Hırçın Kızın Yansıması
Koridorun tam ortasına taht kurmuş boy aynası,
Başkaldırıyor.
Evin içinde bir isyan havası var.
Özellikle aynada.
Sürekli kendisini taciz ettiğimi düşünüyor.
Geceleri, karanlıkta; kimse yokken
Herkes uyurken ve onunda uyuması gerekirken
İçine girip, kıpır kıpır oynaştığımı,
Kaşına gözüne, koluna bacağına dokunup
Huzurunu kaçırdığımı söylüyor.
Gece bitip gündüz başladığında ise
İçinden çıkmamacasına, yeni yeni evler kurduğumdan
Bahçelerine güzel kokulu meyve ağaçları ektiğimden yakınıyor
Yerleşeceğimden korkuyor belli ki
Ağaç köklenecek, evler büyüyecek,
Önce bir köy sonra da şehir olacağım diye çok tedirgin.
Oysa her gece o uçsuz bucaksız koridor sarayından geçerken
Tahtına serilmiş mışıl mışıl uyuyan aynaya, okşayan gözlerle bakıyorum ben.
Ne huzurunu kaçırmak ne de yerleşip şehir kurmak gibi bir düşüm var.
O, kendi kendine kuruntu yapıyor.
Öyle hırçın ki değil beni görmek, hisseder hissetmez, başlıyor inlemeye
Acı acı hem de
Ürküyorum bazen, kaçıveriyorum, saklanıyorum evin bir yerine
Mümkünse geçmeyeceğim koridordan, ama imkanı yok, mecburum.
Tekrar karşılaştığımızda, önce o bir titreme nöbetine tutuluyor,
Sonra da ben; şaşkınlıktan, ürkeklikten
Ne olduğunu anlayamadan, bırakıyorum aynayı koridorun ortasında
Titreme eve yayılıyor, gergin bir yay gibi duvarlar, tın tın ötüyor.
Duvarlardan eşyalara, oradan da, beni buluyor tını
Geriyor…
Kim kimi istemiyor,
Kim kapris yapıyor,
Anlayamıyorum.
CEYDA DEMİRCİOĞLU