kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler





Haftanın Yazarı
Melek Öztürk
Melek Öztürk


Hasıraltı Çocuklar (12)

12 / 5 / 2008  Pazartesi tarihinde Çiğdem Bekar Abilov tarafından eklendi, 227 kez okundu...

“Döndü madalyon bir başka yüzeYolculuk var bilinmeyene Neşeyle yatakhane binasına doğru yürüyorlar, bir yandan da aralarında şakalaşıyorlardı. Böylelikle Aysel’in hem sevincini paylaşıyor, hem de üzüntüsünü unutturmaya çalışıyorlardı ona. Hava serinlemiş, denizden esen rüzgar içlerine işler olmuştu artık. “Poşeti bırakırken kaban...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Çiğdem Bekar Abilov

Çiğdem Bekar Abilov







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Hasıraltı Çocuklar (12)


Döndü madalyon bir başka yüze
Yolculuk var bilinmeyene


Neşeyle yatakhane binasına doğru yürüyorlar, bir yandan da aralarında şakalaşıyorlardı. Böylelikle Aysel’in hem sevincini paylaşıyor, hem de üzüntüsünü unutturmaya çalışıyorlardı ona. Hava serinlemiş, denizden esen rüzgar içlerine işler olmuştu artık.

“Poşeti bırakırken kabanlarımızı da alalım. Böyle giderse birazdan donarız soğuktan yoksa.”
“Aman aman, hasta filan olmayalım bir de. O revire düşmektense on kat giyinmeyi tercih ederim valla.”

Beş altı dakika sonra kapıya varmışlardı ki o da ne? Bina kapalı, üstelik de içeri girişler yasaklanmıştı geceye kadar. Kapıdaki nöbetçinin aldığı emir kesindi ve hiçbir esneklik payı yoktu. Tam geri dönüyorlardı ki ilk günkü utangaçlığını yenmiş olan Zeynep, son sınıf öğrencisi nöbetçiye birkaç adım daha yaklaştı.

“Sadece şu poşeti bırakıp çıkacağız. Hem çok üşüdük, kabanlarımızı da alacaktık.”
“Olmaz! Yasak dedim anlamıyor musun?”
“Onu anladık canım ablam da… Bir de sen bizi anlasan ne iyi olurdu.”
“Hadi uzatmayın, Ayşe Hanım buralarda zaten. O gelmeden gidin bir an önce.”

Çaresiz, ayrılmak zorunda kaldılar oradan. En iyisi, poşeti sınıfa gizlemekti geceye kadar. Hep birlikte ana binaya girdiler ve koşarak merdivenleri çıkmaya başladılar. Birinci katın merdivenini bitiriyorlardı ki Kevser ve grubunun görünmesiyle neşeleri bir anda söndü. Daha ağır adımlarla ve sessizce çıkmaya başladılar bu kez. Bir tatsızlık olmasın diye ellerinden geleni yapıyorlardı. Kevser ise sorun çıkarmanın bir yolunu bulmaya çalışıyordu belli ki. Geçerken kızlara birer omuz atıp sinsice gülümsediler. Hatice bir an duraksıyordu ki Aysel’in onu çekmesi üzerine vazgeçti. Kevser tarafının ise kolay vazgeçmeye niyetleri yoktu.

“Ne o! Bir selam vermeden geçiyorsunuz, ayıp değil mi? Bakıyorum da büyümüşsünüz bir ayda. Bizi bile saymaz oldunuz artık.”

Daha fazla dayanamadı Hatice ve o sinirle bir adım öne çıkıp bağırmaya başladı var gücüyle:

“Siz ne yüzsüz insanlarsınız böyle! Hem sataşıyorsun, hem de utanmadan selam soruyorsun.”
“Bana bak, dilin fazla uzamış senin. Unuttun galiba ağladığın günleri. Yoksa, Ayten’e mi güveniyorsun civciv?”
“Sıkıysa gel de gör kime güvendiğimi. Yeter ya! Sizle mi uğraşacağız Allah’ın her günü? Yürü git işine!”
“Senin ben…”

Kıyamet kopmuştu işte. Kevser bir hışımla Hatice’nin yakasına yapıştığı gibi duvara savurdu onu. Yetmedi, hemen üstüne doğru yürüyüp saçından tutuyordu ki Hatice ani bir atakla iki kolunu da kavrayıp ileri doğru fırlattı Kevser’i. Arkasında merdiven olduğunu düşünmesine fırsat kalmadan basamaklardan aşağı yuvarlanmaya başladı. Arkadaşları neler olduğunu anlayamadan bir kat aşağıda, yerde yatıyordu Kevser.

Buna seyirci kalamazlardı. Dördü birden Hatice’nin üstüne doğru gidiyorlardı ki Aysel ve diğerleri araya girdi hemen. Bir ayda onlar da epey hesap biriktirmişlerdi kafalarında. Hepsi de gözü dönmüş şekilde bütün okulun kabusu olan dört kıza bakıyordu. Üstelik sayıca kıyaslanamayacak kadar üstündüler. Küçük bir kımıldama bekliyorlardı kendilerine doğru. Bir şey yapsalar ve saldırabilsek diye gözlüyorlardı sabırla. Hevesleri, aşağıda yatan Kevser’in inlemesiyle noktalandı.

Dört arkadaş, kavgayı yarıda bırakıp onun yanına indiler ve durumunu kontrol ettiler aceleyle. Kolları ve yüzü çizik içindeydi. Konuşamıyor, yalnızca inlemeleriyle anlatabiliyordu acısının büyüklüğünü. Çare yoktu, her türlü cezayı göze alıp revire götürmelilerdi onu, ama revire gidebilmek için üst kata çıkmaları gerekliydi ve merdivenin başında bekliyordu diğerleri. Yıllardır ilk kez çaresizlik içindeydiler. Hatice’nin uyarısıyla hem şaşkına döndüler, hem sevindiler, hem de sinirlendiler bu duruma.

“Yolu açın, yardım edelim.”

İçlerinden birkaçı onların yanına indi yardım etmek üzere, fakat kesin ve sert bir ifadeyle reddedildiler. Bunun üzerine, yalnızca yol vermekle yetindi onlar da.

Dikkatlice birer tarafından Kevser’i tutup merdivenlerden çıkmaya başladılar. Her an bir şey olacak tedirginliğiyle koridoru yarıladılar. Hatice şimdiden pişman olmuş, içten içe üzülüyordu Kevser’in durumuna. Hep birlikte, onlar gözden kaybolduktan sonra, sınıfa çıktılar. Poşeti Aysel’in sırasına gizleyip tek söz etmeden bahçeye çıktılar yine. Hepsinin de yüzünden düşen bin parçaydı ve az önceki neşeli hallerinden eser yoktu. Sessizliği bozan Aysel oldu:

“Üzülme Hatice, önemli bir şeyi yoktu zaten.”

Bunu fırsat bilen diğerleri de lafa atıldılar bir bir:

“Evet, bence de… Biraz abarttılar yani!”
“Sorma! Hem suçlular, hem de güçlüler. İyi valla!”
“İyi yaptın Hatice, helal olsun sana!”

Bu sözler Hatice’yi nedense rahatlatmıyor, aksine daha da büyüyordu içindeki huzursuzluk. Kevser’e bir şey olmaması için dua ediyordu. Bu konuyu, daha da dallanıp budaklanmadan, sonlandırmalıydı bir şekilde.

“Hayır kızlar hiç de iyi yapmadım. O kadar ileri itmemeliydim onu. Ne olursa olsun, kendimi kontrol etmeli ve bu olanlara izin vermemeliydim. Lütfen, bu konuyu kapatalım ve Kevser’in bir an önce iyileşmesini dileyelim.”

...................(devam edecek...)



Telif Hakkı Uyarısı Hasıraltı Çocuklar (12) isimli yazı, Çiğdem Bekar Abilov tarafından 12.05.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Mehmet Akkun yazıyı tebrik etti...
tebrik Ersin Başeğmez yazıyı tebrik etti...
tebrik Hilâl Akın yazıyı tebrik etti...
tebrik Gülnaz Eliaçık yazıyı tebrik etti...
tebrik Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
tebrik Mustafa Yılmaz yazıyı tebrik etti...
tebrik Mozan Aras yazıyı tebrik etti...
tebrik Necla Alptekin yazıyı tebrik etti...
tebrik Selim Uyar yazıyı tebrik etti...
Burcu Şener
Burcu Şener / 04.07.2008
İnsanın yinede oh ne iyi olmuş diyesi geliyor ne yalan diyeyim. Aynı akıcılık, aynı heyecan devam ediyor,imla kurallarına, cümle yapısına zaten söz yok , bir hikayede daha ne olsun ki.

Okan Çelik
Okan Çelik / 26.06.2008
küçük Haticeydi oysa ki bak neler yapıyor demi Çiğdem ablam. Dur bi dk 13 teyim :))

Selim Uyar
Selim Uyar / 13.05.2008
Güzel devam etmekte haftanın yazarına tebrikler!

Betül İnce
Betül İnce / 13.05.2008
bana bak sayın ziyaretçii ne o dandikk asıl yüzünü gösterde öyle yap yorumunuu zaten kötü söz sahibine döner alınmadık ama adınıda sormadıkk bizde ablamın kardeşleriyizz sen dandik demek memnun oldukk sayınn ziyaretçii

Cemal Çelik
Cemal Çelik / 13.05.2008
" “Ne o! Bir selam vermeden geçiyorsunuz, ayıp değil mi? Bakıyorum da büyümüşsünüz bir ayda. Bizi bile saymaz oldunuz artık.” " Yine çok samimi ve içten bir anlatımdı...Saygılarımla.

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 12.05.2008
dandik

Zamira Candan
Zamira Candan / 12.05.2008
Fırsat buldukça yazılarınızı okuyorum.Harikalar yaratıyorsunuz ve emeğinizin karşılığını da almışsınız.Tebrikler...

Çiğdem Ercan
Çiğdem Ercan / 12.05.2008
Tebrikler sevgili adaşım.Hem hikaye için, hem de haftanın yazarlığı için.

Ayten Dirier
Ayten Dirier / 12.05.2008
Ersin Bey söylenecekleri söylemiş... Hatice`nin tepkisi güzeldi, huysuzlar kendi dillerinden anlar ancak. Çifte kutlar, başarılarının devamını dilerim.

Gülnaz Eliaçık
Gülnaz Eliaçık / 12.05.2008
Zevkle ve merakla okudum okudum yine Hatice`nin cesareti yerindeydi ama fazlaca cesaretli buldum nedense , Kevser`üzüldüğümü söyleymeyeceğim , gün olur başka insanlara eziyet edenler bir şekilde eziyet görürler... Devamını ve özellikle sonunu merakla bekliyorum ya da hiç sonu olmadan böyle sürüp gitse biz her seferinde merakla okusak :) Çiğdem Hanım kaleminize sağlık...

Hilâl Akın
Hilâl Akın / 12.05.2008
iyi kalpli şu hatice...gerçi kim olsa rahatsız olmalı öyle bir durumdan

Hayrettin Apaydın
Hayrettin Apaydın / 12.05.2008
Evet Haticenin Liderlik vasıflarını daha şimdiden görmeye başladık. Demek ki Lider olmak için doğuştan lider doğmak gerekiyor. Yavaş ama güzel devam ediyor maşallah.

Ersin Başeğmez
Ersin Başeğmez / 12.05.2008
sizi kutlamaktan ben yoruldum, siz yorulmadınız. Bir de üzerine haftanın yazarlığını eklemişiniz. şimdi iki kutlama daha azalacak heybemden. sahiden. tebrik ediyorum hem yazınız için hem de haftanın yazarlığı için. Hakkınızdı, kim seçiyorsa yazarları gerçekten doğru seçiyor. saygılarımla

Mehmet Akkun
Mehmet Akkun / 12.05.2008
Erken palazlandı Hatice hadi hayırlısı başına birşey gelmese..zevkle okudum.teşekkürler


Temmuz
5
Hasıraltı Çocuklar(27)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 42 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Temmuz
5
İçinizi Isıtıııııın
Tuba BulgurYaşamdan Hikayeler • 19 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Temmuz
5
Anne Olunca Ölmek De Zor
Zeliha OkanYaşamdan Hikayeler • 17 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
5
Anne Olunca Ölmek De Zor
Zeliha OkanYaşamdan Hikayeler • 8 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
5
Zifiri Yüreğim 2
Alaattin AydınYaşamdan Hikayeler • 6 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
5
Hasıraltı Çocuklar(27)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 42 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Temmuz
3
Hasıraltı Çocuklar(26)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 104 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Temmuz
1
Hasıraltı Çocuklar(25)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 80 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Temmuz
1
Hasıraltı Çocuklar(24)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 78 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Haziran
28
Hasıraltı Çocuklar(23)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 118 kez okundu. • 20 kez yorumlandı.
Haziran
16
Hasıraltı Çocuklar (18)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 712 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Mart
20
Saygılar Öğretmenim!
Çiğdem Bekar AbilovMektup Hikayeleri • 693 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Mart
19
Benden Şair Olmaz
Çiğdem Bekar AbilovBaşkaldırı Şiirleri • 658 kez okundu. • 46 kez yorumlandı.
Haziran
18
Hasıraltı Çocuklar (19) (şiddet +18)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 583 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Şubat
22
Selametle!
Çiğdem Bekar AbilovLirik Şiirler • 463 kez okundu. • 19 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Hasıraltı Çocuklar (12), Hasıraltı Çocuklar (12) hikayesi, Hasıraltı Çocuklar (12) hikaye, Hasıraltı Çocuklar (12) nedir?, Hasıraltı Çocuklar (12) hakkında bilgi, Hasıraltı Çocuklar (12) hikayeleri, Çiğdem Bekar Abilov hikayeleri, Hasıraltı nedir, Hasıraltı hikayesi, Hasıraltı hikayeleri, Çocuklar nedir, Çocuklar hikayesi, Çocuklar hikayeleri, (12) nedir, (12) hikayesi, (12) hikayeleri,






Okudunuz Mu?
RaifSerkan
Raif Serkan




Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Current Accounts | Mortgages | Homeowner Loans | Mortgages | Neopets Cheats | Video | Arkadaş