Hayat Hoştur Gerisi Boştur
Dilinizde her gün ayrı bir şarkı, her gün ayrı bir türkünün melodisini söyleyerek çalıştığınız yere gelirseniz ne derler?
Çok neşeli...
Repertuvarı da bayağı iyi...
Sesi de hiç fena değil...
Yemin olsun, aşık bu...
Gerçi Nisan- Mayıs ayları gevşer gönül yayları demişlerde...
Demek ki gevşeyen gönül yayları, Haziran da, pes etmiş...
Aylardan Haziran, Temmuza da şunun şurasında ne kaldı?
Yaşınız da, 22 ise...
Tam başta kavak yellerinin estiği, ayakların yere değmediği, sevenin sevdiğini gördüğünde zamanın durduğu bir ansa o mekan...
Dilinizde her gün ayrı bir şarkının melodisi de olur, türkülerin yanık ve içli sözleri de...
Ve delikanlı girer sabah kapıdan içeri, “ Sevdim seni bir kere...Başkasını sevemem / Deli diyorlar bana, desinler değişemem...” diyerekten...
Delisin zaten oğlum sen!...
Deli değilsin desek, değişecek değilsin ya...
Sonra ikinci gün...
“ Neredesin sen?”
Şarkısı yankılanıyor, koridorlarda...
Emektar ağabey, başlıyor gülmeye ve ardında patlatıyor lafı;
Ne bilelim evladım...
Git kaybettiğin yerde ara...
İkinci bahar yaşıyor ömrüm dediğinde...
Birisi atılır, dur oğlum dur der, sen ki baharın başındasın, ikinci bahara kadar bi dünya vakit var....
Dur hele, yoksa kızın adı Bahar falan mı?...Her gün ayrı bir şarkı, türkü söyleyen adam ikinci bahar, üçüncü bahar derken, bir bakmış karakışın ortasında kalakalır.
Akıllı ol, seveceksen adam gibi sev, deyiverir...
Rüzgar söylüyor, şimdi bizim o eski şarkımızı... diye tutturmuş delikanlı...
Ah ulen ah der birisi...Rahmetli yengenle benim şarkımdı bu şarkı... sigarayı da yasak ettiler burada. Ben kendimi dışarı atıyorum arkadaş, efkar bastı...
Delikanlının dilinde bir başka gün bir başka türkünün sözleri “ Kırmızı gül demet demet/ Sevda değil bir alamet...”
Elinde bir kırmızı gül, biraz solmuş, hatta akşamdan kalmış gibi sanki...
Sahibini bulmamış yada reddedilmiş bir güle benziyor.
Tahminde bulunanlar yanılmıyorlar...
Ertesi gün daha acıklı bir şarkı var dilinde...
“ Değmen benim gamlı yaslı gönlüme.../ Ben bir selvi boylu yârdan ayrıldım...”
Sanki değen var gönlüne...
Oradan birisi oh olsun der...
Gamlı-yaslı gönül mü?
Kız da anladı, bundan hiçbir şey olmayacağını...
Bak...bak...bilgisayar da açmış bir word sayfası kızın adını yüzlerce defa yazıp duruyor.
Sonraki gün...
Delikanlının dilinde, “ Gesi bağlarında dolanıyorum / Yitirdim yarimi, aman aranıyorum...”
Konuya sonradan dahil olan biri atılır...
Kız Gesi’liymiş galiba...
Öyle diyor!...
Gesi nerenindi?
Kayseri’nin...
Bağ neyin nesi?
Gesi bağlarında kaybetmiş kızı da, arıyormuş...
Şimdi bu burada, kız Gesi’de öyle mi?
Aynen öyle...
Vah ki vah...
Vah....vah....
Bazısı şarkı, türkü söyler, bazısı dedikodusunu yapar, bazıları da işletir birilerini...
Hayat hoştur, gerisi boştur demişler ya...
Ne diyelim...
Aklımıza ilk gelen şarkıyı, türküyü de biz söyleyelim...
Her şey gönlünüzce olsun...