Hiç Zenci Noel Baba Olur mu Nuri Alço Varken
Bundan yaklaşık 6 gün önce, etrafımdakiler yüzünden ve kafamda canlandırdığım zırvalıklarla birlikte yine yollara koyuldum. Kader ve yol çizgim , bu sefer de Nijerya`nın Lagos şehrini göstermekteydi.
Benden önce buraya gitmiş olan dostlarım, yanına yiyecek al aç kalırsın, havuza girme mantar olursun, odanı kilitlemeyi unutma tecavüz ediyorlarmış, sakın otelden dışarı çıkma biliyorsun ki organ mafyası var, sularından içme suları ishal yapıyor, bardaklardan su içme temiz değil, açık bir şey içme uyuşturucu atarlar ve yine tecavüze uğrarsın, unutmadan söyleyim otelden çıkan 492 kişi bir daha geri dönmemiş ve haber alınamamış, kimbilir belki de tecavüz edip öldürmüşlerdir..gibi sözler aklımdan geçmekte, ve bu sözlerin olumsuz etkileri ruhumu kirletmekteydi.
Ekibimle tanıştım, ben de dahil olmak üzere herkesin ilk gidiş yeri Lagos, insanların dolduruşlarından ve Nuri Alço filmlerini anımsatan hikayelerden olacak herkesin gözünü korkutmuş bir telaş uçağa geçmiştik.Yolcuların bagajları büyük ve imajları canlandırdığım hikayeler kadar farklıydı.Yol sanki hiç bitmeyecek gibiydi, su ise bitmek üzere...Dönüş ekibine zar zor su ayırabilmek bile o an ki huzursuzluğumuzu örtüyordu.İnsanoğlu tuhaf bir yaratık her zaman sevinecek bir şey bulabiliyor..Karaçi, Dubai, Londra, Hindistan, Karaganda ucusları da neymiş dediğimi hatırlıyorum da herkes bana hak vermişti. Kızlardan birisi geç kalamadığına üzülüyor, kimisi de hasta eli için ameliyatını neden ertelediğine..
Kemer ikaz ışıkları söndü ve hiç bitmeyecek sandığım yol nihayet bitmişti.Rutubetle nemin yeryer kötü kokuya karıştığı körüklerden , yollardan geçip, ön de ve arkada iki tane olmak üzere bizi koruyan askeri arabaların ortasındaki zırhlı arabaya bindiğiimiz sırada gözüme bişey ilindi, A zenci noel baba resmi de varmış, zenci noel baba olur mu hiç ? Canayakın ve iyi amirimiz neden olmasın ki burdaki zenci ama ben de ilk defa görüyorum demişti. Gördüğümüz şey sadece bir reklam panosuydu ama bizim kaygılı yüzlerimiz güldüren güzel bir resimdi.
Odalarımıza gidip aşağıya inip barda oturduk ve 1980`lerden kalma bir ingiliz grup olan Abba`nın müziğiyle birlikte yorgunluğumuzu giderip odalarımıza yöneldik.Kapımı kaç defa kilitlediğimi ve arkasına bavullarımı koyduğumu tahmin etmenize gerek yok sanırım..Yanımda getrdiğim dvdleri kurcaladım ,getirdiğim filmlerden biri 1408`di.Durumuma uygun, adam bir türlü odadan çıkamaz ve kafayı yer, gerisini stephan kinge sorun. Tabiki filmi izlemekten vazgeçtim, birden hac sırasındaki cesur davranışlarımdan ne kadar uzak ve yorgun olduğumu farkettim ancak Nuri Alço`yu düşünmeden de duramıyordum.Ne de olsa amirimizin 8 yaşındaki kızı bile annesine zencilerle konuşmayı yasaklamış, beyazlar dışında odasını kimseye açmamasını söylemiş ve maddelerini sıralamıştı..Korkularım yersiz olmamalıydı.
Gözümün önünde duran tabloya baktım , şekilsiz resmi herşeye benzettim ve beynimin ürünü olan saçmalıkları , Nuri Alço filmlerini unutup kendime geldim. Sabah olmuştu ve gördüğüm rüya kabustan uzaktı, spora gittim , havuz başında güneşlenen arkaşlarımla Nijerya birası içtim, iki yudum biradan sonra gözleri kayan kzı arkadaşım yoksa içinde uyuşturucu olmasın demeye başlamasın mı,? Sinirden gülmeye başladık, bırakın dedim şu Nuri Alço saçmalıklarını odama gidiceğim yoksa diyebildim. Müzik çalmaya başladı ve kabile müzikleriyle birlikte yemeğe gittik , önce sen ye yemeği sonra ben yerim sedacım dedim, diğerleride siparişlerini sonraya sakladı , kimse ilk ölmek istemiyordu , ne de olsa zehirlenebilir ,ishal olabilirdik. Seda yemeğe başladı biz sonra, ertesi gün de hep Seda yemeği ilk yedi ve biz onu takip ettik, ve diğer günler de.. Doğrusu bu kadar eğleneceğini kimse bilmiyordu,
Lagostaki son günden bir gün önce, amirimizn korku filmi izleyemediğini öğrenen bizler, Hanibal serisi olan Kızıl Ejderi kadıncağıza , bişey olmuyor sadece bir ağız yiyecek , sonrasında zaten bişey yok, belki birini öldürür diye diye filmi bir hayli zevkle izledik, tabiki sonrasında çok şey vardı ve o sabaha kadar uyumayarak bizleri aradı dolayısıyla biz de uyuyamadık eee etme bulma dünyası.
Aslında o kadar çok şey var ki anlatıcak ,roman olur ve sizleri sıkabilir belki, son gecemiz yılbaşına denk düştü, hediyeler alındı verildi, pazara uğradık , güzel yemekleri yedik. Kısa kesmem gerekirse kimse tecavüze uğramadı, kimse zehirlenmedi ya da ishal olmadı, paramız çalınmadı,ve bir kez daha anladımki insanlar abartmayı seviyor ya da benim gibi hikaye anlatmayı, yine nerde olursa olsun , isterse hiç uyumadığı bir gecenin sabahında..