1 / 5 / 2008 Perşembe tarihinde
Murat Kınacı tarafından eklendi,
116 kez okundu...
“Gudubet bir sabah, düştü önüme,Gudubet, bir sabah evin önünde...Güneş aradı gözlerim, sokağa doğru,Basıklık yağdı sağanak, boğdu...O sakin gönül, oldu kabarık,Suyu bulanık, testisi kırık...Huzur susuz, bağlar kabuk.Aman derman, derman çabuk!Yamacındaydım sanki, Sabır yarının.Dün de geçti öyle,Umut yarının.Üç desem,İki silsemKalır,Bir.Bir,Kahır,İ...”
Okuyucu Puanı ;
Gudubet Çağına
Gudubet bir sabah, düştü önüme,
Gudubet, bir sabah evin önünde...
Güneş aradı gözlerim, sokağa doğru,
Basıklık yağdı sağanak, boğdu...
O sakin gönül, oldu kabarık,
Suyu bulanık, testisi kırık...
Huzur susuz, bağlar kabuk.
Aman derman, derman çabuk!
Yamacındaydım sanki,
Sabır yarının.
Dün de geçti öyle,
Umut yarının.
Üç desem,
İki silsem
Kalır,
Bir.
Bir,
Kahır,
İki Sabır,
Kaç gün ki dünya?
Varsa bil, dert,
Dermandır medet...
Savursan da savrulsan da,
Yamacında olasan da...
Sabırdan geriye kalınca zerre,
Yormadın hayra, fermandın şerre...
Ütülüp kazana girince kelle,
Yakardın, yanar oldun, anladın.
Yol gayrı Murat. Aman ha durma!
İnatsa melun, inat et uyma,
Alem de alem, elinde zurna,
Zilleri takan çok, tokmağı vurma.