıçkırıklarla ağlamaya başladım. Göz pınarlarım kuruyup, kalp atışlarım düzeldiğinde şimşek hızıyla o çöplüğe gitmeyi , sonra aynı hızla Tiffany`yi ohalde görüp hiçbirşey yapamamanın ızdırabına katlanamayacağımı anlayıp vazgeçtim. Çaresizlik kahrediyordu.Arada "keşke gitseydim, belki yaşıyordur" düşüncesi ile kendimi suçluyor ,sonra da bu suçla vicdan azabı çekiyordum.Üç-dört ay geçti her sokak köpeği görüşümde aynı acıyı yaşıyordum. Soğuk ve karlı bir günde yürüyüşe çıktım. Komşunun bahçesinde kereste yığınlarının arasında bir inilti duydum .Eğildim, üç-dört tane yavru köpek...Boz renkli ve beyaz benekli olanı aldım havaya kaldırdım. İçimdeki o ağırlıkla beraber. Merhaba Topak.................
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Benim Hikayelerim Grilik isimli yazı, Sedat Akyaz tarafından 1/22/2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
30
Yolda Olmak 2 (kedinin Yakin Dostu)
• Şerafettin Yılmaz • Hayvanlara Ait Hikayeler • 73 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
20
Yolda Olmak 1 [kedi Karar Verince]
• Şerafettin Yılmaz • Hayvanlara Ait Hikayeler • 181 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
15
Parktaki Kedicikler
• Zeynep Akıllı • Hayvanlara Ait Hikayeler • 283 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
12
Kasım
8
Pusulaya Sahip Olan Bal Arıları
• Zeynep Akıllı • Hayvanlara Ait Hikayeler • 188 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
24
Eylül
16
Eylül
4
Ağustos
20
Benim Hikayelerim 3 Askerlikten Sonra
• Sedat Akyaz • Yaşamdan Hikayeler • 560 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
14
Benim Hikayelerim 2 Fakülteden Sonra
• Sedat Akyaz • Yaşamdan Hikayeler • 170 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ocak
22
Şubat
13
Mart
5
Şubat
22
Ağustos
20
Benim Hikayelerim 3 Askerlikten Sonra
• Sedat Akyaz • Yaşamdan Hikayeler • 560 kez okundu. • 1 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||