Gülmek ZorGülmek ZorBir şeyler yazmak için oturmuştum masaya. Kafasını ütüleyebileceğim bir arkadaşım kalsaydı sanırım kalemin kağıda işi düşmezdi. Kulakları üç yerden küpeli, kaşlarının kenarları kesik, çene uçlarında bir tutamlık sakallarıyla ceddala dönmüş, elmacık kemiklerine bile hızma geçirmiş, saçları bir garip, dilleri bir garip, yürüyüşleri bir garip gençlere sayıp sövecektim.Fakat sövemiyorum. Aslında sövüyorum ama, iyi sövemiyorum.Sövgülerim bir edebi değer taşısın istiyorum. Yetmişinde bir ihtiyarın ağzıyla, kiniyle yazmak istemiyorum. Yetmişinde değilim. Değilim ya kendimi yetmişimde hissediyorum. Yorgun ve öfkeli, suratı hep asık.Çevreme bakıyorum.Tarif ettiğim adamlar ve yanlarındaki kızlar hepside ne kolay gülüyor. Gülmek bu derece kolay olmamalı. Onları güldüren sözler, mimikler, şakalar benim canımı sıkıyor. Yüzümü ekşitiyor, sıkıntılı bir of çekiyorum, belki de boğuluyorum ve içimden sövüyorum. Geçenlerde güldüm. Hem de kıs kıs güldüm. Güldüm ama gülmek sanki yüzüme yakışmıyordu, yabancı geliyordu. Sanki unuttuğum bir şeyi hatırlamak gibi bir şeydi gülmek. Evet. Gülmek bu kadar kolay olmamalı. Lakin bu derecede güçlük çekmemeli insan. Kimden duymuştum unuttum. Gülmemiz yirmi, somurtmamız kırk kasın harekete geçmesiyle gerçekleşiyormuş. İşe bakın ki; gülmek için harekete geçmeye üşenen yüz kaslarım somurtmak için pek çabuk harekete geçiyor Sanırım gülmeyi unuttum ya da unutmaya yakınım. Olsun bende çevremi güldürürüm. Zaten bugüne kadar hep öyle olmadı mı? İsmi, cismi lazım değil hani bir arkadaşın vardı. Onu haftalarca güldürdün, kahkahalara boğdun. Sayende ne kızlarla takıldı. Bugün artık seni aramıyor o arkadaş. Belki de artık gülmek istemiyordur. Ya da kendisini güldürecek başka bir arkadaş bulmuştur. Olsun ben yine de çevremi güldüreceğim. Hem sayemde çevremdekiler adam gibi şeylere gülmüş olurlar. Bir kişiyi güldürmekten korkarım. Çünkü çabuk aşık olur.Bir kızdan da korkarım. Çünkü çabuk aşık olurum. Geçen yazdı.Aslında başka bir şeye gülmüştüm. Daha doğrusu gülümsemiştim. Fakat aşık olmaktan korktuğum o kız üzerine alındı. Merak ve sitem kokan ses tonu saldırganlaşıyordu. -Güldüğünü gördüm ama… -Gülmedim, gülümsedim dedim. -Ne farkı var gülümsemenin gülmeden? -Benim durumumdakiler gülmez, gülümser dedim. Kızgınlığı geçmişti. İnceden gülümsedi. Hoşuna gidecek bir sohbet yakalamıştı. -Neden gülmez diye sordu. -Çünkü gülmek zor dedim. Gülmek zor.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Aralık
1
Sevilmeyi Öğret Bana
• Nesrin Göçtürk Kaya • Hayata Dair Denemeler • 55 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Aralık
1
Türküz Doğruyuz Da Çalışkanmıyız?!
• Ümit Coşkun • Hayata Dair Denemeler • 17 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
1
Mum İşığında Konuşanlar
• Hakan Erçelebi • Hayata Dair Denemeler • 42 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
1
Medeniyet İle Kültür İlişkisi
• Hakan Erçelebi • Hayata Dair Denemeler • 180 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
1
Ekim
1
Ekim
1
Ekim
1
Medeniyet İle Kültür İlişkisi
• Hakan Erçelebi • Hayata Dair Denemeler • 180 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
28
Eylül
28
Edebi Şehrimiz İstanbul
• Hakan Erçelebi • Hayata Dair Denemeler • 68 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
28
Eylül
28 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||