kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Sevgi Hikayeleri

Habip

Habip
14 / 4 / 2008  Pazartesi tarihinde Duran Çetin tarafından eklendi, 343 kez okundu...

“Ağlıyordu…Gözyaşları sel olup akıyor, içi içine sığmıyordu. Hıçkırıkları kesilmiyordu. Sanki üzüntüsü boğazında düğümleniyordu. İlgi bekliyordu. Teselli edecek birkaç güzel söz, birkaç cümle, birkaç kez başının okşanması belki de yetecekti.Onca yıldır birlikte yaşamışlardı. Onunla geçen günlerde, nice güzel anıları olmuştu. “Abi̶...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Duran Çetin

Duran Çetin







Habip


Ağlıyordu…
Gözyaşları sel olup akıyor, içi içine sığmıyordu. Hıçkırıkları kesilmiyordu. Sanki üzüntüsü boğazında düğümleniyordu.
İlgi bekliyordu. Teselli edecek birkaç güzel söz, birkaç cümle, birkaç kez başının okşanması belki de yetecekti.
Onca yıldır birlikte yaşamışlardı. Onunla geçen günlerde, nice güzel anıları olmuştu. “Abi” sözünü öğretmişti ona. “Abi” dediği zaman kendini farklı biri hisseder ona küçük kardeşi gibi muamelede bulunur, onu gagasından defalarca öper, tüylerini okşar, tırnaklarını kanatları arasında dolaştırır, kanatlarının altını gıdıklar gibi yapardı.
Babasının karne hediyesiydi. Komşularındaki kuşa özenmişti aslında. Takdir alınca hayaline kavuşmuştu. Kuşçu dükkânına babasıyla birlikte gittiklerinde bu kanaryaya takılmıştı gözleri.
Satıcı, onun hep “Habip” dediğini ifade ederek, ben ona “Habip” diyorum, diyerek ismini de ilan etmiş oluyordu.
Artık Habip’li hayat başlamıştı. Okuldan geldiğinde onunla konuşuyor. Kafesini açıyor, eline, omzuna, koluna, başına konmasını bekliyor, sonunda onunla oyun oynayarak ders yorgunluğunu atıyordu.
Kelimeleri öğrettikçe, bir öğretmen edasıyla davranmaya başladığını fark ediyordu. Öğretmencilik oyunuydu oynadığı. Belki de bu sebeple öğretmen olacağını düşünüyordu. İlk öğrencisi Habip’ti. Ne kadar çok kelime öğretmişti ona. Hele “Selam” demesine bayılıyordu:
“Selam” “Abicim! Abicim benim!” “Cici” “Enes” “Habip…”
Nasıl olmuştu? Ne olmuştu? Bunca güzellikler yaşanırken, güzel günler akıp geçerken bu da nerden çıkmıştı böyle. Ölüm gerçekliğiydi onu duygular karşısında yolculuğa çıkaran. Habib’ini çok seviyordu. Sevgisinin muhatabı “Habip” yoktu artık.
Babasına anlattığında fazla ilgi göstermedi. Ölümün herkesi yakalayacağını, sıradan cümlelerle söyledi. Annesi işten yorgun argın dönmenin isteksizliği ile geçiştirdi.
“Ağlama oğlum! Yarın gider yenisini alırız.” sözü ona çok soğuk geldi. Habip yoktu artık, sevgisini paylaştığı Habip, konuştuğu, yalnızlığını giderdiği, öğretmenlik yaptığı öğrencisi Habip. Kim diyecekti kendine o güzel kelimeleri.
Yaptıklarını anlatacaktı. Anne babasındaki ilgisizlik, burun buruna oldukları odadaki uzaklık, anlatmaktan vazgeçmesini fısıldıyordu.
Bahçedeki açtığı çukura özenle gömmüştü onu. Duvar dibindeydi mezarı. Çiğnenmesini, ayakaltında olmasını istemiyordu. Gözyaşlarıyla yıkamıştı nerdeyse.
Öğretmenlerinin Din Kültürü dersinde anlattıklarından etkilendiği gözlerden kaçmıyordu. Peygamberimizi anlatıyordu öğretmeni. Çocukları ne kadar çok sevdiğini, onlara nasıl şakalar yaptığını… Bir kez daha arzuladı o dönemde yaşamayı. Enes’in Onun yanında geçirdiği güzel vakitlere imrendi. "Medine`nin çocukları hem koşuyorlar ve hem de "Muhammed geldi, Muhammed geldi!" diye bağırıyorlardı. Ben de onlarla birlikte koşmaya ve bağırmaya başladım. Bu şekilde koşup bağırırken etrafıma baktım, bir şey göremedim. Çocuklar yine bağırıyorlardı koşuşarak. Ben de koştum ve bağırdım. Fakat etrafıma dikkat edince gelenleri göremedim. Nihayet Hz. Muhammed ile Hz. Ebû Bekir geldiler. Biz kendilerini gördükten sonra, adını şu anda hatırlayamayacağım adamın biri bizi şehre gönderdi. Bize "Resulullah`ın geldiğini haber verin." diye tembih etti. Şehre koştuk ve Müslümanlara haber verdik…”
Enes, haberci ben olsaydım, dedi sessizce. O da Enes ben de Enes’im diye iç geçirdi.
Hz. Peygamber, Medine`ye geldikten sonra bütün Medineli Müslümanlar kendisine hizmet etmek için yarışıyorlardı. Enes b. Mâlik`in annesinin, hizmet yarışında yapabilecek veya verebilecek hiçbir şeyi yoktu. Bundan dolayı Enes`in elinden tutarak Peygamber`in yanına gitti:
"Ey Allah’ın elçisi, ben fakir bir kimseyim. Sizlere yardım edecek bir şeyim yok. Bu oğlumdur, yardım etmek ve hizmetinizde bulunmak üzere sizlere bırakıyorum. Onu kabul ediniz." dedi.
Peygamber, bu içten gelen arzuyu kırmadı. Enes`i yanına aldı. Onu her zaman yanında bulundurdu.
Sahabe Enes’in anlattığı olay küçük Enes’i alıp geçmişe götürdü.
"Çocuklarla birlikte oynuyordum. Resulullah (s.a.v) olduğumuz yere geldi. Bize selâm verdi. Sonra benim elimden tuttu... "
Öğretmen anlatırken hayalinde peygamber Hazreti Muhammed’in elinden tutup onunla yürümeyi, onunla koşmayı, onunla oynamayı çok istedi. Başında onun elini hissetti. Saçlarını okşuyordu. Ona gülüyordu. Gülümsüyordu bütün zarafetiyle. Onun çocuklara olan ilgisi gönlünde bir ateş yakmıştı. İnceden inceye yayılıyordu bütün hücrelerine kadar.
Öğretmenleri bugün bir film izletmişti. Zeynep ile Hüseyin peygamberi anlatıyordu. Dinledikçe geçmişe gidiyor, o günleri, onun elinden tutarak yürüdüğü yollarda arkadaşlarına gülümsüyor, bakın peygamberimiz beni seviyor, diyordu. Artık sadece dinliyor ya da sadece görüyor değildi. Yaşıyordu, hissediyordu…
Zeynep örnekler anlattı:
Hz. Abbas’ın hanımı Ümmü Fadl, Hasan veya Hüseyin efendilerimizden birini Resulullah’ın yanına getiriyor. Hz. Peygamberin kucağında çocuk işeyince Ümmü Fadl “pislettin” deyerek omzuna vurup, azarlayınca Hz. Peygamber “Allah iyiliğini versin. Oğlumun canını yaktın.” diyerek memnuniyetsizliğini ifade ediyordu. (İbn-i Mace)
Söze Hüseyin girip Enes’i can damarından vuran olayı anlattı:
Enes bin Malik’in kardeşi Ebu Umayr’ın bir kuşu vardı. Onu sever, oynardı. Bir gün kuş ölünce küçük Ebu Umayr çok üzüldü.
“Benim gibi” dedi Enes. Habip aklına geldi. “Enes’in kardeşiymiş” diye mırıldandı. Dinlemeye devam etti.
Ebu Umayr’in bu halini gören Hz. Muhammed (s.a.v) onun neden üzgün olduğunu sordu. Durumu öğrenince Ebu Umayr ile ilgilindi. Ona baş sağlığında bulundu ve teselli etti.
O günden sonra Ebu Umayr’i her gördüğünde ona şakalar yaptı. Ve "Ya Eba Umayr küçük kuşun ne oldu?" diye sordu...
Tam bunu söylemeyi düşündü anne babasına.
Babası hâlâ aynı şeyleri tekrar ediyordu:
“Yarın gider alırız bir tane daha.”
İzlediği film ve öğretmeninin anlattıklarını düşündü. Tekrar Hz. Muhammed’in akşam kendi evlerine gelip baş sağlığı dilemesini ve ona şakalar yaparak teselli etmesini ne kadar istedi.
Ama bu gün Peygamber yoktu. Belki ailesi bunu yapabilirdi. Biraz daha bekledi. Sonunda dayanamadı ve yarı ağlar bir şekilde düşündüklerini söyledi:
“Peygamberimiz döneminde bir çocuğun kuşu ölünce…”
Anne ve babası bir anda çocuklarına bakakaldılar. Diyecek bir şey bulamadılar.
Çocuklarının beklediği ilgiyi gösteremediklerini düşünüp utandılar. Hâlbuki “Küçüklerimize şefkat etmeyen bizden değildir.” hadisini onlar da biliyorlardı.



Telif Hakkı Uyarısı Habip isimli yazı, Duran Çetin tarafından 14.04.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Tuğba Çetiner yazıyı tebrik etti...
tebrik Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
tebrik Duran Çetin yazıyı tebrik etti...
tebrik Mehmet Seviş yazıyı tebrik etti...
Ali Öztorun
Ali Öztorun / 18.04.2008
Üstadım,yazınızı bir nefeste okudum.Keşke O`nun kadar şefkatli,sabırlı,duygulu ve ne kadar iyi hasleti varsa sahip olsak,inanın dünya daahagüzel,daha yaşanılır olur,Çevre kirlendi diyenlere bende diyorum;Kirlenen çevre değil,kirlenen insanlardır.Baki selamlar.

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 14.04.2008
Hz. Abbas’ın hanımı Ümmü Fadl, Hasan veya Hüseyin efendilerimizden birini Resulullah’ın yanına getiriyor. Hz. Peygamberin kucağında çocuk işeyince Ümmü Fadl “pislettin” deyerek omzuna vurup, azarlayınca Hz. Peygamber “Allah iyiliğini versin. Oğlumun canını yaktın.” diyerek memnuniyetsizliğini ifade ediyordu. (İbn-i Mace) Ne acıdırki ilerleyen tarihlerde Resulullahın, azarlanılmasına bile hoş bakmayan bu peygamber güllerini yine kendi ümmeti, bin bir türlü eziyetle şehit edeceklerdi. Vah vah...O güzel gülleri kıran ellere. HOCAM YARAMIZI DEŞTİNİZ. YÜREĞİNİZE SAĞLIK. ALLAH RAZI OLSUN.

Tuğba Çetiner
Tuğba Çetiner / 14.04.2008
Çok güzel işlenmiş bir yazı.Tebrik ederim!


Ekim
11
Sen Miydin Anne?
Gülşen YılmazSevgi Hikayeleri • 20 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
8
Pandomimci
Fuat ZerenSevgi Hikayeleri • 34 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
4
İki Sevgili
Mehmet AcarSevgi Hikayeleri • 51 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
4
Sınıf (1)
Özdemir Celal KurnazSevgi Hikayeleri • 44 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
2
Mutsuz Palyaço
Ayşegül ÇetinkayaSevgi Hikayeleri • 106 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mayıs
2
Bu Millet Seni Unutmayacak Hasan
Duran ÇetinGüncel Makaleler • 162 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
25
Güzel İnsan Prof Sabahattin Zaim Anıldı
Duran ÇetinGüncel Makaleler • 173 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
22
Nisan
14
Habip
Duran ÇetinSevgi Hikayeleri • 344 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
31
İfrit Ziya
Duran ÇetinYaşamdan Hikayeler • 212 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Şubat
21
Ay Tutulması
Duran ÇetinYaşamdan Hikayeler • 1021 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ocak
30
Lastikli Minare
Duran ÇetinYaşamdan Hikayeler • 851 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Aralık
2
Sıcak Çorba
Duran ÇetinYaşamdan Hikayeler • 753 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ocak
30
Balıkçı
Duran ÇetinYaşamdan Hikayeler • 664 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ocak
30
Ölüm
Duran ÇetinKlasik Şiirler • 641 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Habip, Habip hikayesi, Habip hikaye, Habip nedir?, Habip hakkında bilgi, Habip hikayeleri, Duran Çetin hikayeleri, Habip nedir, Habip hikayesi, Habip hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Armut Dersen Çıkmam!

Erol Sunat
Bu Paraya Bu Kadar Çalışılır!

Sezer Nişancı
Elmalarla Armutlar Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Web Hosting | Samsung | Web Advertising | Nationwide Building Society | Best Credit Cards | Gazlıgöl | Saat