Halk Ýçin mi Sanat Sanat Ýçin mi Sanat? 3
25 / 6 / 2008 Çarþamba tarihinde Bayram Kaya tarafýndan eklendi, 61 kez okundu...
“Sanatýn çok genel ve panoramik, iki bölümlük anlatýmýndan sonra, þimdi de, biraz daha özele yaklaþan, tarihseliðini içeren bir devam yazý ile çalýþmayý bitireceðim.Ýnsanýn nesnelle, doða ile bir iliþkisi vardýr. Ýþte insanýn doða ile, nesnelite ile, kurduðu bu iliþki, sanattýr bu da üretimdir.Estetiksellik bu ilþikinin gereðidir. Yani insanýn, ö...” Okuyucu Puaný ;
Halk Ýçin mi Sanat Sanat Ýçin mi Sanat? 3Sanatýn çok genel ve panoramik, iki bölümlük anlatýmýndan sonra, þimdi de, biraz daha özele yaklaþan, tarihseliðini içeren bir devam yazý ile çalýþmayý bitireceðim. Ýnsanýn nesnelle, doða ile bir iliþkisi vardýr. Ýþte insanýn doða ile, nesnelite ile, kurduðu bu iliþki, sanattýr bu da üretimdir. Estetiksellik bu ilþikinin gereðidir. Yani insanýn, özneden baðýmsýz olan, usla nesnel gerçeklikler arasýndaki etkileme ve etkilenme estetiksel iliþkiye, sanat diyebiliriz. Gerçeklikte en temel olan nesnelin, estetiksel olarak yeniden kurgulanýp. Ve nesnel gerçeklikte edim ve iþ üretilir olmasýdýr. Aslýnda birinci olarak özdeksellik (maddesellik) gerektiren ve hem de insanýnýn toplumun özdeksel gereksinimleri karþýlar olan, üretim birey hünerli niteliðindeki, sanayiye ve zenaate; sanyi ve zenaat dememizin nedeni de bu temeldedir. Sanayide bir prototiplik otamasyonu vardýr. Zenaatte de el uzluðu... Ve bunlar bir kalýp üzerine dönüþen kalýplardýr. Sanatlarýn güzel sanat ve de sanayisel sanat diye ayrýlmasý; Sanat kavramýndaki; sanayilik ve zenaatin yaný sýra tekniklik, teknik oluþ anlamý da veren bir kavrayýþtýr. Tarihsel süreçte sanatýn seyri ide eðemenlikli Platon`un öykünmeci sanatý, güzellik düþünbilimine (felsefesine) dayanýr. Platon`da sanat, idealarýn bir taklididir. Hayali hatýrlamalrýn taklidi olup, ki bu da öykünmenin öykünmesi olarak dile getirilir. Aristo`da sanat, elle tutulurluk vaz kýlýnmýþ; gerçeðin öykünülmesi olarak deðerlendirilir. Ve sanatý tasnif etmiþ. Eðitici öðretici sanat, eðlendirici sanat, arýtýcý (saf kýlýcý) sanat diye belirtilirdi. Tabii ki bunlar kendi koþullarýnda deðerlenen kaba sanat anlayýþýdýr. Rousseou ve diðerlerine (Hegel vs.) göre; anlatýmlý (ifade edici) sanat anlayýþýnda, “”Duygusal taþkýnlýk”” anlatýmý ile kendinden öncenin, bu güzellik ifadelemesinden, daha ziyade öne çýkan tutum olup, çok önemlidir. Bu anlayýþta, taþma, kabarma, taþarlýk vardýr, önceki anlayýþlardaki güzel öykünmeyi degil, güzel anlatýmý ele alýrlar. Bu sanat anlayýþý ister istemez romantizim ve fantazik oluþu ortaya koymuþtur. Buna karþýn dinsel sanatta (Hegel gibi), sanat; saltýn, mutlakýn, tümel iradenin ürünü sayýlmýþ. Günümüzde de sanatý, bilinç altý düþünce ve duygularýn ürünü olarak, görenler var. Tüm bunlar bilim dýþý ve idealist metafizik yaklaþýmlardýr. Oysa sanat nesnel gerçekliðin; insan bilincinde estetiksel imgeler olarak yansýmasýdýr. Bu anlayýþ doða üstücülüðü iþe katmadýðý gibi, ne olduðu belirsiz duygulara da, düþüncelerede yer vermez. Nasýl insan eylemselliði ile, baþka deyiþle, toplumsal üretim aþamasý ile belirlenmiþ ise, bundan ötürü sanat, nesnelin içeriðinden asla ayrýlmaz. Sanatta da baðýntýlýlýk ortaya koyuþ vardýr. Bunlardan ilk ikili, biçim ve öz, birbirinden ayrýlmaz, baðýntýlýlýk var ediþlerdir. Sanatla bilim arasýndaki fark þöyle tanýmlanabilir. Bilim soyutçu olup, nesneli soyut kavramlarla yansýtýrken, sanat daha bir elle dokunulur olup nesneli, somut sanat ürünleri ile çalýþma olarak yansýtýr. Sanat eytiþimsel ýralýðýndan dolayý kiþileri öke yapar. Temelde sanat, baþlangýç koþullarýnda sözlü gelenekle, tüm halk yýðýnlarýnýn, ortaklaþa geliþtirdikleri, bir etkinlik olmuþtur. Bunun en karekteristik belirleyicisi tüm folklorik faliyetlerdir (dil,oyunlar, danslar, müzik, gülmeceler, tiyatrolar, destanlar vs.). Bu da bu tür çalýþmalarýn baþlangýcýnda folklor olmasý, sanat dallanmasýnýn gayesiz olmamasýdýr. Bu halkýn (Toplumun) sanat yaparlýðýnýn belitidir. Her ülkenin folklorü (halk sanatý) o ülkenin sanatçýsýna kaynak olmuþtur. Bu bile; sanat yapan, halkýn folklorik sanat yapýþý: “” halk için sanat”” yanýlsamacasýnýn belitidir. Sanatta biçim ve içerik nasýl birbirinde ayrýlmaz ise; sanatta ulusallýk ve evrensellik-somut, soyut sanat- duyusalla, düþünsel sanat, bir birinden ayrýlmaz. Hiç bir sanat, içinde doðduðu toplum ve coðrafyanýn, tarihsel koþullarýn oluþturduðu dünya görüþünü, yansýtmaktan kurtulamaz. Buna sýký baðýmlýdýr ve bu yüzden sanat sýnýfsaldýr, siyasidir. Burjuva sanatý bundan ötürü yozlaþmýþtýr. Sanatýn geliþmesi toplumun geliþmesine organik baðlýdýr. “”Sanat için sanat”” anlayýþý , sanatýn nesnel ve öznel yanýný, görmezden gelen idealist felsefenin sözüdür. Bu mantýk sanatýn özünü ve toplumsal yanýný görmezden gelme, yadsýma, küçümsemesidir. Güya “”arý”” sanat diye yutturmaya kalkarlar. Sanat ister istemez insana ussallýk dayatýr. Buna estetiksel us denir. Estetiksel us, kuramsal usla, uygulayýcý us arasýnda, bir rabýta (Köprü baðlantý) kuran, yargý gücüdür. Doðru düþüncenin uygulanmasýný güzel bulur! Burada güzel, ereði olmayan erekliliktir! Güzelin ereði kendisidir! Güzel bu yargýnýn nesnesi, erek nesnenin biçimi olduðundan güzeldir! Anlayýþ öznelliði meydana çýkarýlmakta. Yukarýda iki paraðrafta görüldüðü gib, idealist sanat anlayýþý aykýrýlýklar ve saçmalýklar, muðlak ifadelerle dolu. Bir kere doðru düþünce nedir ki uygulamasý güzel olsun? Kendisi güzel ve tam olan erek, deðiþip dönüþür mü, eylem söz konusu olur mu? vs. vs... Bunlar mýz mýz anlatýmlardýr. Nesnenin etkisi görmezden gelinmiþ. Nesnel içeriksizleþmiþ. Özne nesne baðlantýsý yok olmuþ. Özne eðemen, ne olduðu belirsiz bir erek eðemen spritual bir anlama. Sanat insanlarýn tasarýmlarýný baþardýklarý bir oluþluktur.. Estetik son aþamada dünyayý dönüþtürme sürecinin yasalarýný yakalamadýr. Ýki yanýnýn baðýmlýlýðý göz ardý edilmez. Öznel yan nesnel yandan ayrýlmaz ve tek yanlýlýkla ele alýnýp, koparýlmaz. Bu bir birini olumlamadýr.Biri olmaz ise öbürü gerçekleþmez. Sanat, üretimin insanca olan doðayý deðiþtiren etkin emek yanýdýr. Estetik yaratýcý emeðin, toplumsal oluþla, bir gereksinmeyi karþýlarken, birey olmanýn, mutluluðunu aþarak, bizzat yaratýcý mutluluða ulaþmak diyalektik belirleyiþidir.. 03.03.2008
Eylül
5
Kurtuluþ Savaþý Öncesi Esnasý ve Sonrasý Duruma Kýsa Bir Bakýþ 13
• Bayram Kaya • Kiþisel Denemeler • 3 kez okundu. • 0 kez yorumlandý.
Eylül
5
Hayatýn Rengini Tutturabilmek
• Gizem Süzen • Kiþisel Denemeler • 22 kez okundu. • 1 kez yorumlandý.
Eylül
4
En Çok Alkýþý Ben Aldým?
• Eyüp Özgür Kýlýçarslan • Kiþisel Denemeler • 10 kez okundu. • 0 kez yorumlandý.
Eylül
4
Eylül
3
Eylül
5
Kurtuluþ Savaþý Öncesi Esnasý ve Sonrasý Duruma Kýsa Bir Bakýþ 13
• Bayram Kaya • Kiþisel Denemeler • 3 kez okundu. • 0 kez yorumlandý.
Eylül
1
Aðustos
30
Aðustos
27
Aðustos
26
Kurtuluþ Savaþý Öncesi Esnasý ve Sonrasý Duruma Kýsa Bir Bakýþ 12
• Bayram Kaya • Deneme / Karalamalar • 21 kez okundu. • 0 kez yorumlandý.
Mayýs
29
Mayýs
27
Mayýs
21
Haziran
26
Haziran
25
Harname Eþek Mektubu 2 (akýsým)
• Bayram Kaya • Didaktik Þiirler • 107 kez okundu. • 3 kez yorumlandý. |
![]() |
|
||||||