Hazan Saati
bir hazan saati daha mı eksildi yüreğimizden..kaç zaman geçti ve kaç mevsim sevdanın üstüne ..kar altında mı kaldık yoksa..biraz daha eksilirken biraz daha eskirken yokluğunda olmayan gelmeyen gelmeyecek tebessümün üstünde ..bir hayat var avuçlarımda,kaç kayıp sevda arkamda...ellerimiz mi kirlendi yoksa o kadar mı katil gerektirdi yüreğimizde sevda ..kaç klişe eksilttik kaç insan kaç kafa ve kaç yürek kanadı ayaklarımızın altında ..galibi belli olmayan bir savaşın mağlup komutanları mıydık yoksa..bir aşk üzere yola koyulmuştuk oysa neden bu kadar yara...bir kırılmışlığa mı hapsolacaktık ..kaybolup gidecek miydik bilmediğimiz bir patikada..zaman akıp giderken parmakuçlarım üzerinden, senli bir saat dilerken Yaradandan yaradılmışlığımızdan ötürü..yaşlandık mı yoksa sevdaya , bu gidişin hangi yola ve bilmem hangi zaman olur dönüşün nerde ararım seni ve bulsam bakabilir miyim gözlerine...baksam ağlar mıyım, ağlasam tükenir mi bu hüzünler ...bir harf bile yazamamışken tahtasına sevdanın , ölür müyüm ...
ben bitirmedim ki sözlerimi henüz. söyleyecek bir şarkım vardı sana. sen sen olduğun ve ben seni sen diye sevdiğim için..yıllanmış bir ümidim vardı yanımda getirdiğim yanında kaybettiğim...gün gelir elbet ve duyulur sevdam ücra bi köşesinde en kapalı bilincinin.kaparsın gözlerini hatıralarına gözlerin ben olmuşum ellerin ellerimi tutmakta ve sesimi duymaktasın kulaklarında...seni seviyorum ..topla tüm sevda şiirlerini ve çarp istediğinle ..eşittir ben olacağım ..