kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Toplumsal Makaleler

Haydi Gençler Göreve!

15 / 11 / 2007  Perşembe tarihinde Ertuğrul Erdoğan tarafından eklendi, 194 kez okundu...

“HAYDİ, GENÇLER GÖREVE! Kulağında küpesi, uzun saçları, özenle tıraş edilmiş bıyık ve sakalıyla havuza öylesine atladı ki, çevrede güneşlenenler “ Yuh Be!” demekten kendilerini alamadılar. Havuz, her zamankinden biraz daha kalabalıktı. Herkesimden gelen, yaşlı, genç ve çocuklar havuz başını sarmıştı. Zafer Bayramı’nın İzmir’e özgü kutlamaları ...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Ertuğrul Erdoğan

Ertuğrul Erdoğan







Haydi Gençler Göreve!


HAYDİ, GENÇLER GÖREVE!

Kulağında küpesi, uzun saçları, özenle tıraş edilmiş bıyık ve sakalıyla havuza öylesine atladı ki, çevrede güneşlenenler “ Yuh Be!” demekten kendilerini alamadılar. Havuz, her zamankinden biraz daha kalabalıktı. Herkesimden gelen, yaşlı, genç ve çocuklar havuz başını sarmıştı. Zafer Bayramı’nın İzmir’e özgü kutlamaları daha da anlamlıydı. Animasyon şefi, şişman ve ablak olmasına rağmen sevimli suratıyla gelen konukları coşturabilmenin gayreti içindeydi.

Gençler oldukça neşeliydi.

Kulaklarındaki MP3’lerin çılgınlığında yerinde duramıyorlardı. Tarkan’ın “Oynama Şıkıdım” şarkısıyla kıvrak dansları çevrede oturanlarca ilgiyle izleniyordu. Şarkının aniden kesilmesiyle, gençler hep bir ağızdan;

“ Hoppala!” çektiklerinde, animasyon şefi;

“ Gençler, bugün ne bayramı biliyor musunuz?” sorusuna, çevreden gelen sesler homur homurdu.

“ Ya, ne günüyse günü, kesme şu güzelim şarkıyı, ne güzel oynuyorduk.”

“ Sevgili konuklar, İzmir’in, Kurtuluş Savaşı’nda çok önemli bir yeri var. Sömürgeci devletler tarafından işgal edilen, fakat Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşları, düşmanı şu gördüğünüz denize dökerek, bağımsız Türkiye’nin temelini atmışlardır. Bunun için, bugünün anlamı çok büyüktür. Zafer Bayram’ınız kutlu olsun!” sözünün ardından gelen alkışlar, gençler dışında gürdü. Animasyon şefi;

“ Anlamlı gün için, sizlere güzel bir gösteri hazırladık. Umarım beğenirsiniz.” Sözüne, gençler yine burun kıvırmıştı. Havuz kenarından atılan havai fişekler, gençlerin yüzünü aydınlatıyordu. Ardından okunan şiirler ise oldukça duygusaldı. Gençler, kulaklarından çıkartmadıkları MP3’lerle duygusuzdu. Orta yaş ve ihtiyarlar ise okunan şiirlerin duygusallığında ağlamaklıydı. Tüyler ise dimdik ayaktaydı.

Kenarları dağılmış şemsiyenin altındaki masada oturan yaşlı adam, yanı başındaki genç bayana;

“ Evladım, yıl 1919, Osmanlı 1. Dünya Savaşı’nda yenilmiş, ordu her yerde zapt edilmişti. Ağır Sevr Antlaşması imzalanmış, Osmanlı hükümeti aciz ve korkaktı. Ordunun elinden silahlar alınmış, İtilaf Devletleri ülkeyi çeşitli bahanelerle ele geçirmekteler. Ülkenin içine, yabancı askerler ve ajanlar cirit atıyordu.”

Bu kez genç bayan devam etti;

“ Ya, bu günler bey amca? Ülkemizin en önemli ve ekonominin can damarı olan kuruluşlar ve topraklarımız, Amerika, İsrail, Yunanistan, İngiliz, Fransız ve diğer yabancı ülkelere satılmadı mı? Hala da satılmaya devam etmiyor mu? Büyük Ortadoğu Projesi ile Sevr’i yeniden hortlatmaya çalışmıyorlar mı? Sınırlarımızı değiştiren haritaları Avrupa’da elden ele dolaştırmıyorlar mı? Sermayeyi arkasına almış, tüketici toplumu doğuran ve Türk insanını bağımsızlığa yönlendiremeyen medya nerede?”

“ Nerede olacak kızım, uykuda. Türk halkını TV’lerde dizilerle, gösterilerle uyutmaya devam ediyorlar.”

Animasyon şefi, üzerindeki Türk bayraklı tişörtü ile CD’yi müzik çalara yerleştirdiğinde İstiklal Marşımız, gümbür gümbürdü. Gençler dışında herkes esas duruşta ayakta dimdikti. Hiç istifini bozmayan gençler ise, şezlonglarında MP3’lerin hızlı müzik ritminde umursamazdı.

Yaşlı amca, titreyen çarpık bacaklarına rağmen ayakta yinede zor duruyordu. Beyaz bıyıklarına damlayan gözyaşları arasında, “ Yazıklar olsun şu gençliğe ve onu yetiştirenlere!” mırıldanmasıyla yüreği buruk ve sinirinden sıktığı takma dişleri ise, gıcır gıcırdı.

Gençler, marşımızın, “Hakkıdır, Hakk`a tapan milletimin istiklâl!” sözlerinin bitimi ile müzik setinden çıkacak hızlı nağmelerin beklentisi içindeydiler.

Cumhuriyetle doğan nesil gençlere kızgındı. “ Yazıklar olsun bu gençliğe!” hayıflanması gençlerin kulaklarına küpe bile olamıyordu. Günün anlam ve önemi için yapılan gösteri son bulduğunda, animasyon şefi, Atası ve silah arkadaşlarına teşekkür edip, Hande Yener’in oynak şarkılarını koyduğunda, bu kez yaşlılar yerlerine geçip, gençler sahneye fırlamıştı. Zıpladıkça, kanla sulanan toprağın yüreği sızlıyordu.

Şezlonguna uzanan göbekli, saçları beyazdan da öteye geçmiş, tombul yüzlü, yaşlı amca, hemen yanı başındaki gence:

“ Atatürk, Bursa Nutkunda sizlere ne dedi biliyor musun?”

“ Öğrenmek isterim bey amca, sizi dinliyorum.”

“ Türk Genci devrimlerin ve Cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Rejimi ve devrimleri benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük ya da, en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu; bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır, demeyecektir. Hemen müdahale edecektir. Elle, taşla, sopayla ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır.”

Yüce Atamız, bunları gençliğe söylerken, MP3’lerin kulakları tıkayacağını nereden bilirdi. Bu kutsal vatan toprağı için canını siper eden ve uğrunda hiç korkmadan veren binlerce şehidimiz, bu gençlerin böyle olduğunu görse, kemikleri sızlamaz mıydı?

Ah! Gençlik Ah! Koy artık elini şu vatan sorunlarının altına, senin sayende dirilecek bu bağımsızlık ve gelecek. Minik yavrular, bunu senden bekliyor. Çünkü Atam, Gençlere hitabesinin bir bölümünde sizlere ne demişti?

“ İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! “

Öyleyse, ülken için, MP3’leri biraz olsun kulaklarınızdan çıkartıp, olup bitenlere kulak verin! Yarın çok geç olmadan.

Sevgiyle ve bağımsızca kalın.


erterd@msn.com
2007- Eylül - Bursa






Telif Hakkı Uyarısı Haydi Gençler Göreve! isimli yazı, Ertuğrul Erdoğan tarafından 11/15/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Haluk Namdar
Haluk Namdar / 11/18/2007
Ertuğrul ağabey, Sözün özü bir yazı diye buna derim. Gençlerimizi kişisel keyifler yerine toplumsal hedeflere yöneltebilmeliyiz. Türküm doğruyum çalışkanım... Unutludu maalesef ! Yerine artık Türküm demek sanki suç işlemekle eşit, sanki faşizm algılanıyor !! Ama bilmemneyim(...) dersen, pek makbul canım ! İnsan hakları var! Avrupa birliği kriterleri var. Doğruluk mu , resmen enayilik canım , diye düşünenler çoğalmış... Çalışkanlık ise tozlu raflarda unutulmuş. Avantadan, yattığı yerde kazanmak makbul... Yaa, bu vatanı için gençliğini yaşamamış, askerlikle, çalışmayla, hep vatanın kurtuluşu için ne yaparım derdiyle hayatı geçmiş Atatürk`ü unutabilmek olur mu ? Atalarımızın mücadelesini hatırlatan İstiklal Marşımızı duyunca keyfi kaçan gençlikten korkarım ve utanırım, açıkçası... Önemli bir konuya değinmişsiniz...


Ekim
7
Aydede`ye Mektuplar 4
Özkan KöseToplumsal Makaleler • 54 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
4
Aydede`ye Mektuplar 3 ( Bu Ülkede )
Özkan KöseToplumsal Makaleler • 45 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
30
Aydede`ye Mektuplar 2 ( Bayram )
Özkan KöseToplumsal Makaleler • 77 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
28
Aydede`ye Mektuplar1
Özkan KöseToplumsal Makaleler • 71 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Eylül
24
İçimizdeki Çocuk Nerede?
Erol GüldikenToplumsal Makaleler • 219 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
12
Bize Birşey Olmaz!
Ertuğrul ErdoğanGüncel Makaleler • 26 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
5
Armut Dersen Çıkmam!
Ertuğrul ErdoğanGüncel Makaleler • 263 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
28
Bize Bu Yakışır
Ertuğrul ErdoğanGüncel Makaleler • 215 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Eylül
27
Ergenezum
Ertuğrul ErdoğanToplumsal Hikayeler • 91 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
21
Başbakana Açık Mektup
Ertuğrul ErdoğanGüncel Makaleler • 296 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Kasım
1
Yürümekle Yollar Aşınmaz
Ertuğrul ErdoğanAnı Hikayeler • 2076 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Kasım
3
Kötülük Tanrıçası Hera
Ertuğrul ErdoğanHayata Dair Denemeler • 1974 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Ocak
30
Mevlana'yı Anlamak
Ertuğrul ErdoğanHayata Dair Makaleler • 1897 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
3
Kötülük Tanrıçası Hera
Ertuğrul ErdoğanHayata Dair Denemeler • 1875 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Kasım
10
Eşek, Köpek ve Maymun
Ertuğrul ErdoğanMizah Denemeleri • 1777 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Haydi Gençler Göreve!, Haydi Gençler Göreve! makalesi, Haydi Gençler Göreve! makale, Haydi Gençler Göreve! nedir?, Haydi Gençler Göreve! hakkında bilgi, Haydi Gençler Göreve! makaleleri, Ertuğrul Erdoğan makaleleri, Haydi nedir, Haydi makalesi, Haydi makaleleri, Gençler nedir, Gençler makalesi, Gençler makaleleri, Göreve! nedir, Göreve! makalesi, Göreve! makaleleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Bize Birşey Olmaz!

Erol Sunat
Hızır’ın Tuğla Ocağı

Sezer Nişancı
Cevapsız Sorular

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Loan | MPAA | Mobile Phone | Mortgages | Personal Finance | Gazlıgöl | Saat