Hayat mı Acımasız Biz mi
1 / 7 / 2008 Salı tarihinde Ramazan Özer tarafından eklendi, 317 kez okundu...
“Haluk; iyimser,neşeli,haksızlıklara isyan eden,her bulunduğu ortamda kendini kabul ettirmiş;orta yaşlarda ve orta boylu biriydi.Ömründe karşılaştığı önemli olayları düşündü.Bazısı yaşantısını derinden etkileyen, veya değişmesini istediği olayları… Babasının rahatsızlığı vardı,bir gün bir süre kendisini kaybetti.Yanında sadece Haluk vardı.Biraz k...” Okuyucu Puanı ;
Hayat mı Acımasız Biz miHaluk; iyimser,neşeli,haksızlıklara isyan eden,her bulunduğu ortamda kendini kabul ettirmiş;orta yaşlarda ve orta boylu biriydi.Ömründe karşılaştığı önemli olayları düşündü.Bazısı yaşantısını derinden etkileyen, veya değişmesini istediği olayları… Babasının rahatsızlığı vardı,bir gün bir süre kendisini kaybetti.Yanında sadece Haluk vardı.Biraz korkmuştu Haluk.Babası çok geçmeden kendine geldi.Ardından;liseyi bitirince üniversiteye gitmemesini ,annesiyle ablasının yanında olmasını istediğini,söyledi.Başka kimseleri yoktu! Oysa,bunu düşünmeden "Olur" dedi.O yıl babasını kaybetmişti.Üniversite sınavı sonuçları geldi:kazanmıştı.Annesi sevincini görünce "Gitme" diyememiş.Bunu da sonradan öğrenmişti. Memurluğa başladıktan sonra istifa edip Türkiye’nin diğer ucuna tahsile gitti.Babasının öğütlerini o an hatırlamadı bile.Birinci sınıfı tamamladıktan sonra ablası hayırsız biriyle evlilik yapmıştı.Annesi yalnız kaldı.Yaşı elli beş civarındaydı.Akşamları yanında bir tanıdığın,ilk okula giden çocuğunu kendisiyle kalması için davet etmiş,ailesi de kabul etmiş!Birlikte kalıyorlardı. Okul masraflarını büyük ölçüde dayısı karşılıyordu.Okul altı yılda bitti.Bu süreçte üç defa atılma riskiyle karşılaştı.Birincisi,tekrar bir dersin sınavını geçemediği içindi. Zaten ilk sene derslere boş vermişti İkincisi,dağıtmış bir arkadaşıyla evde kalırken,son hakkı olan sınavın zamanını kaçırmıştı.işte bundan sonrası ilginç…Sınıf geçme yönetmeliği öğrenciler lehine değişip duruyordu.Sanki anneciğinin duaları ona yardımcı oluyordu.Tesadüfen kurtuldu atılmaktan.Üçüncüsü,tez aldığı Hocası,bu konuyla ilgili dilekçesinin olmadığını söyledi.Fakat,hocasının istediği gibi,tez almak istediğine dair bir dilekçe yazıp masasına bırakmıştı.Yanında bir arkadaşı H.Hüseyin yorulmaz da vardı.O gün Hocayı bulamamışlar,öylece yarı yıl tatiline gitmişlerdi.Bunları hatırlatınca Hocası, “Senin yazın dilekçeye benzemiyordu.Yırttım attım.” deyiverdi.Ne olacaktı bu durumda?tez hazırlanmıştı,Hoca bakmıyordu bile.Tezsiz mezuniyet de imkansızdı.Bölüm başkanı Doç.K.Yavuz ile konuyu görüşmesini söyledi,Hocası.Hemen gitti,selam verdi ve konuşmak için izin aldı.Durumu özetledi: “Gördüğünüz gibi,dilekçeyi düzenlemesi gereken tez Hocamız.Böyleyken zor durumda kalan benim.Ben suçsuzum.. !” Kerim Bey çıkıştı: “Burada polisçilik oynamıyoruz…Hem arkadaşlarının yanında sen benim aleyhimde konuşuyormuşsun.Bana haber getirdiler…Ne diyorsun?” “Hayır!Yok böyle bir şey…Hiç kimsenin ardından konuşmayı sevmem!” Haluk,bir tez Hocası bir bölüm başkanı arasında defalarca gidip geldi.Pas atar gibi,biri diyordu,onunla görüş,gel;diğeri de aynı şeyi söylüyordu.Danışıklı dövüştü bu.ama bir şekilde sorunu çözmek istediklerini,yıksa kestirip atacaklarını,” Yapacak bir şey yok!” diyeceklerini düşünüyordu.Bundan dolayı rahattı da.Sonunda bölüm başkanı,ne yapacağını sordu.Haluk,bir avukatla görüşeceğini söyledi.Bu aşamadan sonra sesini yumuşatıp iyiliğini unutmaması gerektiğini,hocasına gidip yeni bir dilekçe yazarak sekreterliğe bırakmasına izin verdiğini söylemesini istedi.Bir anda büyük bir yük kalktı üzerinden. Üniversitede öğrenciliği sırasında çoğunlukla yanlış kişilerle karşılaşıp ahbaplık etmişti.İkinci sınıftayken yatay geçişle memleketine yakın bir il’e gitmek amacıyla var gücüyle derslerine çalışmış;ama bu hayaline az kalmışken okutman V.Türk engel olmuştu.bütün notları yüksekken onun dersi düşüktü.Dönem sonunda odasına gidip usulünce kağıdını bakmak istediğini söyledi.Birlikte baktılar.Haluk,cevabı yarım olan sorularda neden sıfır verildiğini sorduğunda,aldığı cevap karşısında kendini nasıl tuttuğunu,bir çılgınlık yapmadığını hiç anlayamadı.Cevap şuydu:“Ben yarım bilinen soruları hiç bilinmemiş sayarım.!”Tuhaf ki,dilekçeyle not itirazından da bir şey çıkmadı. Dördüncü sınıftayken önemli bir rahatsızlık neticesinde iki hafta Üniversite Hastanesinde tedavi oldu.ölümden dönmüştü.sonra derslerde kendini toparlayamadı. Şanssızlık diye bir şeye inanmazdı.Fakat tüm bu olumsuzlukları açıklayacak kelime bulmada bile güçlük çekiyordu.artık “Dank” etmişti.sen misin yıllar önce Babanın söylediklerini dinlemeyen?!Elbette İnsan yaptıklarının karşılığını görecekti.Şöyle veya böyle.
Tavsiye Et :
Eylül
1
Eylül
1
Ağustos
23
Yürek Üzerinde Taşınan Kağıt Parçası
• Hatice Yıldız • Anı Hikayeler • 81 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Ağustos
20
Ağustos
16
Temmuz
8
Temmuz
8
Temmuz
8
Temmuz
5
Temmuz
1
Temmuz
8
Haziran
28
Temmuz
4
Temmuz
8 |
![]() |
|
||||||||||