Herkese Benden Bir Tatlı
11 / 10 / 2007 Perşembe tarihinde Mehmet Necip Özmen tarafından eklendi, 352 kez okundu...
“Yirmidokuzbinaltıyüzyirmibeş YeniTürkLirası veya eski alışkanlıkla yaklaşık otuz milyar lira…Bu rakamı lütfen bir yere yazınız.Buzdolabının kapağına olur,tuvalette tam karşınızda olur,okuduğunuz bir kitabın arka boş sayfası olur,bir pastanenin camı olur,olurda olur……Bir öykü veya bir şiir dolaşıyordu belleğimde.Karşıdaki oto yıkama servisinin ç...” Okuyucu Puanı ;
Herkese Benden Bir TatlıYirmidokuzbinaltıyüzyirmibeş YeniTürkLirası veya eski alışkanlıkla yaklaşık otuz milyar lira… Bu rakamı lütfen bir yere yazınız.Buzdolabının kapağına olur,tuvalette tam karşınızda olur,okuduğunuz bir kitabın arka boş sayfası olur,bir pastanenin camı olur,olurda olur…… Bir öykü veya bir şiir dolaşıyordu belleğimde.Karşıdaki oto yıkama servisinin çırağı ile dördüncü kez burun buruna gelişimizdi ki ,“yeter be çocuk!”diye geçirdim içimden ,”artık bir imge belirsin yüzünde,seni değişmiş göreyim,sevineyim.”dedim.Dört yıl gerisinden, iki yıl üst üste matematik öğretmeye,ve insan gibi yaşamaya,ve de ahlaklı saygılı insanlar olması için sınıfını ve yüreklerimizi paylaştığımızı hatırladım.Üstü başı ıslak,yüzü gözü pislik içindeydi.Yine o safça ve donuk yüz tipi duruyordu kuru küçük yüzüyle karşımda. İnsan isyan ediyor bu durumda.İşin daha iç yüzünü anlatmak için o yılların aile, çocuk ve öğretmen üçgenindeki paylaşılan sırrı olduğu için toplumun itip bir kenara attığı insanların öylesine bir anlık zevkleri için veye kazara dünyaya getirdiği bir safça birey diyeyim,siz de etrafınızdan bir benzerini bulup kıyaslayınız.İçim yandı görünce.Hava nasılda soğumuştu birden şu iki gün içinde.Gözleri ıslak,yine burnu sümüklü,yine paçaları bir karış kısa,yine arkası yan basılmış yarık yırtık ayakkabılar. Beni ya tanımadı,ya da sahiplenmek istemedi”Olsun!.İş bulmuştu.Sokakta değil,akşam evinde olacaktı” dedim.Bir öykü dolaştı,bir şiire karıştı.Şiir daha adamakıllı tanımladı olayı,derken arabamın işini yapan usta önüme bir renkli gazete koydu,yan gözle bakarak,”sevindin değil mi hoca!”dedi.Olay hemen kıvrıldı kayboldu ve gazete sayfalarında güncellerinden bıkılan TV haberlerinin klonlanmışları arasında kokoreçin kuyruk yağı yanığıyla toz toprağın savrulduğu bir geleneksel sanayi sokağının ömrüme sığdırdığım süreci geçip gitmeye başladı. Bir anda gözlerim patladı sanki.”Aman Allah’ım!Bu ne biçim haber.Durun hele,bir daha oku bakayım şu başlangıcı.Vallahi doğru,hem de tescillenmiş bir haber”…Sıkı durun,aynen aktarıyorum:***AMERİKA NEW YORK’TA PORSİYONU 25 000 DOLARA SATILAN BİR TATLI,GUİNNESS REKORLAR KİTABINA “DÜNYANIN EN PAHALI TATLISI OLARAK GİRDİ***Efendim en egzotik bilmem kaç çeşit kakao,5 gram yenilebilir altından ,üstündeki kremşanti de o altına bulanmış,kilosu 5 bin dolarlık “trüf mantarıyla süslü olarak tatlı yiyicilerine sunuluyormuş.Daha bitmedi..Tatlı;üzeri beyaz ve siyah çikolata renginde elmaslarla süslü altın bir kaşıkla yeniliyor ve müşteriler isterlerse kaşığı yanında götürüyorlarmış.” Hay siz b.. yiyin.O kaşık ta gözünüze girsin.Ulan ahlaksızlar,ulan sosyete serserileri!.Ulan beleşten ve de başkasının sırtından kazanan kanlı elli insancıklar.Zor kazansaydınız,alın teri döküp ancak emeğinizin karşılığını alsaydınız,gökten de diyelim bir çuval para düşseydi ve toplamı da yüz milyar lira olsaydı yine o b..u yermiydiniz?Bu nasıl bir servettir ki,bu nasıl bir insanlığın kaybedildiği yerdir ki size o porsiyonları yediren.Tekrar tekrar bilmem neleri yiyin!... Bu yazımın sınıflandırmasını inan yapamıyorum.O saatten bu yana boğazım kurudu.Tansiyon,şeker uçtu bir yerlere canımın içleri!.Ve akşam eve geldim.Gaziantep’ten gelen kuru tepsi baklavasının üzerini açtım.Bana yasak,ama dostlarım dayanamadım.Yurdumun ahlaklı insanları ve o garibim yoksul ülkem ve dünya çocukları adına bir dilim baklavayı evire çevire helalinden hani,hani bize yakışanı gibi ;damağımdan genzime,boğazımdan mideme kadar sindirerek yedim hepinizin adına.Yazının başlığını şu sanal dünyada sanalca koydum ama,siz bakmayın şu sanal manallığa,bana varabilecek her dosta benden bir tatlı.Elim ve olanağım elverseydi 25000 dolarlık bir porsiyon tatlıyı hangi beyinle,hangi görgüyle,insan olmanın hangi bir erdemiyle ,o kaşığı ağızlarına hangi düşüncelerle götürdüklerini gözleyebilip sizlere birde oradaki gözlemlerimi anlatabilseydim.Beni anlıyorsunuz değil mi?.... 9 kasım 2007--Denizli
Tavsiye Et :
Ağustos
22
Babaoğul ve Kutsal Ruh Nerede
• Kubilay Koçak • Başkaldırı Hikayeleri • 67 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Ağustos
14
Karmaşık Düşünceler Sağanağı
• Mozan Aras • Başkaldırı Hikayeleri • 166 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Temmuz
31
Temmuz
20
Üçüncü Yol Bilinç Beklerken (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Başkaldırı Hikayeleri • 233 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
3
Eylül
1
Eylül
1
Ağustos
31
Ağustos
31
Şubat
25
Aralık
8
Mart
15
Savaş Çocukları(ırak`taki Çocuklara)
• Mehmet Necip Özmen • Didaktik Şiirler • 1084 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Mart
22
Şubat
25 |
![]() |
|
||||||||