Ha
Bugün arabayla gelmemişti adam.Zira her arabaya binişinde acısı tazeleniyor,hasreti yumruk gibi oturuyordu yüreğine.Ilık esen rüzgar teninde buz kesiyordu.Adımları o kadar isteksizdi ki sanarsınız olduğu yerde yığılıp kalıverecek.Küs adımları üniversite kapısından içeri girdiğinde içi sızladı,o olaydan sonra okula ilk gelişiydi.Hani bir acı olayı duyduğunuzda o olayı duyduğunuz yere ilk geldiğinizde o acıyı her defasında yine hissedersiniz ya öyle bir şeydi..Bu yüzden her zamankinden epeyce geç gelmişti.Belki de gelip gelmemek arasında kalmıştı.Üniversitede çalışıyor olması,her gün gençlerle yüz yüze gelmesi acısını sımsıcak tutacaktı biliyordu ama o zaten unutmak istemiyordu,unutamazdı da…
Metin Bey her zaman gençlere umutla bakar,onları kendi çocuğu gibi kollar,geleceğin teminatı gördüğü gençleri desteklerdi.Ama artık her şey çok başkaydı,bütün hisleri derindi,babalık hissi bile.Bu yüzden şimdi baktığı her gencin gözlerinde Metin Bey’in şefkati yansıyordu,şefkati ve acısı..Bir çocuğu gitmişti ama bütün çocuklar onundu.Hepsini sarıp sarmalamak,çektiği evlat acısını bu gençlerin annelerinin babalarının yaşamamasını diliyordu.
Metin Beyin oğlu trafik kazasında hayatını kaybetmişti.Tek evladı daha 18’ine girmemişti bir gece vakti, babasının arabasını çalan arkadaşının peşine takılmış ve araba sürme hevesine yenik düşüp direksiyon başına geçmişti.Ve olan olmuş bir geçit mıntıkasında virajı alamayarak uçuruma yuvarlanmıştı. Uçurumdan uçan otomobil bir dereye düşmüştü Derede suya kapılan cesetler olay yerinden 6 kilometre uzaklıkta bulunmuştu.
Metin Bey kendini de sorguluyordu oğluna veremediği,öğretmediği neydi?Her şeyi önüne sunduğu,el üstünde büyüttüğü oğlu şimdi ellerinden kaymıştı…Kendi de genç olmuştu,düşleri hayalleri,hevesleri vardı ama …
Dekanlık binasına doğru ilerledi Metin. Günlerdir düşünmekten yorulmuştu.Bir
insan bu kadar mı çabuk yaşlanırdı,daha mı ağırmıştı saçları ne.Belki de bir başkasının (oğlunun)ölümünde ölmüştü Metin,evlat acısı bu demekti,onunla ölmek…Kendini işine verir umuduyla okula gelmişti ama aslında gençleri görüp oğlunu daha da yakınında hissedecekti.Onları izleye izleye, iç çeke çeke girdi odasına,önlüğü giyindi odadan çıktı.Dalgındı, o sırada öğretim görevlilerinden birisi arkasından seslendi:
-Metin
-Ha
-Ha deme hademe!