kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Efsane Hikayeler

Hayat Herzaman Sırlarla Dolu

Hayat Herzaman Sırlarla Dolu
15 / 2 / 2008  Cuma tarihinde Menekşe Gülay tarafından eklendi, 1132 kez okundu...

“Akşam karanlığı basmak üzereydi. Hava da öyle soğuktu ki.. Hertaraf kar içersindeydi. Neyse ki patika yola uzanan ağaçlar, yola karın yağmasını az da olsa engellemişti. Uzaktan kurtların sesi insanın kulağını tırmalıyordu. İbrahim yürümekten nefes nefese kalmıştı. Köye ulaşmasına bir kilometreden fazla vardı. Git git yol bitmiyordu. Bir de kurtl...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Menekşe Gülay

Menekşe Gülay







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Hayat Herzaman Sırlarla Dolu



Akşam karanlığı basmak üzereydi. Hava da öyle soğuktu ki.. Hertaraf kar içersindeydi. Neyse ki patika yola uzanan ağaçlar, yola karın yağmasını az da olsa engellemişti. Uzaktan kurtların sesi insanın kulağını tırmalıyordu. İbrahim yürümekten nefes nefese kalmıştı. Köye ulaşmasına bir kilometreden fazla vardı. Git git yol bitmiyordu. Bir de kurtların daha da yakınlaştığını hissediyor korkuyordu. Böyle düşünürken halsiz bir şekilde, ayaklarının neredeyse sürüklendiğini farketti.

Aniden az ilerde birşeyin yattığını gördü. Beyazlarla bütünleşmişti yatan şey. Birden bir korku sardı yüreğini.. Bakmadan geçmeyi düşündü. Ama yapamadı. Ya baygın biriyse, yerde yatan yaşlı bir adamdı. Eğilip adamın yüzünü yarıya kadar kapatan kaşkolunu açtı. Köyden tanıdığı biri değildi. Yetmiş yaşlarında, uzun sakallı bir adamdı. Eğilip soluk alıp almadığına baktı. Adam sanki soluk almıyor gibiydi. Ölmüş bu ya..ölmüş diye düşündü birden. Daha da korku sardı bedenini, titrediğini hissediyordu. Herzaman ölümden ve ölüden korkmuştu. Nedenini bilmiyordu ama bu çocukluğundan beri öyleydi.

Ani kararla yoluna devam etmek için bir iki adım attı. Birden bir hırıltı duydu. Kurt sesi mi bu? Yandım parçalayacaklar beni diye düşünürken, bırakma beni nolur diye adamın sesini duydu. Arkasına döndüğünde alacakaranlıkta adamın kımıldadığını gördü. Geriye dönerek adama eğildi.
-Sen de kimsin amca? Burada yalnız ne arıyorsun?
diye sordu.
-Oğlum kızım köyde ona gidiyordum. Ayağım takıldı düştüm. Yardım et bana kalkayım.
-Tamam amca ver elini kaldırayım seni.
Adam ufak tefekti ama bayağı da ağırdı.
-Amca çok ağırsın sen ya. Ha gayret derken adam dualarla zor zahmet yerden kalktı.

Adam bütün gücünü İbrahim`e vererek zorla yürüyordu. İbrahim`in ise dermanı kalmamıştı artık. Bir de adamın ağırlığından bayılacak gibiydi. Kendimi taşıyamıyorum bir de şansa bak, bu adam çıktı karşıma diye düşünüyordu. İsmi Mehmet olan adam ise, aklına gelen bütün duaları okuyarak yürümeye çalışıyordu. Bir den kurtların daha da yaklaştıklarını farkettiler. Aslında köy evlerinin ışıkları da görünüyordu. Az kalmıştı köye ulaşmaları. Ama uzakta ki ağaçların arasından kurtların sesiyle, çıkardıkları hışırtılar da geliyordu.

-Mehmet amca köye ulaşmadan bunlar bizi parçalayacak. Biraz daha hızlanalım.
-Takadim kalmadı İbrahim oğlum. istersen bırak beni sen git.
-Yok amca seni bırakmam. Biraz dur bir iki çalı çırpı toplayayım. Cebimde kolanya var. Biraz daha yaklaşırlarsa onları ateşlerim. En azından daha fazla yaklaşamazlar bize.
Alel acele yolun kenarından düşmüş dalları topladı.
-Hadi Mehmet amca çok az kaldı. Bak yaklaştık evlere.. Yüz metre sonra köyün içine giriyorlardı.
Birden uğultu şeklinde erkek sesleri geldi kulağına. Ses köyün içinden geliyordu.

Karşıda bir sürü insan, ellerinde fenerler, karanlıkta yüzleri görünmüyordu.
-Allah Allah bunlar ne yapıyor diye düşündü.
Yaklaştıkça komşuları olduğunu anladı. Gürültülü bir şekilde konuşuyorlardı.
Biraz sonra yanlarındaydılar.
-Hayrola Ahmet abi neler oluyor?
-Kurtlar her an köye inebilirmiş. Ahılları kapadık. Bakıyoruz köye yaklaşan kurt var mı diye. Sen gördün mü İbrahim?
-Evet iniyorlardı gördüm. Bu amcayı buldum bayılmıştı yatıyordu. Zor geldik.
Offf hava da ne soğuk.
-Amca mı nerede? .
-Yanım da ya. Ama yanında kimse yok ki.
-Bırakın dalga geçmeyi hadi, Mehmet amca seni kızının yanına götüreyim.
-Tamam İbrahim oğlum, bak ilerde ki kırmızı badanalı ev.
Düz katlı sıvaları dökülmüş kırmızıların arasında, beyaz kireçlerin çıktığı, bakımsız bir evdi. İbrahim kapıyı tıklattı. Kapıyı evin küçük çocuğu açtı. Üç dört yaşında kıvır kıvır saçlı, güzel bir kız çocuğuydu. Mehmet amca,
-Bak benim bu küçük torun. Ne tatlı özlemişim onu İbrahim oğlum.
Kız hemen içeriye koştu. Bir yandan anne gel İbrahim amca geldi diye bağırıyordu. Kadın aceleyle bir yandan sabunlu ellerini önünde ki önlüğe siliyor bir yandan da merakla,
-Hayrola İbrahim abi. Ne oldu? Sen bu saatte gelmezdin. Önemli birşey mi var?
-Yok Sevim hanım babanızı getirdim.
-Babamı mı! Dalga mı geçiyorsun abi.
-Ne dalgası baban yanımda işte. Kadın hıçkırarak ağlamaya başladı. Gel abi içeri.
İbrahim;
- Hadi amca girelim içeri.
Kadın şaşkındı.
-Ne amcası yanında kimse yok ki.
-Olmaz mı. Mehmet amca senin baban işte. Kavaklar mevkinde yerde yatıyordu. Zor getirebildim. Sana geliyormuş.
Kadının ağlaması daha da çoğaldı.
-Ah babacığım, ne çok severdim onu.
-Ama burada.!
-İbrahim abi babam öleli iki ay oldu. Tabii siz burada değildiniz. Hanımın iki gün önce geldi çocuklarla. Sen de bugün dönüyorsun. Haberiniz yok.
Ama biz birlikte geldik babanla, der demez yanında oturan Mehmet amcaya baktı. yanında kimse yoktu.

Bayılacak gibiydi İbrahim. Su ver bana bacı dedi. İstemsizce gözlerinden yaşlar akıyordu. Onca sene babası, annesi öldükten sonra yurt dışında kalmıştı. Büyük bir özlem ve tek kızının hasretine dayanamayıp köye gelirken,
kar fırtınasına tutulmuştu. Ayağı kayınca yaşlı adam yolda bayılmıştı. Kış ayında köye gelen olmazdı. Adamcağız soğuktan donup ölmüştü. Jandarmalar bulmuş, köyde yakını var mı diye sormuşlardı. Ayşe ölenin babası olduğunu anlamıştı. Ve onca sene görmediği babasının donmuş halini
görünce baygınlık geçirmişti. Hertesi günde babasını köyün mezarlığına gömmüşlerdi. Hepsi hayretler içersinde bir anlam veremiyorlardı. Mehmet amcayla bir saate yakın yolculuk yapmış, üstelik kolunda getirmşti köye onu.

-Ben gidiyorum bacı. Yarın Mehmet amcanın mezarına gitmek istiyorum. Ben hanımı da alayım Hüseyin abi de gelsin hep birlikte gidelim. Ne dersin?
-Tamam İbrahim abi gidelim.
Kapıdan çıkıp düşüncelerle evin yolunu tuttu İbrahim. Oysa ne mutluydu Mehmet amca, kızına kavuşacağı için. Birden anlam verememişti ve kaybolmuştu. Evinin kapısını çalıyordu. Karısı kapıyı açtı.
-Nerde kaldın İbrahim? Merak ettim. Kurtlar inecekmiş köye, çok şükür burdasın.
Hiçbirşey anlatmadı karısına İbrahim. Onun huzursuz olmasını istemiyordu. Ertesi gün olmuştu. Sabah kapı çalınıyordu. Kapıda Hüseyin ve karısı Ayşe,
-Hadi abi mezarlığa gidecektik.
-Tamam gelin içeri bir çay için, giyinelim.
Komşuları çaylarını içmiş ve kapıdan çıkacakken İbrahim Ayşe`ye,
-Kapama kapıyı tüfeğimi getir bana.
-Neden istiyorsun?
-Belli mi olur yaban tavşanı çıkar karşıma vururum.
Yine belli etmemişti karısına, aniden bir kurt çıkabilirdi karşılarına. Hep birlikte evlerine yakın olan mezarlığa gidiyorlardı. Sessiz ve soğuktu mezarlık.
-İşte İbrahim abi babamın mezarı karşıda..
Karşıda mezar taşında Mehmet Subaşı yazıyordu. Mezar taşının başucunda da Mehmet amca duruyordu. Ama emindi onu kendinden başka kimse görmüyordu. Tüm vucudunun titrediğini hissetti birden. Herkes ellerini açmış dua ediyorlardı.
-İbrahim oğlum beni sen den başka kimse görmüyor. Korkma sakın. Ben özlemle geldim kızımı görmeye, ama kızımı ihmal ettim. Ona layık bir baba olamadım. Hasretimle yanına geliyordum. Ama olmadı. Ona sarılamadım. Evladımı doyasıya koklayamadım. Ve kızım bir kere bile mezarıma gelmedi.
Senin onları getireceğini biliyordum. Seni kırmazdı onlar. İnşallah seni üzmemişimdir İbrahim oğlum.
Mehmet amca konuşuyor ve İbrahim duyuyordu. Şaşkın ve içini ürperten korku hala yüreğindeydi. Ama belli etmemeliydi yanındakilere. Herzaman Mehmet amcayla arasında geçenler gizem olarak kalacaktı. İçinden,
Allah rahmet etsin mekanın cennet olsun Mehmet amca dedi. Mehmet amca duymuştu onu. Allah razı olsun der demez kayboldu.

Ziyaret bitmişti. Yolda Hüseyin,
-İbrahim dün sen benim hanıma kayınbabamla geldiğini söylemişsin.
Yalan söylemeyi sevmezdi İbrahim. Ama mecburen bir yalan uydurmalıydı.
-Abi biliyorsun otobüs diğer köye kadar geliyor. Yolda uyudum ve babanızı rüyamda gördüm. Herhalde onun etkisinde kaldım. Başka bir yalan da aklına gelmemişti. Onlar da inanmış üstelememişlerdi zaten. Hayat böyleydi bir gizemdi. Bazen İbrahim olanları hatırlar, kimseyle de konuşamazdı. Keşke bir rüya olsaydı diye düşünür, aklına geldiğinde de vücudunu bir titreme alırdı. Hayat herzaman sırlarla doluydu. İçinden çıkılması ise imkansızdı.

Menekşe Gülay





Telif Hakkı Uyarısı Hayat Herzaman Sırlarla Dolu isimli yazı, Menekşe Gülay tarafından 15.02.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Meryem Özkan yazıyı tebrik etti...
Tuğba Çetiner
Tuğba Çetiner / 17.03.2008
GERÇEKTEN ÇOK ETKİLEYİCİ TEBRİKLER

Serkan Köse
Serkan Köse / 08.03.2008
Üzgünüm ama bu hikâye çok sıradan geldi bana...

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 03.03.2008
bu seper bir hikaye

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 20.02.2008
gercekten çok guzel beğendim ellerinize sağlıkk:)özürdilerim ben sonlarını okuyamadım pişmanım:(

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 20.02.2008
Zaman hızla akıp geçiyor. İçimizdekileri ertelememeli, anı değerlendirmeliyiz.Elinize sağlık. Ayten Dirier

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 16.02.2008
güzel hikaye

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 16.02.2008
SUAN SAAT GECE 01:37 VE COK DUYGU DOLU ÜRPERTIYLE BI OKADARDA AKIŞKANLIKLA OKUDUM ..ENÖENMLI ZAMN BULUNDUGUMUZ ZAMNDIR DEGERINI BILELIM ...

Ersin Başeğmez
Ersin Başeğmez / 16.02.2008
farklı bir tat heyecanla okudum saygılarımla


Eylül
8
R Ü Y A 2
Ayten DirierEfsane Hikayeler • 28 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Eylül
7
R Ü Y A 1
Ayten DirierEfsane Hikayeler • 91 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Eylül
3
Hayaletler 3
Muzaffer AkçayEfsane Hikayeler • 104 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
4
Kanlı Hacı Osman
Mehmet KayaEfsane Hikayeler • 517 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
21
Garipti Zaten O Gün(9son)
Zeynep BeygoEfsane Hikayeler • 395 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
25
Mâzimiz Den Sil Anıları
Menekşe GülayAşk Şiirleri • 39 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Aşk Çoktan Öldü Sevda İse Bitti
Menekşe GülaySevgi ve Aşk Denemeleri • 79 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Bu Aşkın Sensin Tek Sahibi
Menekşe GülayAşk Şiirleri • 84 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ağustos
17
Kayboldum Bu Aşkta Sevgili
Menekşe GülayAşk Şiirleri • 40 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
12
Aşkınla Sana Geliyorum
Menekşe GülayAşk Şiirleri • 72 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ocak
26
Askere Mektup
Menekşe GülaySevgi ve Aşk Şiirleri • 19125 kez okundu. • 49 kez yorumlandı.
Şubat
25
Bu Vatan Hepimizin
Menekşe GülayToplumsal Şiirler • 9726 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Şubat
13
Gözyaşı Dinmeyen Prenses-hikaye
Menekşe GülayEfsane Hikayeler • 5005 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Haziran
15
Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez
Menekşe GülayToplumsal Şiirler • 4642 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Eylül
3
Düşlerimin Prensi
Menekşe GülaySevgi ve Aşk Şiirleri • 3854 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Hayat Herzaman Sırlarla Dolu, Hayat Herzaman Sırlarla Dolu hikayesi, Hayat Herzaman Sırlarla Dolu hikaye, Hayat Herzaman Sırlarla Dolu nedir?, Hayat Herzaman Sırlarla Dolu hakkında bilgi, Hayat Herzaman Sırlarla Dolu hikayeleri, Menekşe Gülay hikayeleri, Hayat nedir, Hayat hikayesi, Hayat hikayeleri, Herzaman nedir, Herzaman hikayesi, Herzaman hikayeleri, Sırlarla nedir, Sırlarla hikayesi, Sırlarla hikayeleri, Dolu nedir, Dolu hikayesi, Dolu hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Eğitimde Reform
Erol Sunat
Taş Helvası

Sezer Nişancı
Coğrafyam Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Free Credit Report | Free Credit Reports | Adverse Credit Remortgage | Remortgages | Finance | Video | Arkadaş | Saat